İBB Davasında Siyasi Çekişmeler ve İtirazlar!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İBB Davasında Siyasi Çekişmeler ve İtirazlar!

İBB davasının görüldüğü Silivri 40. Ağır Ceza Mahkemesi salonu, gazetecilik, hukuk ve devlet içindeki çekişmelere dair oldukça çarpıcı savunmalara ev sahipliği yapıyor.

Türkiye’nin siyasal geleceğini şekillendirecek bu davada ortaya çıkan bilgiler dikkat çekici. Örneğin, tutuklu yargılanan Kiptaş Genel Müdürü Ali Kurt, Kanal İstanbul projesinin yalnızca 4 veya 5 kişi tarafından bilindiğini belirtti. Bu bilginin yanı sıra, projeden faydalananların kimler olduğu da merak konusu. Zira, rant potansiyeli taşıyan bu tür projelerin gizli kalması gerektiği aşikar.

Hukuk dersine bir örnek vermek gerekirse, KİPTAŞ’tan ihaleler alan iş insanı Adem Soytekin’in sekiz kez ifade vermesi, soruşturma süreçlerinde alışılmadık bir durum olarak avukatlar tarafından vurgulandı. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun yakın koruması Mustafa Akıncı’nın savunması, kamu kurumları arasında siyasi çekişmelerin nasıl yaşandığını gösteren bilgiler içeriyordu.

Mustafa Akıncı, iddianamede ‘İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ üyesi olmakla suçlanıyor. Akıncı ayrıca ‘özel vasfı haiz’ bir üye olarak nitelendiriliyor.

1967 Giresun Eynesil doğumlu olan Akıncı, 90’lı yılların çatışmalı döneminde Ağrı’da özel harekât polisi olarak görev yapmış bir isimdir.

Akıncı, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “25 yaşında sırtına kefen giymiş birisiyim. Bunu tüm salonun ve dışındakilerin de duymasını istiyorum. İki aslan gibi oğlum var. Görevim sebebiyle onların büyümelerine şahit olamadım.”

Akıncı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in ve emekli bir MİT Müsteşarı’nın koruma ve kollama görevlerini de üstlenmiştir.

‘Suç örgütü üyeliği’ suçlamasına karşı çıkan Akıncı, “Tarafıma isnat edilen dosyaya gizlilik verilmek için burada 11 ay geçiren yapıyı kınıyorum. Ben olmayan bir örgütün ne üyesi oldum ne de böyle bir faaliyetin içinde bulundum. İddia edildiği gibi bir oluşum içinde bulunmam mümkün değildir. Görev yaptığım yıllar boyunca böyle bir örgüte ya da oluşuma tanık olmadım. Ben örgütlerle mücadele etmiş bir insanım. Ne örgütünden bahsediyoruz?” dedi.

15 Temmuz darbe girişimine neden olan paralel yapılanmaya atıfta bulunan Akıncı, “Teşkilatın kötü gidişatını gördüğüm için 2012’de istifa ettim.” diyerek, 2014 yılında Beylikdüzü’nde Ekrem İmamoğlu’nun yakın koruması olmaya başladığını belirtti.

Savunmasında suçlamalara yanıt veren Akıncı, kendisine yönelik suçlamaların “onur kırıcı” olduğunu ifade ederek, “Bu suçlamanın bana zul verdiğini belirtmek isterim. 12 metrekare beni hiç öldürmez. Yalnızlığı, dağları ve doğayı seven biriyim. Ağrı Dağı’nda birçok kez kaldım. Bu tutsaklık, düşüncelerimden kesinlikle vazgeçiremez.” dedi.

İmamoğlu’nun 2022 yılında ‘Balıkçı Kahraman’ isimli restoranda Britanya Büyükelçisi ile yemek yerken çekilen fotoğraflarının sızdırılmasıyla ilgili de Emniyet’i eleştiren Akıncı, “Yıllarımı verdiğim teşkilatımın MOBESE görüntülerinin izinsiz bir şekilde kaydedilip servis edilmesi üzücü. Biz İBB olarak şikayetçi olduk ama ‘kovuşturmaya gerek yoktur’ denildi.” dedi.

Mustafa Akıncı, İmamoğlu’nun ‘gizli’ olduğu iddia edilen toplantılarda sinyal kesici jammer kullandığı suçlamasına da cevap vererek, bu jammer’ların İBB Başkanı Kadir Topbaş döneminde alındığını ifade etti.

‘Gizli’ toplantılar hakkında ise Akıncı, “Otele çakarlı arabalarla geliyoruz. Yanımızda resmi polis ve Valilik onayıyla çalışan güvenlik görevlileri var. Otele girerken bir tek davul zurna eksik, öyle anlayın.” şeklinde konuştu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın