İliç Maden Faciası: Rapor Neden Bekleniyor?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İliç Maden Faciası: Rapor Neden Bekleniyor?

Geçen yıl, 13 Şubat 2022 tarihinde, Erzincan ilinin İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen bir toprak kayması sonucunda 9 madenci hayatını kaybetti. Bu trajik olay, birçok aileyi derin bir acıya boğarken, madence güvenliği konusundaki tartışmaların yeniden alevlenmesine yol açtı.

Facianın yaşanmasının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) İliç Altın Madeni Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyonun çalışmalarına katılan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, yapılan incelemelerin üzerinden geçen zaman zarfına rağmen hâlâ raporun çıkmamış olmasına yönelik eleştirilerde bulundu.

Dr. Şevkin, “Komisyonun çalışmalarının tamamlanmasının üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hâlâ İliç Maden Faciası’na ilişkin rapor hazırlanmadı,” diyerek durumu eleştirdi. Ayrıca, bu süreçte Enerji Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı gibi ilgili kurumların, herhangi bir sorumluluk almadığını belirtti. Bu durumu yetersizlik olarak nitelendiren Şevkin, facianın sorumlusuz kalmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.

430 Milyon Dolar Zarara Dikkat Çekti

Dr. Müzeyyen Şevkin, İliç’teki olay nedeniyle Türkiye’nin toplamda milyarlarca dolarlık bir zarara uğradığını vurguladı. Özel bir vergi kaybı üzerinde durarak, toplam kaybın 430 milyon dolar olduğunu ifade etti. Bu durum, madenciliğin getirileri ile birlikte giderlerini de gözler önüne seriyor.

Şevkin konuşmasında, İliç Çöpler Altın Madeni’nin büyük bir kısmının (yüzde 80) Kanada-ABD ortaklığına ait olduğunu, diğer hisselerin ise yüzde 18.5’inin Çalık Holding ve Lidya Madencilik’e, yüzde 1.5’inin ise bir bankaya ait olduğunu belirtti. Örneğin, Kanadalı şirketin kendi ülkesinde bu madenciliği yapması durumunda yüzde 11.97 oranında vergi öderken, Türkiye’de bu oranın yalnızca yüzde 4.09 olabileceğine dikkat çekti. Bu durum, yabancı şirketlerin ülkemizdeki maden işletmelerinden elde ettikleri kazançlarla ilgili olarak ciddi bir vergi adaletsizliği ve kayıp anlamına geliyor.

Şevkin, “Yabancı şirketler, altın madenine ilişkin paraları alıp götürürken biz ise geride işçilerin ölümünü, çevre kirliliğini ve zehirli atıkları bıraktık,” diyerek durumun vahim bir noktada olduğunu ifade etti. Bu süreç, hem madencilik sektöründeki uygulamalar hem de çevresel etkiler konusunda daha fazla denetim ve sorumluluk alımını gerektiriyor.

Anıt Mezardaki Anma Töreninde Hüzün Hakim Oldu

İliç faciasında hayatını kaybeden madencilerin anısına düzenlenen bir anma töreninde, CHP Milletvekilleri Mustafa Sarıgül ve Gamze Taşçıer, işçilerin mezarını ziyaret etti. Törende, faciada can verenlerin yakınlarını teselli etmeye çalıştılar. Bu anma, madenci ailelerinin yaşadığı acının bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla gerçekleştirilmiş olsa da, genel olarak hüznün ve kaybın etkisi altında geçti.

Bu tür olayların önlenmesi için alınacak tedbirler, iş güvenliği anlayışının artırılması, yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi ve denetimlerin etkin hale getirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Dr. Müzeyyen Şevkin’in ifadeleri, iş güvenliği konusundaki eksikliklerin belirlenmesi ve önleyici tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çizmektedir.

Sonuç olarak, İli

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın