
(İSTANBUL) – CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, bugün gerçekleştirilen İBB davasının ardından yaptığı açıklamada, “İddia makamı delil olmadan hareket ediyor, savunma makamı ise somut deliller sunarak iddiaları çürütmeye çalışıyor. Normalde durum tam tersine olmalıydı. İddia makamının kanıtları olması, savunmanın da kendini ifade etmekte zorlanması gerekir” ifadelerini kullandı.
Özçağdaş, davanın ardından ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulunarak, “Silivri’de 19. günümüzü tamamladık. Mahkeme heyeti duruşmayı beklenenden daha erken bir saatte sonlandırdı. Herkes için oldukça yorucu bir süreç yaşanıyor. Ailelerin ve tutuklu arkadaşlarımızın aylarca bu durumu yaşadığını, kendilerini ifade etme fırsatı bulamadıklarını düşündüğümüzde, sürecin ne kadar ağır olduğunu bir kez daha anlamış oluruz. Bugün, ilk 18 günde yaşanmayan bazı önemli gelişmeler de yaşandı. Etkin pişmanlık kapsamında ifadelere başvuran bir kişinin, attığı iftiralarla ilgili gerçeği aktarmadığını ortaya koyan bir durum söz konusu oldu ve savcılık bu kişi hakkında bir soruşturma başlattı. Karşı karşıya kaldığımız iddianame her gün daha da çürüyen bir yapıda” şeklinde konuştu.
Özçağdaş, “Daha önce etkin pişmanlık kapsamında ifade veren bir kişinin, diğer itirafçılardan şikayetçi olduğunu gördük. Zorla ifadelerinin alındığını belirtenler oldu. Ayrıca, aldatıldıklarını ifade edenler de var. Bugün ise gerçeği söylemedikleri için savcılık tarafından haklarında soruşturma başlatıldı. Bu durumu günün önemli gelişmelerinden biri olarak değerlendiriyorum” dedi.
Özçağdaş, davada yaşanan çarpıcı savunmalara dikkat çekerek, “İktidarın Türkiye’nin bu durumu neden izlemesini istemediğini buraya gelen herkes bir kez daha anlamış oldu. Örneğin, Melih Gökçek’in avukatı Yiğit Bey, 500 bin TL ile mahkemeye geldi. Paraları çantasından çıkararak hakime, ‘Dün bu parayı şu bankadan çektim, dekontu elimde’ dedi. Bu tür ifadelerin mahkemede nasıl geçerlilik kazanacağı tartışma konusu. Davanın özü, baz kayıtlarının ve birinin bankadan para çekmiş olmasının, sanki o parayı bir başkasına verdiğine dair delil olarak sunulması. Bu durum, oldukça acınası suçlamalara yol açıyor” diye belirtti.
Son olarak, Türkiye’nin önemli iletişimcilerinden Necati Özkan’ın yaşadığı hukuksuzlukları dile getirdiğini aktaran Özçağdaş, “66 yaşındayım, burada geçirdiğim süreyi kim geri verebilir? Sürekli farklı suçlamalarla tutukluluğum devam etti. Bugün başka bir suçlamadan dolayı yargılanıyorum ve savcılığa sunduğum deliller sadece aleyhime toplanıyor” dedi. Özçağdaş, bu tür durumların, savcılığın adil bir şekilde hareket etmediğini gösterdiğini vurguladı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



