Hatimoğulları’ndan Yılmaz’a Sert Yanıt: Netiz!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Hatimoğulları’ndan Yılmaz’a Sert Yanıt: Netiz!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın DEM Parti’ye yönelik “Partinizin süreç konusunda net olması gerekiyor” eleştirisine sert bir yanıt verdi. Hatimoğulları, “Yasa yapma yetkisi iktidardadır. Zamana yayan sizsiniz. Bunu hatırlatınca zorunuza gitmesin” ifadelerini kullandı. Bu bağlamda, “Bizler ezilenlerin ve sömürülenlerin partisiyiz. ‘Süreç başladı, yargı adaletsizliğine, haksızlıklara sessiz kalalım’ gibi bir yaklaşımımız asla olmadı” dedi.

Hatimoğulları, partisinin genel merkezinde gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki İran’a yönelik saldırıları ile başlayan sürece dair değerlendirmelerde bulundu.

“Orta Doğu’nun ihtiyacı taktiksel bir barış değil, stratejik bir barış”

Hatimoğulları, “Dün Gazze, Rusya, Ukrayna, Somali ve Suriye’de cereyan eden savaş şimdi İran’da devam ediyor. Bu savaş, uluslararası sistemin dikişlerini patlattı ve devasa bir jeopolitik depreme dönüşmüş durumda. 28 Şubat’ta başlayan İran, İsrail, ABD savaşının durumu, ateşkesle görüşmelerin başladığı bir evreye geçti. Ancak ateşkes ilan edilmesine rağmen hala Lübnan’da bombalamalar sürmekte. Bizler diyoruz ki; ilan edilen ateşkes geçici değil, kalıcı olmalı. Orta Doğu’nun ihtiyacı, stratejik bir barıştır. Bu barışın sağlanması, iç barışla daha da güçlenecektir.”

Türkiye’deki ekonomik, ekolojik ve enerji krizine de dikkat çeken Hatimoğulları, sözlerine şöyle devam etti:

“Sermaye uğruna doğanın talanını en acımasız şekilde hayata geçirmiş durumdalar”

“Türkiye’de bu savaşın yansımalarıyla birlikte derinleşen ekonomik kriz, açlık ve yoksulluk daha da artmış durumda. Üç E krizi var: Ekonomik, ekolojik ve enerji krizi. Sermaye uğruna doğanın talanını acımasızca gerçekleştirdiler. Türkiye’nin her köşesinde büyük ekolojik yıkımla karşılaşıyoruz, ama aynı zamanda direnişlerle de karşılaşıyoruz. DEM Parti olarak yerel direnişleri yeniden selamlıyoruz.”

“Hani bulduğunuz gazlar, hani bulduğunuz petrol?”

Hatimoğulları, enerji krizine de vurgu yaptı. “Esnaf ve sanayici zor durumda. Türkiye’de ciddi bir enerji krizi var. Sürekli ‘petrol bulduk, doğalgaz bulduk’ dediler. Şimdi bu savaştan kaynaklı petrol fiyatları tavan yapmışken, bulduğunuz gazlar niye devreye girmiyor?” diye sordu.

“Açlık, yoksulluk, geçinememe, barınamama, pahalılık yurttaşı boğmuş durumda”

“En büyük kriz ekonomik krizdir. Açlık, yoksulluk, geçinememe, barınamama ve pahalılık yurttaşı boğmuş durumda. Hükümet, İran Savaşı’nı bahane ederek yaşanan ekonomik krize çözüm arayışında. Ancak, bu savaş sona erse bile Türkiye ekonomisinde kalıcı olumsuz etkiler olacak. İktidar, muhalefetin önerilerini dikkate almalı ve acil önlemler almalıdır.”

“İktidar, yandaşa rant sağlamaktan vazgeçmeli”

“Ekonomik sorunların çözümü bellidir. İktidar, yandaşa rant sağlamaktan vazgeçmeli ve yurttaşı, işçiyi, emekçiyi, doğayı merkezine alan bir ekonomi programı hayata geçirmelidir. Bu program adil olmalı ve derinleşen açlık ve yoksulluğa karşı güçlü bir yanıt olmalıdır.”

“Bu yasayı herhangi bir şarta bağlamaya kalkmak bir akıl tutulması”

Hatimoğulları, çözüm sürecine ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulundu. “27 Şubat’ta başlayan sürecin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha anladık. Şu anda Türkiye’nin temel gündemlerinden biri geçiş için bir çerçeve yasa ihtiyacıdır. Bu yasayı herhangi bir şarta bağlamak akıl tutulmasıdır. Barış hakkının teyidi olmalıdır.”

“Barış konusunda bizden daha net bir parti yoktur”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın eleştirilerine de yanıt veren Hatimoğulları, “Barış konusunda pırıl pırıl bir netliğe sahibiz. Bunun için ağır bedeller ödedik. Sürecin başarıya ulaşması için bizler sürekli çalışıyoruz” dedi. “Demokrasi şarta bağlanamaz, pazarlık konusu olamaz” sözlerini ekledi.

“İmamoğlu ve arkadaşları görevlerinin başına dönse; barış sürecine, demokrasiye ne kadar büyük bir güven oluşturur”

Hatimoğulları, “Eğer kayyumlar el çektirilse ve seçilmişler görevlerine dönerse bu Türkiye’ye büyük bir nefes aldırır. AYM ve AİHM kararlarına dayanarak tutuklular serbest bırakılırsa, bu toplumda mutluluğa yol açar” ifadelerini kullandı.

“Bizler ezilenlerin ve sömürülenlerin partisiyiz. Bu yüzden süreç başladı. Haksızlıklara sessiz kalma gibi bir yaklaşımımız yok. Yanlış olanı eleştirmeye devam edeceğiz” dedi.

“Somut adımlar atılmalı”

“Demokrasiyi yeniden canlandırmak için somut adımlar atmalıyız. Mücadelemizi Türkiye’nin sorunlarını çözmeye aday bir programla sürdürmeye kararlıyız. Barışı sağlamak için toplumsal barışı büyütmeliyiz. 1 Mayıs, ezilenlerin ortak direniş günüdür ve bu gün, barış, demokrasi ve adalet talebimizi dile getirmek için hazırlığımızı sürdürüyoruz.” (ANKA)

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın