İki Kadın, Bir Adam: Ölüm İlanlarının Hikayesi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İki Kadın, Bir Adam: Ölüm İlanlarının Hikayesi

5 Haziran 2026 tarihinde Hürriyet gazetesinde bir ölüm ilanı yayımlandı…

İlanın İngilizce metni ise şöyleydi:

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

“My dear friend I will miss you…” (Sevgili arkadaşım… Seni özleyeceğim…)

İlanın altında ise şu isim yer alıyordu:

“Shirley Yalman…”

Hikâyenin başlangıcı: Bir soru ile başlayalım

Hikâyemi anlatmadan önce bir soru sorayım:

Sevdiğiniz kadının, ölüm ilanınızı hangi gazeteye vermesini isterdiniz?

Ben erkek olduğum için bu soruyu “Sevdiğiniz kadın” şeklinde ifade ediyorum.

Kadınsanız, siz de şöyle sorabilirsiniz:

“Sevdiğiniz erkek, arkanızdan ölüm ilanınızı hangi gazeteye vermesini isterdiniz?”

Hürriyet mi, Sözcü mü…

Eğer sorduğunuz kişi tek bir erkek veya tek bir kadınsa sorun yok…

Fakat arkanızdan ölüm ilanı vermek isteyen iki veya daha fazla kadın varsa…

O zaman işler biraz daha karmaşık hale gelebilir.

5 Haziran 2026’da Hürriyet’teki ölüm ilanı

Hikâyeye devam etmek için 5 Haziran’a geri dönüyorum:

O gün Hürriyet gazetesine ilanı veren Shirley Yalman, Prof. Dr. Osman Nur Yalman’ın Amerikalı eşiydi ve Türkiye’de yaşıyordu.

Prof. Nur Yalman, dünya çapında tanınan bir Türk sosyal antropologdu.

Cambridge, Chicago ve Harvard gibi prestijli üniversitelerde önemli hocalık yapmıştı.

Ünlü akademisyen, 4 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Bir gün sonra Sözcü’deki ikinci ölüm ilanı

Hürriyet’te yayımlanan ölüm ilanından bir gün sonra, bu kez Sözcü gazetesinde başka bir kadının Nur Yalman için verdiği bir ölüm ilanı yayımlandı.

Bu ilanın altında ise şu imza yer alıyordu:

Dr. Rosemarie Bernard…

“Sevgili Nur Yalman’ın Anısına” başlıklı taziye metninde şunları yazmıştı:

“Benim için tanıdığım en nazik, en cömert, en meraklı insandı. Hayata her zaman açık fikirli, içten ve sevgi dolu bir kalple, etrafındaki dünyaya hiç tükenmeyen bir merakla yaklaşırdı. İster antropoloji, tarih, siyaset ya da edebiyat üzerine konuşuyor olsun, ister dostlarıyla bir sofrayı paylaşıyor olsun, her ana aynı coşkuyu, bilgeliği ve yaşam sevincini taşırdı. Öğrencileri, meslektaşları, dostları ve ailesi aracılığıyla dünyanın dört bir yanında dokunduğu hayatlarda yaşamaya devam eden mirasının varlığını bilmek beni teselli ediyor.”

Rosmarie Bernard da onunla hayatını paylaşan kadınlardan biriydi.

O, Amerika’da kalmıştı…

Bir erkek, iki kadın, iki ölüm ilanı ve iki Türkiye

Eminim ki Yalman, duygularını yazılı bir şekilde ifade etmeyen başka sessiz kadınlar da bırakmıştır ardında…

Bir ölüm ve iki ölüm ilanı, Türkiye’nin mevcut duygu haritasını ne kadar çarpıcı bir şekilde yansıtıyor…

Bir ölüm…

Ve kutuplaşmış bir duygu coğrafyasının iki yüzü…

Sevdiğiniz insanın, sizin arkanızdan hangi gazeteye ölüm ilanını vermesini isterdiniz?

Bunu yüksek sesle ifade etmenize gerek yok…

Benim tercihim böyle bir “obituary”

Bana gelince…

Sedat Ergin’in, Nur Yalman’ın ardından Oksijen gazetesinde yazdığı bir “obituary” (ölüm yazısı) yayımlanmasını isterdim.

O kadar etkileyici bir şekilde yazmış ve güzel ayrıntılarla anlatmış ki…

Merak edenlere Oksijen gazetesinin web sitesindeki uzun tam versiyonunu okumalarını tavsiye ederim.

Obituary’yi okurken “bir dakika” dediğim an

Sedat Ergin’in Nur Yalman’ın akademik hayatı hakkında yazdıklarını okurken “Bir dakika” dedim…

Acaba Dan Brown son kitabı “Sırların Sırrı”nı yazarken, Nur Yalman’ın eserlerinden etkilenmiş olabilir mi?

Hatta Harvard çevresinde dolaşırken Nur Yalman ile yolları kesişmiş olabilir mi…

Bugün pazar…

Benim için uçuş günü…

Fantastik bir yolculuk yapmak istiyorum…

Konumuz Dan Brown olduğuna göre, rahatlıkla uçabiliriz.

Sırların Sırrı kitabında sorulan temel soru

Sedat Ergin, Nur Yalman’ın hayatı boyunca çalıştığı konuları özetliyor.

Ona göre temel soru şuydu:

Geleneksel toplumlarda kolekt

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın