

2025 yılı Ramazan ayı için restoranlar, iftar menülerini hazırlayarak sofralarda yerini aldı. Ancak bu sofralara oturmak artık kolay değil. İftar menülerindeki fiyat artışları, son bir yılda gıda enflasyonunun altında kalsa da, vatandaşların alım gücü bunu karşılayamadı. Özellikle, İstanbul’un popüler restoranlarında iftar menülerinin fiyatları dikkat çekici bir artış gösterdi.
İstanbul’daki restoranlarda iftar menü fiyatlarında ortalama %32’lik bir artış yaşandı. Ancak asgari ücretli bireylerin maaşındaki artış sadece %30 oldu; bu da asgari ücretli çalışanların iftar menülerine daha da fazla ulaşamaz hale geldiğini gösteriyor. Gelişen fiyat artışları, dar gelirli vatandaşların bütçelerine önemli ölçüde bindi.
6 BİN LİRAYA KADAR DAYANDI
İftar menüleri, cep yakmaya devam ediyor. 2025 yılı için İstanbul’un lüks mekanlarından birinde, iftar menüsü fiyatı 6 bin liraya kadar yükseldi. Bu restoranın ardından, başka bir boğaz manzaralı mekan iftar menüsü fiyatında 5.250 liralık bir etiketle öne çıkıyor. Bu rakamlar, ramazan buluşmalarının altını çizerken, farklı bir tarafta en düşük menü fiyatı ise bir dürümcüden geldi ve 550 lira ile 650 lira arasında değişiyor.
İftar menülerinin bu yüksek fiyatları, İstanbul dışındaki illerde de farklılık gösteriyor. Diğer illerde restoranlarda sunulan menü fiyatlarını detaylandırmak, bu yemeklerin her kesimden insanın rahatlıkla ulaşabileceği seviyede olmadığını kanıtlıyor.
BU FİYATLAR ASGARİ ÜCRETİ AĞIR GELDİ
Dudak uçuklatan iftar menüsü fiyatları, asgari ücretli ve emeklilerin cüzdanlarına ağır bir yük bindiriyor. Türkiye’de, vatandaşların alım gücünün her geçen gün azaldığı bir ortamda, artık yemek yemek, arınmak, eğitim almak ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlar lüks haline gelmiş durumda. Ramazan ayının gelişiyle birlikte restoranlarda sergilenen iftar menüleri, dar gelirli bireyler için bir hayal olmuş durumda; çoğu insan bu menüleri sadece seyretmekle yetiniyor.
Asgari ücrete %30 oranında zam gelirken, aynı dönemde iftar menülerinin fiyatları %32 oranında zamlandı. Ayrıca, DİSK AR tarafından yapılan bir araştırmaya göre artan fiyatlar karşısında asgari ücretlinin maaşı 1,112 lira eridi. Bu durum, hayat standartlarının düşmesine ve insanların temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmalarına sebep oluyor.
Özellikle, toplumun en alt gelir grubunda yer alan bireyler ve emekliler için Ramazan ayı, iftar menüleri ile birlikte yeni bir maddi zorluk anlamına geliyor. İnsanların önemli bir kısmı, bu tür yüksek fiyatlı yemeklerden mahrum kalırken, daha ucuz alternatiflere yönelmek zorunda kalıyorlar. Sonuç olarak, bu durum toplumsal bir güvensizlik ve geçim sıkıntısına dönüşmüş durumda.
Bununla birlikte, toplumda bu durum hakkında tartışmalar da sürüyor. Ekonomik durumu daha iyi olan kesimlerin lüks mekanlarda yemek yemesi, gelir dağılımındaki adaletsizliğin bir yansıması olarak görülüyor. Gıda enflasyonunun yükselmesi ve alım gücünün düşmesi, gıda güvenliği açısından da endişeleri artırıyor.
Ramazan’ın bereketi, bu yıl birçok kişi için sadece hayali kalıyor. İnsanların çoğu, pandemi döneminde yaşanan ekonomik sıkıntılardan henüz tam olarak kurtulamadı. Farklı kesimlerden gelen bu eleştiriler, gıda fiyatları ile daha düşük gelirli insanların iftar sofralarına erişimindeki engeller üzerine yoğunlaşıyor.
Özetle,
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



