Hatimoğulları’ndan 1 Mayıs’a güçlü destek çağrısı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Hatimoğulları’ndan 1 Mayıs’a güçlü destek çağrısı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Bu sabah İstanbul’da, 1 Mayıs öncesi Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazeteleri ile sol ve sosyalist partilere yönelik gerçekleştirilen operasyonlara tepki gösteren Hatimoğulları, “Gözaltı ve operasyonların bu şekilde devam ediyor olmasını kabul etmek mümkün değil. Bu sürecin doğasına uygun bir durum değildir” şeklinde konuştu.

Hatimoğulları, “Bütün gözaltılar derhal serbest bırakılsın” çağrısında bulundu.

“1 MAYIS ENGELLENEMEZ”

Tülay Hatimoğulları, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Yine gözaltı furyasına uyandık. Çok sayıda sol, sosyalist, devrimci ve yurtsever arkadaşımız gözaltına alındı. Barışı konuştuğumuz bu günlerde hâlâ klasik baskıların devam ediyor olmasını kabul etmek mümkün değil. 1 Mayıs engellenemez, ezilenlerin haklarını savunanlar gözaltına alınamaz, tutuklanamaz.”

İKTİDARA “SÜREÇ” ELEŞTİRİSİ

Hatimoğulları, iktidara yönelik eleştirilerini de, “Bu kadar aydınlık bir tablo önümüzde dururken, barış menziline koşar adım gidilmesi gerekirken iktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde” sözleriyle dile getirdi.

“EMEĞİN, EMEKÇİNİN HAKKINI SAVUNMAKTAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Hatimoğulları’nın açıklamalarında dikkat çeken diğer noktalar ise şunlardı:

“Jeotermal talana karşı hafta sonu mitingler düzenleyerek yaşamı savunan Varto ve Karlıova halklarını DEM Parti adına buradan selamlıyorum. JES’lere karşı en güçlü doğa direnişlerinden birini gösteren Vartoluların, Karlıovalıların ve yöre halkının mücadelesinin her zaman yanındayız. Varto ve Karlıova halkına selamlarımızı gönderiyoruz, direnişlerini destekliyoruz. Her daim yanlarında olmaya devam edeceğiz.”

Bugün 28 Nisan. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından ilan edilen Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’dür. Bu gün, işçi ölümlerinin, güvencesiz çalışmanın ve cezasızlığın acılarını bir kez daha hatırlatmaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre Türkiye’de 2025 yılında en az 2 bin 105 işçi; 2026’nın ilk üç ayında ise 420 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir.

Bunlar iş kazası değil, iş cinayetidir. Bize bunu kaza diye yutturmaya çalışanlar iyi bilsin. Çünkü patronlar, üç işçinin yapması gereken işi daha az ücret vermek amacıyla bir işçiye yaptırdığı için bu iş cinayetidir. Patronlar ve devlet, işçilerin temel yasal haklarını bile yok sayıyor. Koruma mekanizmaları eksik. Ayrıca var olan mekanizmalar da işletilmiyor. Bu nedenle bunlar iş cinayetidir. Geçen yıldan bu yana en az 2 bin 500 emekçinin ailesinin evine acı, yas ve yoksulluk çökmüştür. Bu rakamlar soğuk değil, her bir eve düşen ateş, yetim kalan yoksul çocuklar için ölümün ağırlığıyla yaşamak demektir. Emeğin, emekçinin hakkını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.

AÇLIK GREVİNDEKİ MADENCİLERE DESTEK

“Doruk Madencilik’te çalışan işçiler Ankara’da eylemde. Onları ziyaret ettim. DEM Parti milletvekilleri, muhalefet milletvekilleri ve birçok kesim onlarla dayanışma içinde. ‘Açız, yoksuluz, çıplağız’ diyerek açlık grevine giren işçilerin direnişi kısmi kazanımlarla devam ediyor. Çalışma Bakanlığı maaşların bir kısmının ödendiğini söylese de bu miktarın oldukça cüzi olduğunu öğrendik.

Madenciler, tüm alacakları ve hakları için greve devam ediyor. Meclis’ten birkaç yüz metre ileride, Kurtuluş Parkı’ndaki eylemlerini sürdürüyorlar. Doymak bilmez Yıldızlar Holding’e şu mesajı veriyorlar: ‘Yıldızlar da kayar, durmaz yerinde.’ İşçilerin haklarını gasp eden Yıldızlar Holding’e bir uyarıyı biz de yapıyoruz: Amasız, fakatsız; eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın.”

İKTİDARA “SÜREÇ” ELEŞTİRİSİ

“Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı barış ve demokratik toplum çağrısı, sadece barış umudunu büyütmedi, aynı zamanda Türkiye’nin önüne tarihsel bir eşik koydu. PKK, silahlara veda ettiğini ve örgütsel yapısını lağvettiğini dünyaya ilan etti. Bu, yüzyıllık cumhuriyet tarihinin en önemli gelişmelerinden biridir. Bu adımın gereklilikleri yerine getirildiğinde toplumsal kutuplaşma sona erecek, demokratikleşmenin zemini genişleyecektir.

Barış menziline koşar adımlarla gidilmesi gerekirken iktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum sergilemektedir. Barış sürecinde iktidarın adım atmadığı her an, süreç karşıtlarının provokatif tutumlar geliştirmesine zemin hazırlar. Ekranlarda sürekli olarak ‘süreç tıkandı’ diyerek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl ovuşturduklarını gözler önüne sermekte. Bu kesimler ve onlara çanak tutanlar iyi dinlesinler: Ellerinizi boşa ovuşturmayın, bu gölden size balık çıkmaz. Ne olursa olsun barış gemisini bu limana ulaştıracağız.”

“DEVLET AKLI, FIRSATI HEBA EDEN DEĞİL, TARİHİ ANDA SORUMLULUK ALAN OLMALI”

“Devlet aklı, fırsatı heba eden değil, tarihi anda sorumluluk alan olmalıdır. Bunu yapmak, demokratik cumhuriyete zemin hazırlayan tarihi bir gelişme olacaktır. Bu fırsatı hiç kimse heba etmemeli. Biz DEM Parti olarak, bu fırsatın heba olmaması için daha fazla çalışacağız. Çünkü biz onurlu bir barışa yürekten inanıyoruz. Engelleri aşarak, görmezden gelenleri geride bırakarak bu sürecin bir an önce başarıya ulaşması için DEM Parti olarak yalnızca elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyuyoruz.”

1 MAYIS ÇAĞRISI

“1 Mayıs, işçinin, emekçinin, çiftçinin mücadele günüdür. 1 Mayıs, Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, farklı halklardan ve inançlardan insanların mücadele günüdür. 1 Mayıs’ta hep birlikte alanlarda olacağız. Ben 1 Mayıs’ta Van’da olacağım. Aynı gün Eş Başkanımız Sayın Tuncer Bakırhan İstanbul’da olacak. 1 Mayıs alanlarını hep beraber dolduralım.”

AYRINTILAR GELECEK…

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın