
Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, hakların kaybı ve büyük adaletsizlikler doğuran mevcut durumun acilen düzeltilmesi gerekmektedir. Ancak, AİHM’nin kararları bile günümüzde hukukçularımızı uyarmakta yetersiz kalmış ve yirmi birinci yüzyıla girerken, bu çarpık duruşma anlayışını değiştirememişizdir.
Bu nedenle, daha önce ifade ettiğim gibi, yabancı firmalar, yargılama yetkisini Türk mahkemelerine; özellikle de İstanbul, Ankara ve İzmir mahkemelerine vermemekte haklı bir gerekçeye sahiptir. Bu durumun, siz değerli hukukçular üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu biliyorum.
Artık bu üzücü uykudan uyanarak yargılama anlayışımızı köklü bir şekilde gözden geçirmemiz elzemdir.
Eğer küçülmek ve küçümsenmek istemiyorsak, hukukçular olarak mahkemelerimizin, yargıçlarımızın ve yargılama erkimizin şerefiyle oynamaya asla müsaade etmemeliyiz.
Yargıçlarımızı küçük düşüren bu tür durumların tetikleyicisi olan yanlışlarımızı tespit edip, neler yapmamız gerektiğini zaman kaybetmeden araştırmalıyız. Ardından, bu konular üzerinde uzun uzun ve ciddi bir şekilde tartışmalıyız.
Bir zamanlar Sakallı Celal, “Tanzimat’ı ilan ettik, olmadı. Meşrutiyet’i ilan ettik, olmadı. Cumhuriyet’i ilan ettik, olmadı. Biraz da ciddiyet ilan etsek!?” demiştir.
Gerçekten de artık bu konuları ciddiyetle ele almalı ve ulaşılan sonuçlara mutlaka riayet etmeliyiz.
Zira zaman, bizleri asla beklemiyor, sayın hukukçular.
Ayrıca “yapay zekâ çağı”nda zaman, baş döndürücü bir hızla ilerlemektedir.
Bu zamanı yakalamak zorundayız; hatta mümkünse durdurmalıyız.
Çünkü sizler, sayın hukukçular, dört yıl süren hukuk eğitiminizle edindiğiniz bilgi birikiminin yanı sıra, toplumun örnek alacağı ahlaklı bireyler olarak, öncelikle arı duru bir mantığa sahip, ardından da son derece duyarlı ve vicdanlı insanlarsınız.
Dinlediğiniz iddia ve savunmalardan, verdiğiniz kararlardan sonra zaman zaman gözyaşı döktüğünüz ya da uykusuz kaldığınız olmuştur. Çünkü akıl ve vicdan sahibi her birey, bu durumları öncelikle kendi zihninde yaşayarak deneyimler.
Bütün bunları düşündüğünüzde, sizlerin de derin bir üzüntü hissettiğinizi biliyorum.
Ben de bu acıları hem duydum hem de yaşadım; günümüzde de bunları deneyimlemekteyim, sayın hukukçular..!
Türk hukukçularına sesleniyorum-I
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



