İHD’den Komisyona Barış Çağrısı: Hızla Eyleme Geçin!

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
İHD’den Komisyona Barış Çağrısı: Hızla Eyleme Geçin!

İnsan Hakları Derneği (İHD), Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapora dair önemli bir değerlendirme yaptı. Yapılan açıklamada, “Eksikliklere rağmen, Komisyon’un gerçekleştirdiği çalışmaların negatif barış dönemi açısından son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. Çözüm konusundaki bu ortak iradenin Meclis’e taşınmasında, Komisyon’un gelecekte de kritik bir rol üstlenebileceği kanaatindeyiz. Bu sebeple, raporda belirtilen tavsiyelerin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesini takip etmeyi ve önerilen yasal düzenlemelerle ilgili alt komisyonlar kurarak çalışmalarımızı sürdürmeye davet ediyoruz,” ifadeleri yer aldı.

İHD, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda kabul edilen ortak raporla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, silahlı çatışmaların sona ermesi ve müzakere sürecinin “tarihi bir eşik” olduğu vurgulanırken, raporun dili, güvenlik odaklı yaklaşımı ve geçiş dönemi adaletine yeterince yer verilmemesi eleştirildi.

Yapılan açıklamada, silahlı çatışmaların uzun yıllar boyunca büyük acılara, ekonomik, sosyal ve siyasal kırılmalara yol açtığı ifade edilerek, 2024 yılında başlayan süreçle birlikte bu çatışmalardan kaynaklanan ölümlerin ve ihlallerin neredeyse tamamen ortadan kalktığı belirtildi. “İHD olarak; silahsızlanma ve silahlı çatışmanın sona ermesini, TBMM’de Komisyon kurulmasını, Komisyonun farklı toplumsal katmanlardan kişi ve STK’ları dinlemesini tarihi bir eşik olarak değerlendiriyoruz. Tüm eksiklikleri ve handikaplarına rağmen barışçıl çözümden yana ısrarımızı bir kez daha vurguluyoruz,” denildi.

“Raporun dili barışın ruhuna uygun değil”

Açıklamada, raporda kullanılan dilin sürecin ihtiyaçlarına yanıt vermekten uzak olduğu savunuldu. Geçmiş dönem kavramlarına yapılan sıkı referansların barış fikriyle mesafe oluşturduğu ifade edildi. Barış süreçlerinde kapsayıcı ve onarıcı bir dilin önemine dikkat çekilirken, siyasi aktörlerin kullandığı dilin toplumsal barış açısından belirleyici bir rol oynadığı vurgulandı.

Süreç komisyonu ortak raporunun tamamında, tutuksuz yargılama, AİHM ve AYM kararları hakkında kritik detayların yer aldığı belirtildi.

“Kürt meselesi yerine güvenlik vurgusu öne çıktı”

Raporda, Kürt meselesinin eşit yurttaşlık, dil ve yerel yönetim talepleri bağlamında ele alınmadığı, bunun yerine güvenlik ve terörizm çerçevesinde değerlendirildiği ifade edildi. Sorunun uluslararası hukukta tanımlanan “uluslararası olmayan silahlı çatışma” perspektifiyle ele alınmasının çözüm açısından avantaj sağlayacağı kaydedildi.

Raporda öngörülen yasal düzenlemelerin, silah bırakma sürecinin güvenlik birimlerince tespit edilmesi şartına bağlanmasının çelişki yarattığı belirtildi. Silahların teslimi ve geri dönüşlere ilişkin düzenlemelerin gecikmesinin şiddet riski taşıdığı ifade edildi. Ayrıca, silahsızlanmanın nasıl gerçekleşeceğine, silahların akıbetine ve köy korucularının durumuna dair somut önerilerin bulunmaması önemli bir eksiklik olarak değerlendirildi.

Açıklamada, raporda sürecin yürütülmesi, denetimi ve yasal düzenlemeler açısından devletin merkezde konumlandırıldığı ifade edilerek, bu durumun beraberinde riskler getirdiği vurgulandı. Sürecin daha çoğulcu yürütülmesi ve sivil toplumun aktif katılımının sağlanması gerektiği de belirtildi.

“En önemli eksiklik geçiş dönemi adaletine yer verilmemesi”

Raporda geçiş dönemi adaleti konusunda herhangi bir tespit veya önerinin yer almaması, “en temel eksiklik” olarak değerlendirildi. Faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve yerinden edilmeler gibi ağır insan hakları ihlallerinin ele alınmasının toplumsal barış açısından hayati öneme sahip olduğu kaydedildi.

Komisyon raporundaki demokratikleşme önerilerinin önemli bir kısmına katıldıklarını belirten İHD, temel sorunun mevzuattan çok uygulamadan kaynaklandığını vurguladı. Açıklamada, demokratikleşme açısından en kritik eksikliğin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı vurgusunun yapılmaması olduğu ifade edildi.

Tüm bu eksikliklere rağmen, Komisyonun yaptığı çalışmaların negatif barış dönemi açısından son derece önemli olduğu kaydedildi. Çalışma dönemi boyunca Komisyon üyeleri ve siyasi partiler arasında tespit ve yöntemler farklılık gösterse de çözüm iradesinde önemli bir konsensüs sağlandığı belirtildi. Çözüm konusundaki bu ortak iradenin Meclis’e taşınmasında Komisyonun gelecekte de önemli bir rol üstlenebileceği ifade edildi. Bu nedenle, Komisyonun raporda vurguladığı tavsiyelerin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Meclis gündeminin yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda, hızlıca alınması gereken tedbirler ve yapılması öngörülen düzenlemelerin gecikmesinin sürecin olası sorunlarına karşı direnç kazandıracağı kaydedildi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın