İçişleri Bakanı’ndan Trafik Ceza İadesi Açıklaması!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İçişleri Bakanı’ndan Trafik Ceza İadesi Açıklaması!

Gerçekten de oldukça ilginç bir ülkede yaşıyoruz.

“Güler misin, ağlar mısın?” misali bu ilginçliğin her gün yeni bir boyutuna ve örneğine tanıklık ediyoruz.

Geçen hafta İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin TBMM’deki AKP grup toplantısında gazetecilerin yönelttiği sorulara verdiği yanıt, bu ilginçliğin bir örneği olarak kayıtlara geçti.

AKP’nin önceki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya döneminde, yürürlükteki Karayolları Trafik Kanunu’nda ceza artışları amacıyla bir düzenleme çalışması başlatılmıştı.

Bu düzenleme ile getirilen yüksek para cezaları, o dönemde AKP ve toplumun farklı kesimlerinden eleştirilere maruz kalmıştı.

Özellikle ticaretle uğraşan kesimlerin, cezalardaki artışa yönelik tepkileri uzun bir süre gündemde kalmıştı. Sanki bu yasa çalışmasını muhalefet yürütüyormuş gibi bir hava oluşmuştu!

Ancak tartışmaları alevlendiren düzenleme, kurallara aykırı üretilen araç plakalarıyla ilgiliydi. “App plaka” olarak adlandırılan ve standart harf ve rakam dizilimlerinden farklı plakalar kullanan sürücülere 140 bin lira ceza uygulanması öngörülmesi, siyasi bir krize yol açmıştı.

Bu taslak, Yerlikaya’nın görevden alınmasının hemen ardından TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı ve 26 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlandı.

Kamuoyunda artan tepkiler sonrasında, görevi yeni devralan İçişleri Bakanı Çiftçi, bu durumu çözmekte zorlandı.

Tansiyonu düşürmek amacıyla TBMM’de gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni görevindeki ilk “geri adımını” attı.

Bakan Çiftçi, gazetecilere, “1 Nisan’a kadar vatandaşlarımıza süre verdik. Bu dönemde rehberlik yapacağız. Ceza uygulaması yapmayacağız ve kesilen cezaları iptal edeceğiz” şeklinde açıklamada bulundu.

Standart dışı plakalara uygulanacak cezalara ek olarak, araçlardaki multimedya cihazlarının kullanımına ilişkin yeni düzenlemede de ceza uygulanması öngörülüyordu.

Ancak İçişleri Bakanlığı, kamuoyundaki baskılar sonucunda bu konuda da geri adım attı.

Pazar günü yapılan açıklamada, “Sürücülerin multimedya ve görüntü cihazlarını kullanmasına ilişkin yaptırımlar, yönetmelik düzenlemesi tamamlanana kadar durdurulmuş ve 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezalar iptal edilmiştir” denildi.

İşte burada ilginç olan durum başlıyor.

İçişleri Bakanı Çiftçi, yürütmesi Cumhurbaşkanı’na ait bir yasada, karşı bir hüküm olmaksızın, iki suç fiilinin devlet tarafından “görmezden gelineceğini” duyurdu. Ayrıca ceza yazılmama garantisi verdi.

Çiftçi, herhangi bir düzenleme olmaksızın, standart dışı plaka takanlara karşı uygulanan cezanın silineceğini TBMM’de mikrofonlara büyük bir ciddiyetle açıkladı.

Bakan’a bu durumu hangi kurala dayanarak yapacağını sormak kimsenin aklına gelmedi.

Çiftçi’nin açıklamaları, yine herhangi bir kamu personeli bu tür bir eylemde bulunsa doğrudan adli ve idari soruşturma ile karşılaşmasına sebep olurdu. Süreç, görevden alınmaya kadar gidebilirdi!

Oysa yasa hükmünün değiştirilmesi için ya yeni bir yasa ya da Cumhurbaşkanı’nın imzasını taşıyan bir KHK gereklidir.

Şu an için ikisinin de mevcut olmadığı göz önüne alındığında, Çiftçi’nin sözlerinin geçerliliği nasıl sağlanacak?

Ayrıca Bakan Bey, 30 yıllık mesleki kariyerinde böyle bir uygulama ile daha önce hiç karşılaştı mı?

Ancak burası Türkiye, bu durum şaşırtıcı değil.

Çiftçi’ye bu düşünceyi kimlerin verdiği merak ediliyor.

Önceki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu döneminde, trafikten sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütmüş olan Bakan Yardımcısı Ali Çelik, bu konuları iyi bilmektedir.

*

“Hayırlı olsun” ziyaretlerine gelen gazetecilere bilgi veren Bakan Çiftçi, gazeteci Hande Fırat’a yaptığı açıklamada; “Hedefimiz çok net: Kurumlarımıza gelen her vatandaşın ‘Ben burada derdimin çözümünü bulacağım’ inancıyla ayrılmasını sağlamak. Karşımıza çıkan herkes bizim için yalnızca vatandaştır; inancı ya da düşüncesi değil, sorunu bizim ilgi alanımızdır. Karakol kapısı çözüm kapısıdır” şeklinde ifadelerde bulundu.

Teşkilatı uzun yıllardır izleyen bir gazeteci olarak, Bakan’ın bu cümlelerini okuduktan sonra, Çiftçi’nin açıklamasından sadece birkaç gün önce İstanbul Kadıköy’de bir polis merkezinde yaşanan trajik olayı hatırladım.

Gazeteci Barış Terkoğlu’nun duyurduğu, gözaltına alındığı polis merkezinde “makatına şişe sokulduğu” iddiasındaki gencin durumu, Adli Tıp tarafından raporla doğrulanmış ve Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı.

Adı gizli tutulan gencin iddiası, Bakan Çiftçi’nin ifade ettiği vizyonla tamamen çelişiyor.

Bakan Bey’in, öncelikle İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız’a “bu işler neden ve nasıl oluyor?” sorusunu sorması ve makul bir yanıt alması gerekiyor.

Çiftçi’nin, makatına şişe sokulan gencin haklarını koruması elbette doğal bir durumdur. Gencin haklarının korunup korunmadığı ise önümüzdeki günlerde netleşecektir.

Unutmayalım ki, Bakan Bey’in önünde -seçimler normal tarihine göre yapılırsa- yaklaşık iki yıl var. Eğer erken seçim olursa o kadar da zamanı kalmayacak.

Bu süre zarfında uzun vadeli söylemler yerine, kısa sürede yapılacak hamleleri düşünmesi gerekmektedir.

*

Büyüteç’teki bir önceki yazımda, İçişleri Bakanlığı bünyesindeki kaotik süreçlere örnek olarak basınla ilişkilerde yaşanan çok başlılığa değinmiştim.

Yazının yayımlanmasıyla birlikte, basın ve halkla ilişkilerde “U dönüşü” ile bir uygulama değişikliğine daha gidildi!

Bakanlık Basın

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın