
Prof. Dr. İlber Ortaylı hakkında bir yazı kaleme almanın uygun olmadığını düşünüyordum. Ancak, onun hakkında yapılan yanlış değerlendirmelerin farkına varınca bu yazıyı yazmaya karar verdim. Hoca’nın samimi Müslümanlığına dair yanlış izlenimlere sahip olabilecekleri bilgilendirmek ve tarihe not düşmek amacıyla bu satırları kaleme alıyorum. Merhum Ortaylı, içten bir Müslüman’dı, fakat bu durumu başkalarına göstermekten titizlikle kaçınırdı. Allah ile kul arasındaki güzel hasletlerini kimseyle paylaşma gereği duymayan biriydi. Ankara’da, Türkiye Günlüğü’nde rahmetli Mustafa Çalık’ın da bulunduğu bir ortamda, camiye arabayla gidenleri eleştirerek, “Camiye yürüyerek gidilir” dediğini bizzat duymuştum.
Hoca’nın hassasiyetini gösteren pek bilinmeyen bir olayı paylaşmak istiyorum: 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü olarak atanan İlber Ortaylı, bu görevde 2012 yılına kadar bulundu. Göreve geldiği yılın Ramazan ayında, Topkapı Sarayı’nda çalışmış olan ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için hatim okutturmak gibi ilginç bir gelenek başlattı. Hatim tamamlandığında küçük bir katılımcı grubuyla dua ettirdi. 2005 yılındaki hatim duasına davet edilenlerden biri olan değerli dostum Murat Kargılı, o gün yaşananları şöyle anlattı:
“2005 Ramazanında (5 Ekim – 2 Kasım) İlber Hoca beni arayarak, ‘Yarın Hırka-i Saadet’i açacağız, gelir misiniz?’ dedi. Davetini memnuniyetle kabul ettim. Salavatlar eşliğinde Hırka-i Saadet açıldı. İlber Hoca, daha önce ‘destmâller’ hazırlattırmıştı. Hırka-i Şerif’in açılış töreninin ardından, Hocamız akşam iftara katılmamı ısrarla istedi.
İftardan sonra Fatih Çollak Hoca bir aşir okudu. İlber Hoca, aşir kıraatinden sonra elime bir belge verdi. Fatih Hoca, İlber Hoca’nın hazırladığı ağaların duasını yaptı. Duadan sonra, hocanın listesini aldım, imzalattım ve tarih attırdım. O sırada İlber Hoca bana, ‘Bu sarayın sahipleri sultanlar değildir, asıl sahipleri bunlardır. Bunların adı sanı unutulmuş ve bazılarının nesilleri kesilmiştir. Kimseleri de yoktur’ dedi. Hoca’nın imzada ‘Murat’ yazmasının sebebi, isminin Fransızca telaffuzunun ‘Müra’ olmasıymış. Bu durumu da bana izah etti; benim Fransız okulundan mezun olmam nedeniyle böyle yazmıştı.”
İlber Ortaylı, müdürlük görevine başladığı bu geleneği sonraki yıllarda da sürdürmüştür. Her Cuma, ağalar ve cariyeler için hayır yapar, Kur’an okur ve okuturdu. 2005-2012 yılları arasında hiç ara vermeden Ramazan aylarında Topkapı Sarayı’nda, ağalar, cariyeler, Enderun hizmetlileri ve diğer hizmetlilerin ruhu için hatim duası okuttu. Bu işlemi Osmanlı teşrifatına uygun olarak Hırka-i Saadet ziyaretlerinden sonra gerçekleştirirdi.
Hatim duasına davet edilenler arasında sarayın o dönemdeki çalışanları da yer alırdı. Bu özel anlara tanıklık edenlerden biri de hocam Prof. Dr. Mehmet İpşirli’dir. İpşirli Hoca, şahit olduğu töreni şöyle anlattı: “İlber, Saray’a müdür tayin edildiğinde, Ramazan ayının bir gününde beni aradı. Akşam hatim duası yaptıracağını ve duayı benim yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de kabul ettim. Akşam iftardan sonra, bizzat İlber’in okutturduğu hatimin duasını okudum. Katılımcılar farklı meslek gruplarından kişilerdi. İlber, hatimi Saray’da hizmet etmiş ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için yaptırdığını, çünkü bunların arkasında kendilerine dua edecek kimseler bulunmadığını ifade etti.”
Sayfada, değerli dostum Murat Kargılı’nın gönderdiği belgeyi yayınlıyorum. Merhum Hocamız, Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü olduğu 2005 yılı Ramazan’ında ağalar ve cariyeler için hatim okutturduğu gibi, kendisi de 50 Yasin-i Şerif adamıştır. Fotoğraftaki listeyi bizzat İlber Hocamız, Murat Bey’e bir hatıra olarak vermiştir. Listede kimler için dua edildiği yazıyor. İlber Hocamız bizzat “50 Yasin-i Şerif adadım” ifadesini kullanmıştır.
iahaber Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



