
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) üzerine yürütülen yolsuzluk soruşturmasında, iş insanı Mehmet İlhan Gülay’ın ifadesi dikkat çekti. Gülay, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla dönen rant ile ilgili önemli bilgiler sundu. Nişantaşı City’s, Meydan AVM ve Gülaylar Altın gibi çeşitli şirketlerin sahibi olan Gülay, mali suçlar soruşturması kapsamında ifadesi alındıktan sonra tutuklandı. Cezaevindeyken ifade vermek istediğini belirtmesi üzerine İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne getirilen Gülay, 6 Mayıs’ta hem savcılıkta hem de İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği’nde ifadeler verdi. Fark ettiği eksiklikler nedeniyle 7 Mayıs’ta yeniden ifade vermek zorunda kaldığını açıkladı ve İBB ile yaşadığı süreci detaylı bir şekilde aktardı.
İBB yönetimindeki değişiklikler, Gülay’ın ifadesinde yeni taleplerin ortaya çıkmasına yol açtı. 2018 yılında İstanbul Ataşehir’de bulunan 1046 ada 200 parsel numaralı taşınmazı şirketinin Bainbridge Holding A.Ş.’den satın aldığını belirten Gülay, bu satın alma işlemi sırasında taşınmazın imar planına dair davaların sürdüğünü ifade etti. Geçmiş imar planlarına ilişkin hukuka aykırılık kararlarının verilmiş olmasına rağmen bunların kesinleşmediğini ve ardından İBB Meclisi’nin, 2018 Kasım ayında planların yeniden değerlendirilmesi yönünde bir karar aldığını aktardı. 2019 yerel seçimleri sonrasında İBB yönetiminin Ekrem İmamoğlu’na geçmesiyle, Şirket ile irtibat kuran İBB Genel Sekreteri Yavuz Erkut’un ardından süreç, Ekrem İmamoğlu’nun talimatları doğrultusunda Yakup Öner tarafından devralındı.
Gülay, bu görüşmelerde kendisinden, inşa edilecek taşınmazdan 5.400 metrekarelik bir alanın İBB’ye bağışlanmasının talep edildiğini söyledi. Aksi halde imar süreçlerinin durdurulacağına dair baskı gördüğünü ifade eden Gülay, “Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanı olmasıyla birlikte şirketimiz ile bu konuda herhangi bir iletişim olmadığı halde, o dönemde İBB Genel Sekreteri olan Yavuz Erkut arayamış ve şirketimizle görüşmek istemiştir.” dedi.
Gülay, bu tür baskılar karşısında talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını belirtti. Ekrem İmamoğlu ile yüz yüze yaptığı görüşmede İmamoğlu’nun “Bu süreci Yakup Öner, Yavuz Erkut ve Buğra Gökçe yürütecek, onların dedikleri benim talimatımdır” ifadelerini kullandığını dile getirdi. 24 Kasım 2023 tarihinde, İBB ile yapılan protokol çerçevesinde, toplamda 5.400 metrekarelik bir alanın İBB’ye devredilmesi kararlaştırıldı. Henüz inşaat süreci devam ettiği için tapu devri gerçekleşmemiş olsa da, 3.590 metrekarelik bölümünün İBB lehine intifa hakkı tapuya şerh edildi.
Gülay, “İlgili taşınmazların İBB’ye devredilmesinin ardından, bu taşınmazları kimlerin devredeceği veya nasıl kullanılacağı konusunda bir bilgim yok. Benim ya da şirkete ait kimsenin şahsi menfaat sağlanmamıştır. Yaklaşık 10 milyon dolarlık taşınmazı bağışlamak zorunda kaldık. Tarafımıza iletilen taleplerin kabul edilmemesi durumunda sıkıntılar yaşayacağımızı biliyordum ve bu nedenle protokolü imzalamak zorunda kaldık. Belediye, bulunduğu konumu kullanarak bu bağışa zorlamıştır. İmar planları ve takip eden işlemlerin gerçekleştirilmesi için yapılması gereken yasal süreçler geciktirilmiştir. Yatırımlar yaparak edinmiş olduğumuz taşınmazlardan yasal haklarımızı kullanabilmek için bu zorunlu imzayı attık. Kendim ve şirketim mağdur durumdayız,” diyerek İBB’nin kamu gücünü kötüye kullandığını öne sürdü.
Gülay, sadece 5.400 metrekarelik bağışla kalınmadığını, İBB’nin şirkete ait alanda bir metro durağının da bulunduğunu belirterek bu taleplerin “zorla kabul ettirildiğini” savundu. İBB’nin bu süreci siyasi ve idari gücünü kullanarak yönettiğine dikkat çeken Gülay, “Tüm baskılar Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla Yakup Öner, Buğra Gökçe ve Kaan Sürmegöz tarafından gerçekleştirildi. Mağdur oldum, şikayetçiyim” ifadelerini kullandı. Gülay’ın avukatları, İBB ile şirket arasında yapılan protokolü savcılığa sunarak durumu belgelendirdi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



