
Genar Araştırma Şirketi’nin Başkanı İhsan Aktaş, son günlerde medyada öne çıkan konular hakkında dikkat çekici yorumlarda bulundu. Aktaş, CHP’deki hizipçilik yapısına vurgu yaparken, Ekrem İmamoğlu’nun partinin iç dinamiklerini değiştirdiğini belirtti. Ayrıca, son kamuoyu araştırmalarına dair bulgularını da paylaştı.
“100 YILLIK PARTİ HİZİPÇİ BİR YAPIDA”
İhsan Aktaş’ın açıklamalarından bazıları şunlardır:
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 100 yıllık bir geçmişe sahip bir siyasi parti olmanın getirdiği doğal bir durum olarak hizipçi bir yapıya sahip. Ancak CHP’deki hizipçilik, geçmişte daha belirgin gruplar halinde, Baykalcılar, Kılıçdaroğlu destekçileri ve ulusalcılar şeklinde tanımlanıyordu. Şimdi ise bu yapı farklı bir evreye geçti. İmamoğlu’nun gelişiyle birlikte, parti içerisindeki çatışmalar daha karmaşık bir hale geldi. Kavgalar artık sadece geleneksel hikmetlerle değil, yeni aktörlerle de sürmektedir. İmamoğlu, partinin iç dinamiklerini değiştirmiştir; hizipler A, B ve C grupları gibi sürekli hareket halinde ve hiç kimse partinin dışına çıkmamaktadır. Hatta, dışarıda kalan bireyler bile genel yapıdan bağımsız olamıyor.
İmamoğlu, sağcı bir politikacı olarak CHP sistemine giriş yaptığında, aynı zamanda bu partinin finansal gücünü de fark etti. Önce Beylikdüzü Belediye Başkanı olarak bir tecrübe kazanmıştı ve İstanbul’un büyük bütçesiyle karşılaşınca bu durum, kendisine sınırsız bir güç hissi verilmiştir. 2023 seçimlerini kazanacaklarına dair inanç, onları daha da cesur hareket etmeye itmiştir. İmamoğlu, partinin genetiğini değiştirecek adımlar atarak, iddialar çerçevesinde delege satın alarak ve çeşitli siyasi vaatlerle kongreyi kazanma yolunu bulmuş, dolayısıyla sürecin içerisindeki diğer dinamikleri de etkilemiştir.
“CHP’NİN YÜKSELİŞİ SÜRDÜREBİLİR DEĞİL”
Gazetecilik açısından, analizlerimizi ortaya koyarak değerlendirmelerde bulunuyoruz. Ömer Erhan’ın söylediği gibi, partinin içinde bazı hesaplar görüldüğü ve ihanetler yaşandığı konuşulmaktadır. CHP, bu noktada alışık olmadığı bir sağcı politikacı ile karşılaşmış ve bu durum, paranın gücüyle olan bütün çalışmaları etkileyen bir sonuç doğurmuştur. İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla CHP’nin oy oranları önemli bir artış göstermiş, fakat AK Parti de bu durumdan etkilenen bir toparlanma süreci yaşamıştır. AK Parti, bu gelişmeler sonucunda oyunu 1.5-2 puan artırmış, CHP’nin oyları ise düşmüştür.
siyaset, rasyonellik arayışı içerisindedir ve CHP’nın ekonomi politikaları, sosyal politikalar ve dış politika üstüne güçlü bir temeli yoktur. Bu bağlamda, CHP’nin oylarının %28-30 seviyelerine düşebileceği düşünülmektedir. Medyada yükselen tartışmalara baktığımızda, özellikle Barış Yarkadaş’ın açıklamaları dikkat çekicidir ve partinin genel durumunu eleştiren bir yol izlemektedir.
“CHP’DE BİZ DAHA ÇOK KURULTAY GÖRECEĞİZ”
Parti içerisinde doğallığı ve rasyonelliği kaybettiğinizde, aşırı müdahaleler sonucunda genetik yapının bozulması kaçınılmazdır. CHP’de, delegelerin %70-80’inin Kılıçdaroğlu’na yakın durduğu iddiaları gündeme geliyor. Fakat gün geçtikçe, bu yapının değişeceği ve daha fazla kurultay göreceğimiz öngörülmektedir. Kılıçdaroğlu’nun ve destekçilerinin, mahkemeye, kurultaya müdahale edildiğine inandığı ve bunun rüşvet ve satın alma ile gerçekleştiği iddiaları ortaya atılmaktadır.
İstanbul Kurultayı sırasında fısıldanan spekülasyonlar ve sosyal medya üzerinden yayılan söylentiler, partideki iktidar mücadelesinin ilginç bir yönünü gösteriyor. Bu iddiaların kamu otoritesince takip edildiği açık bir gerçektir. Eğer kurultay iptali konuşulursa, yolsuzluk iddiaları ve diğer gelişmelerin çok dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiği aşikar. Ekonomik açıdan en ufak bir iyileşme bile AK Parti’ye önemli bir ivme kazandırabilir.
“TROL ORDUSU VE KONTROLSÜZLÜK”
Parti içerisinde yaşanan hakaret ve düşmanca tavırlar, önemli bir irade kaybı yaşandığını göstermektedir. CHP, kendi elemanlarıyla oluşturduğu sosyal medya trollerinin kontrolünden çıkmış durumdadır. Bu trol ordusunun ne zaman, kime saldıracağı kestirilemez hale gelmiştir. Kılıçdaroğlu ve çevresindekilere yönelik yapılan açıklamalar oldukça düşündürücüdür. Emniyet güçlerinin bu tür insanları sosyal medya ortamından temizlemeleri gerekmektedir.
SON ARAŞTIRMALAR VE TÜRK SİYASETİ
Genar’ın Türkiye raporunda, Türkiye’nin iki partili bir sisteme geçişte olduğu vurgulanmaktadır. Bu çerçevede, AK Parti %33.5 civarında bir oy almakta ve Cumhuriyet Halk Partisi de benzer bir oranda destek bulabilmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi ve DEVA gibi küçük partilerin oy oranları ise %10 civarında kalmaktadır. Küçük partilerin bundan sonraki süreçte etkisinin azalacağı öngörülmektedir.
AK PARTİ’NİN GÜCÜ VE GELECEK ÖNGÖRÜSÜ
AK Parti ile ilgili analiz yapıldığında, uzun vadede muhalefetten umut beklenmediği için iktidarı değiştirme düşüncesinin azalacağı görülmektedir. AK Parti, %33-35 bandında kalmaya devam ederken, ekonomik iyileşmenin söz konusu olması durumunda, bu oranın %40’a çıkması beklenmektedir. Bu durum, Cumhur İttifakı’nın gelecekte tekrar yapılanabileceği anlamına gelmektedir.
MİLLİYETÇİ PARTİLERİN DURUMU VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Terörün olmadığı bir Türkiye hayali, Milliyetçi Hareket Partisi ve DEVA tabanının %85’inin desteklediği önemli bir dönüm noktasıdır. Diğer siyasi partilerin terör konusundaki tutumlarının belirlenmesi, toplumsal bir destek oluşturacaktır. CHP, bu konuda daha net bir tutum almadığı sürece tabanında belirsizlik yaşanmaya devam edecektir. Sonuç olarak, toplumun genelindeki olumlu bakış oranı %60’larda kalmaktadır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



