Hatimoğulları: 1 Mayıs Birlikte Mücadele Günü!

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Hatimoğulları: 1 Mayıs Birlikte Mücadele Günü!

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sendikaların tutumu, artan enflasyon ve iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak tanımladığı çözüm süreci hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Hatimoğulları, “Silahların sustuğu bu dönemde işçilerin ve emekçilerin örgütlenmesini daha da güçlendirmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz” dedi. Ayrıca, sürecin sağlıklı ilerlemesi için umutlu olduklarını ancak iktidar tarafında yeterli hareketliliğin olmadığını ifade etti. İktidarın İran’daki gelişmeleri beklediğini belirten Hatimoğulları, “Daha önce Rojava’yı beklediler, şimdi İran’ı bekliyorlar” şeklinde konuştu. “Savaş tehdidi sınırlarımızda iken Kürt sorununda frene basmak yanlıştır” diyen Hatimoğulları, tüm kesimlerin barışı sahiplenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Hatimoğulları, Evrensel’den Sevim Saylam’a yaptığı açıklamalarda, 1 Mayıs’a ilişkin çağrısını da iletti. “1 Mayıs, işçilerin ve emekçilerin mücadele günü; aynı zamanda tüm ezilenlerin ve sömürülenlerin de mücadelesidir. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında ekmek, barış ve adalet için alanlarda olacağız” ifadelerini kullandı.

Hatimoğulları’nın açıklamalarından öne çıkan noktalar şöyle:

“1 Mayıs, tüm ezilenlerin ve sömürülenlerin ortak mücadele günüdür. Ancak iktidar ve sermaye, ‘böl, parçala, yönet’ politikasıyla bu grupları ayrıştırmaya çalışıyor. Bu kesimlerin bir araya gelmesi, iktidarları ve sermaye düzenini sarsacak büyük bir güç oluşturur. Bu nedenle tarih boyunca sistem, emekçileri bölmeye yönelik çabalar içinde olmuştur.

“1 Mayıs kutlamalarında siyasi ve ideolojik bölünmelere yer olmamalı”

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun, hem kendi üyelerine hem de işçi sınıfına karşı daha büyük bir sorumluluk taşıması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, “1 Mayıs kutlamalarında siyasi ve ideolojik bölünmelerin yeri olmamalıdır. Hangi siyasi partiye yakın olursanız olun; işçi sınıfı, emekçiler, açlar ve yoksullar benzer acıları ve yoksulluğu paylaşıyor. DEM Parti olarak birleşik bir mücadeleden yanayız. Herkes ortak mücadeleyi bölen değil, birleştiren bir pozisyonda olmalıdır. DİSK, KESK, TMMOB ve Türk Tabipleri Birliği’nin çağrısıyla Kadıköy’de yapılacak mitingde yer alacağız.” şeklinde konuştu.

“Taksim 1 Mayıs’a açılmalı”

1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasının tarihsel bir öneme sahip olduğunu belirten Hatimoğulları, “Taksim ve Kızılay gibi alanlar kasıtlı olarak kapatılıyor. Bu da mücadelenin görünürlüğünü engellemeyi amaçlıyor. Buradan iktidara sesleniyoruz: Taksim sendromundan bir an önce kurtulun. 1 Mayıs’ın gerçekleşmesi için Taksim 1 Mayıs’a açılmalıdır.” dedi.

“Motosikletli kurye işçilerinin eylemlerini Türk ve Kürt ayrıştırması üzerinden bölmek istediler”

Kürt sorununu iktidarların ve sermaye güçlerinin kendi lehlerine kullanmaya çalıştığını ifade eden Hatimoğulları, “Kürt sorununa bir ‘terör yaftası’ vurarak, tüm Kürtlere bir ‘terör etiketi’ yapıştırarak ayrıştırma yaratmaya çalıştılar. Motosikletli kurye işçilerinin direnişlerinde Türk ve Kürt işçilerin birlikte mücadele ettiğini gördük. Ancak “Bunları teröristler örgütlüyor,” diyerek eylemleri bölmeye çalıştılar. Türkiye nüfusunun üçte biri Kürtlerden oluşuyor ve büyük bir emek gücü buradan gelmektedir. Kürt kardeşlerimizle Türkler ve diğer tüm halklardan işçilerin ortak bir örgütlenmeye ihtiyacı var.” dedi.

Hatimoğulları, Sayın Öcalan’ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum çağrısında, bu çağrının Kürt sorununu siyasi ve hukuki bir zemin üzerine taşıma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. “Silahların sustuğu bir ortamda işçi, emekçi, kadın ve gençlik örgütlenmelerinin önü açılacaktır,” şeklinde konuştu.

“Biz hem Kürt halkının kimlik mücadelesinin adresiyiz hem de derinleşen ekonomik krize karşı mücadelenin öznesiyiz”

Kürt illerinde 1 Mayıs kutlamalarının ve emek mücadelesinin daha güçlü bir şekilde savunulması ve kitlesel bir kimliğe kavuşması gerektiğini belirten Hatimoğulları, “Silahların sustuğu bu dönemde işçilerin ve emekçilerin örgütlenmesini daha da güçlendirmek zorundayız. Bu alandaki örgütlenmeler, toplumun kendisini örgütlemesini ve taleplerini haykırmasını sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Hatimoğulları, “Biz hem Kürt halkının kimlik mücadelesinin adresiyiz hem de Türkiye’nin seksen altı milyon yurttaşını, özellikle işçi, emekçi ve yoksul kardeşlerimizi etkileyen derinleşen ekonomik krize karşı mücadelenin öznesiyiz. Bölgedeki bazı engeller ya da yetersizlikler mevcut, ancak bunları aşmak ve gerçek bir örgütlenme için çabalarımızı sürdüreceğiz.” şeklinde belirtti.

“2 bin 105 insanın iş cinayetinde yaşamını kaybetmesi ancak savaşlarda görülebilecek bir seviye”

2025 yılında 2 bin 105 emekçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirten Hatimoğulları, “Bu rakam, ancak savaşlarda görülebilecek bir seviyedir. İki bin yüz beş hayat, aile ve duygu demektir. Türkiye’de insanlar güvencesiz çalıştırılıyor; özellikle kadın emeği göz ardı ediliyor. İşçinin güvenceli çalışmasını ve sağlığını hiçe sayan bir sistemle karşı karşıyayız. Buna karşı en önemli adım, işçilerin ve emekçilerin güçlü bir örgütlenmeyle sendikal mücadele vermesidir.” ifadelerini kullandı.

“Hakkını arayan işçi sınıfı, emekçiler ve yoksullara suçlu muamelesi yapılamaz”

Hatimoğulları, “İşçi sınıfını sanık sandalyesine oturtamazsınız. Hakkını arayan işçi sınıfı, emekçiler ve yoksullar suçlu değildir. Bugün insanlar açlık, ekmek parası ve çocuklarının geleceği için mücadele ediyorsa, bu insanların sesini bastıramazsınız. İktidar şu an kolluk gücünü kullanarak sermayeyi korumaya çalışıyor. Oysa korunması gereken işçidir. DEM Parti olarak emekçilere yapılan bu muameleyi asla kabul etmiyoruz ve parlamentoda onların sesi olmak için çabalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

“Daha önce Rojava’yı beklediler, şimdi İran’ı bekliyorlar”

Sıkça sorulan “Süreç tıkandı mı?” sorusuna yanıt veren Hatimoğulları, “Sürekli bir erteleme hali var. Umut ediyoruz ki süreç sağlıklı ilerler

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın