Hatimoğulları: Umut Hakkı Raporlarda Yer Almalı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Hatimoğulları: Umut Hakkı Raporlarda Yer Almalı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde partisinin düzenlediği halk buluşmasına katılım sağladı.

Hatimoğulları, burada gerçekleştirdiği konuşmasında, devam eden süreçle ilgili düşüncelerini paylaştı.

“UMUT HAKKI BİR BİÇİMDE YER ALMALI”

Hatimoğulları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan komisyonun hazırlayacağı ortak raporda yer alması gereken konuları sıraladı. Şunları ifade etti:

“Umarım bu raporda gerekli düzeltmelere gidilir. Ayrıca, basına sızan metinde eksiklik olarak gördüğümüz önemli bir nokta umut hakkıdır. Umut hakkı bu raporda mutlaka yer almalı ve bunun bir formülasyonu sağlanmalıdır. Bu durum, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararı gereği hem de Türkiye’de umut hakkından faydalanacak binlerce insan açısından büyük önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra, Kürt sorununu çözmede önemli bir rol oynayan Sayın Abdullah Öcalan için de umut hakkı bu raporda yer bulmalıdır.

Diğer bir konu ise özel yasadır. Bu konuda yazılmış bazı hususlar mevcut. Özel yasadan kastımız, silahsızlanmayı öngören yasadır. Ayrıca demokratikleşme de önemli bir başlıktır. Demokratikleşme ile ilgili somut adımlar atılmalıdır. Bu somut adımlar nelerdir? Bunu daha önce de ifade ettik ve yine belirtmek istiyorum. Sorun çözülene kadar bu konuyu dile getirmeye devam edeceğiz. Demokratikleşme adına kayyum yasası geri çekilmeli, kayyumlar görevlerinden alınmalı ve seçilmiş belediye başkanları ile eş başkanları görevlerine iade edilmelidir. Unutulmamalıdır ki, sadece bizim partimize değil, CHP belediyelerine de kayyum atanmıştır. Dolayısıyla hem seçilmiş belediye başkanları hem de eş başkanların görevlerine dönmesi gerekmektedir. Kayyum yasası kaldırılmalıdır. Eğer demokrasiden bahsediyorsak, bu yerelde başlamalıdır. Yerel yönetimlerde demokrasi yoksa, atanmış bir kişi tarafından yönetiliyorsanız, demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Bu durumun hayata geçmesi elzemdir.

TCK ve TMK üzerinde ciddi değişiklikler ile infaz yasasında önemli düzenlemelerin bu raporda öneri olarak yer alması gerekmektedir. Bunun dışında, ifade etmekte asla çekinmeyeceğiz; AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları uygulanmalıdır. AİHM kararları gereği Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Kobani tutuklularının serbest bırakılması gerekmektedir. Ortada çok önemli AİHM kararları bulunmaktadır. Aynı şekilde AYM kararları da vardır; Can Atalay hakkında verilen kararın uygulanması şarttır. AİHM kararları, Can Atalay’ı da kapsamaktadır. Gezi tutuklularını, Osman Kavala’yı ve Çiğdem Mater’i de kapsamaktadır. Hepsi serbest bırakılmalıdır, değerli arkadaşlar.

“BİZ BU SÜRECE NASIL GÜVENECEĞİZ?”

Hatimoğulları, süreç konuşulurken herhangi bir somut adım atılmadığına dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Türkiye’de bir yandan barış sürecinden bahsediliyor, diğer yandan Kürt sorununu çözme süreci ele alınıyor. Ancak pratikte hiçbir adım atılmıyor. Sahada yaptığımız çalışmalar sırasında halkın net bir şekilde ifade ettiği bir durum var: Kürt halkı, ‘Biz bu iktidardan somut bir adım göremedik. Bu sürece nasıl inanacağız? Güvenimizde eksiklikler var’ diyor. Halkımız partimize ve Sayın Öcalan’a inanıyor. Ancak sonuç olarak somut bir adım atılmadığı için endişeler sürüyor. Bu eleştiriler haklı ve geçerli. Ancak şunu unutmamalıyız; barış bize altın tepsiyle sunulmayacak. Yaptığımız halk toplantılarında 2000’i aşkın toplantı gerçekleştirdik ve her birinde barışın önemini vurguladık. Barış için daha fazla örgütlenmeliyiz. Örneğin Balıkesir’de gitmediğimiz mahalle, örgütlemediğimiz insan kalmamalıdır. Hep birlikte daha güçlü bir şekilde örgütlenmeliyiz. Eylemlerimizi 100 kişiyle yapıyorsak bunu 5’e, 10’a katlayarak barışın sesini daha gür ve yüksek duyurmalıyız.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın