
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı 407 sanıklı İBB Davası’nın duruşması sürüyor. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, duruşmada gelecek hafta, savunması alınmayan sanıkların avukatlarına tahliye talebi üzerine söz hakkı verileceğini ve davanın ilk ara kararının 2 Nisan Perşembe günü verileceğini açıkladı. Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın avukatı Cihan Ünal, müvekkilinin önceki gün yaptığı 5 saatlik savunmanın ardından hastaneye kaldırıldığını ve burada 3 saat kaldığını bildirdi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen duruşma, 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıkla devam ediyor. Duruşmalar, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısında bulunan 1 No’lu salonda gerçekleştiriliyor.
Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.
Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız gibi bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmada yer aldı. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlandı. Duruşmayı, sanık yakınları, aileleri ve CHP’li isimler de izlemekte.
İlk ara karar 2 Nisan Perşembe günü verilecek
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, sanık savunmalarının Nisan sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini ancak sürecin uzayabileceğini belirtti. Aylan, “Sanık savunmalarını tamamlamayı düşünüyorduk, fakat biraz gecikme olacak gibi görünüyor. Ara değerlendirmelerimizi yapacağız ve 30 günlük tutukluluk değerlendirmesi de ele alınacak.” dedi. Bu değerlendirmenin dosya üzerinden değil, sanık avukatlarına söz hakkı verilerek yapılacağını duyurdu.
Haftaya savunması alınmayan sanıkların müdafilerine tahliye talebi üzerine söz hakkı verilecek
Başkan Aylan, sürecin yoğunluğuna dikkat çekerek, “Dinlenmeyen sanık sayısı fazla olduğu için herkese söz hakkı tanıyacağız. Önümüzdeki salı, çarşamba ve perşembe günleri, yalnızca savunmasını alamadığımız sanıkların avukatlarına tahliye talebi üzerine söz hakkı verilecektir. Ardından savunmalar kaldığı yerden devam edecek.” ifadelerini kullandı.
Mahkeme, yaklaşık 90 tutuklu sanığın henüz dinlenmediğini ve günlük 7,5 saat üzerinden üç gün sürecek bir süre planladıklarını bildirdi. Başkan, “Başka çaremiz yok; kanunun izin verdiği ölçüde bir çözüm bulmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
Dün, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, 5 saat süren bir savunma yaptı. 11’inci duruşma gününde, Çalık’ın çapraz sorgusu tamamlandı ve avukatlarının savunmasına geçildi.
“Bu iddianame, kesinlikle iade edilmesi gereken bir iddianameydi”
Avukat Selami Mahmutoğlu, savunmasında Ceza Muhakemesi Kanunu’na “iddianamenin iadesi” müessesesinin eklenmesine, çevresi itibarıyla büyük bir memnuniyetle katıldıklarını belirtti. Mahmutoğlu, insanların özgürlüklerinin, gelişigüzel ve özensiz iddianamelerle tehdit altında olmaması gerektiğini vurguladı.
“Bu nedenle iddianamenin iadesi müessesesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda altın harflerle yazılacak bir düzenlemedir. Ancak bu ülkede kanunları en iyi şekilde yazmamızın bir önemi yoktur. Çünkü kanunların söylediği değil, subjektif değerlendirmeler geçerli hale geliyor. İddianamenin iadesi müessesesi Türk hukukunda ölmüştür.” diyen Mahmutoğlu, iki ana neden sundu. Birincisi, iddianamenin vasfına sahip olmayan geniş içeriklerle dolu dosyaların, kanunda öngörülen süre içinde incelenmesinin mümkün olmaması; ikincisi ise hakimler ve savcıların yoğun mesai ilişkisinin psikolojik etkiler doğurmasıdır.
“İddianamede müvekkil hangi gerekçeyle sorumlu tutuldu, tarafımızca anlaşılmıyor”
Avukat Ali Mesut Seçkin, müvekkilinin Kale Kent Projesi kapsamında kolluk ve savcılıkta ifadesinin alınmadığını dile getirerek, ruhsatların 2013 Temmuz-Eylül döneminde düzenlendiğini ve bunun müvekkil ve Ekrem İmamoğlu göreve başlamadan önce olduğunu vurguladı. Seçkin, “Bitirilmiş bir işin daha sonra rüşvete konu edildiği gibi bir anlatım var. Diğer sanıkların müvekkil aleyhine beyanı yok. İddianamede müvekkil hangi gerekçeyle sorumlu tutuldu, tarafımızca anlaşılmıyor.” dedi.
Demir La Vida Projesi hakkında konuşan Seçkin, müvekkilinin Hamit Demir ile olan tanışıklığını anlattığını ve Demir’in daha önceki ifadelerinde herhangi bir rüşvet talebi olmadığını belirtti. Seçkin, projenin yaklaşık 75.000 metrekare olduğunu ve ruhsatın kısa sürede verildiğini ifade ederek, “Makul sürede verilmediği veya bunun baskı olarak kullanıldığı iddiası itibar edilemez.” şeklinde konuştu.
İddianamedeki eylem 10’a ilişkin olarak, müvekkille ilgili doğrudan bir değerlendirme bulunmadığını, yalnızca dolaylı olarak rüşvet talep eden kişiler arasında gösterildiğini belirten Seçkin, bunun somut bir delile dayandırılmadığını ifade etti.
Seçkin, iddianamede eylemlerle ilgili sebep-sonuç ilişkilerinin değerlendirildiğini, mantık hataları bulunduğunu belirterek, “Normalde teknik sebeplerle açıklanması gereken olaylar, burada sonuca göre kurgulanmış ve faraziye üzerinden suç ve sevk maddeleri belirlenmiştir.” dedi.
Avukat Ünal, Çalık’ın sağlık durumuna ilişkin ayrıntıları paylaştı
Avukat Cihan Ünal, Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumu hakkında bilgi verdi. Ünal, “Belki bugün bana kızabilir, ancak sağlık meselesi hem müvekkilimiz hem de ailesi açısından çok daha fazla acı ve yıpranmaya sebep olmuştur.” dedi. Çalık’ın sağlık süreciyle ilgili tıbbi raporları heyete sunduğunu ve tüm ayrıntıların raporda yer aldığını bildirdi.
Ünal, “Müvekkilimiz hastanede yatarken, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi 3 Temmuz 2025 tarih
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



