İBB Davası’nda Basın Özgürlüğüne Darbe!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İBB Davası’nda Basın Özgürlüğüne Darbe!

Haber: Zulah Çiloğlan – Çağatan Akyol

(İSTANBUL) – CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, toplam 407 sanığın yer aldığı İBB Davası’nın ikinci haftasında, mahkeme başkanının gazetecilerin basına ayrılan bölümden tekrar izleyici kısmına geçmesi yönündeki talimatıyla dikkatleri üzerine çekti. Bu durum, gazetecilere yönelik denetimlerin artırılmasına neden oldu.

İBB davası, 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanığın yer aldığı bir dava olarak devam etmekte. Duruşma, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda gerçekleştirilecek.

Geçtiğimiz hafta duruşma sırasında, sanıkların salondan ayrılmasıyla birlikte bazı gazetecilerin Ekrem İmamoğlu’na soru sorması üzerine, Mahkeme Başkanı gazetecilerin basına ayrılan bölümden izleyici kısmına geçmelerini istemişti. Gazeteciler ise yerlerinden ayrılmayacaklarını belirtmiş ve Mahkeme Başkanı, “İyi niyetli davrandık, suistimal edildiğini gördük” şeklinde değerlendirmelerde bulunmuştu. Duruşmaya verilen 10 dakikalık aranın ardından, mahkeme düzeninin sağlanamadığı gerekçesiyle duruşma ertelenmişti.

Yaşanan bu olayın ardından, duruşma öncesinde gazetecilerin adliyeye girişlerinde güvenlik kontrollerinin arttığı gözlemlendi. Duruşmayı izlemek isteyen basın mensupları, salona alınmadan önce geniş güvenlik önlemleriyle karşılaştı. Gazetecilerin, basın kartı kontrolünün ardından içeri alınırken, turkuaz basın kartı olmayanların duruşma salonuna ve basın odasına girişlerine izin verilmedi.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, bu duruma tepki göstererek, basın özgürlüğünü kısıtlayabilecek bir uygulama ile karşı karşıya kalındığını belirtti. Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasının “uluslararası sözleşmeler kanun hükmündedir” ifadesini hatırlatan Tanal, uluslararası basın kartı olan gazetecilerin de Türkiye’de geçerli olduğunu ifade etti. Tanal, “Turkuaz kart sahibi gazetecilerin yararlandığı haklardan, uluslararası basın kartı olan arkadaşlarımız da yararlanmalıdır. Ancak burada adliyenin girişinde ‘biz bu uluslararası kartı tanımıyoruz’ deniliyor. Bununla birlikte, basın kartı için başvuruda bulunan fakat henüz kartı çıkmamış gazetecilerin de içeri alınmadığı görülüyor. Gazetecilerin çalışma alanları zorlaştırılarak, engelleniyor. Bu durum, anayasa ihlali anlamına geliyor. Herkes Anayasa’ya saygı göstermelidir. Emniyet mensuplarını ve mahkemeyi Anayasa’ya uygun davranmaya davet ediyoruz. Eğer bu durum devam ederse, adil yargılanma ve şeffaflık ilkesi tehlikeye girecektir.” şeklinde konuştu.

Tanal, 12 Mart dönemindeki mahkeme uygulamalarını anımsatarak, “Buraya gelebilmek için 8 barikatı aşmak zorundayız. Şu anda Türkiye’deki bu yargılama olağanüstü bir süreçtir, normal bir yargılama değildir. Kimse bize burada hukuka uygun bir yargılama yapıldığını söylemesin. Burada hukuka uygun bir yargılama yok; keyfi bir yargılama söz konusudur. Herkesi hukuka uygun davranmaya davet ediyoruz.” dedi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın