İliç’teki Maden Faciası: Adalet Arayışı Sürekli!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İliç’teki Maden Faciası: Adalet Arayışı Sürekli!

Erzincan’ın İliç ilçesinde 9 işçinin hayatını kaybettiği maden kazasının ikinci yıl dönümü nedeniyle Kadıköy’de bir yürüyüş ve anma etkinliği düzenlendi.

DİSK’in organizasyonu ile gerçekleştirilen anma etkinliğine, kazada yaşamını yitiren Uğur Yıldız’ın ailesinin yanı sıra, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TİP milletvekili Ahmet Şık, DEM Parti Milletvekili İbrahim Akın, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ve birçok vatandaş katıldı. Süreyya Operası önünden Boğa Heykeli’ne yürüyen katılımcılar, burada çeşitli konuşmalar yaptı. Konuşmalar sırasında “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “Kader değil cinayet, İliç için adalet”, “Katillerden hesabı emekçiler soracak” gibi sloganlar atıldı.

“MURAT KURUM NEDEN YARGILANMIYOR?”

Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız, konuşmasında adalet talebini yineledi. “Bize söz vermişlerdi, suçlular cezasını çekecek diye. Nerede suçlular? Hiçbirini mahkemede göremedik” diyerek tepkisini dile getirdi. Anne Yıldız, “Murat Kurum neden yargılanmıyor? Cengiz Demirci neden yargılanmıyor? Dışarıdaki Anagold sorumluları buraya getirtilmiyor? Adalet güçlüden yana mı bilmiyorum ama maalesef bizden yana olduğunu göremedik. Çocuklarımızın kanı yerde kalmasın, benim tek mücadelem budur. Anagold’un benim ülkemde ne işi var? Neden benim yeraltı kaynaklarımda var? Onlar zengin olurken bizim çocuklarımız ölüme terk ediliyor. Hakimlerin tarafsız olmasını istiyorum. Taraflı olup, baştan emir alıp Kanadalı’nın arkasında durmasınlar. Bu işte hükümetin de eli var. İliç de suçlu onlara topraklarını teslim ederek. Şu anda da açılmasını istiyorlar. Ben bir anne olarak oranın açılmasını istemiyorum. Bizi yönetenler sesimizi duysunlar, açılmayacak o ocak. Başka analar ağlamasın, başka evlatlar ölmesin” şeklinde konuştu.

“BU NASIL ADALET, BEN KİME GÜVENECEĞİM?”

Baba Ali Ekber Yıldız ise, “İliç’te facia olduğu zaman, 15 gün bir şey yapamadılar” diyerek durumu eleştirdi. “Başınızdaki ‘Biz büyük ülkeyiz’ diyor. Ben sizin büyüklüğünüzü görmedim. Sizin büyüklüğünüz, halkınıza zulüm etmek. Siz halkınızı aç bırakıyorsunuz. Ben de emekliyim; ben de açım. Dışarıda Trump kendi halkına sahip çıkıyor. Siz kendi halkınıza zulüm yapıyorsunuz. Ama dışarıya gelince susuyorsunuz. Ülkenizi sattınız. Şimdi sıra biz mi geldi? Çocuğum orada 53 gün toprak altında kalırken, siz Bakanlarınızı, milletvekillerinizi topladınız. Oğlumu arıyordum, büyük lider. Sen büyük değilsin, ülke düşmanısın. Beni mezarından döndüren adamlar, Cengiz Yalçın Demirci ve Kenan Öz neden getirilmez?” diye sordu.

Yıldız ailesi ve avukatları, facianın ardından 17 Şubat’ta Erzincan Adliyesi’nde görülecek duruşma için destek çağrısında bulundu.

“İŞ CİNAYETLERİ TOPLU KATLİAM OLUNCA GÜNDEM OLABİLİYOR”

Yıldız ailesinin avukatı Akçay Taşçı, iş cinayetlerinin toplumsal mücadelede önemli bir konu olması gerektiğini vurguladı. “Bütün Türkiye, Soma için ayaklanmıştı. Olayın olduğu gün yüksek bir hassasiyet vardı. Ama karar duruşmasında yine bir avuç insan olarak kaldık. İliç’te de durum farklı değil. İliç’teki katliamda devletin en yüksek makamları ‘İliç’in peşini bırakmayacağız’ demişti. Ama son duruşmada yine bir avuç insandık. İş cinayetleri Türkiye’nin en büyük yarası olmaya devam ediyor. Ancak bir toplu katliam olduğunda gündem olabiliyor” dedi.

“VERİLEN SÖZLER ORTADA KALMASIN DİYE DURUŞMAYA DAVET EDİYORUM”

Toplumsal mücadelenin önemine dikkat çeken Taşçı, “Eğer toplumsal mücadele olmazsa, biz avukatların ya da ailelerin duruşma salonundaki mücadelesinden bir sonuç alamayız. İliç’te 22’inci katta durması gereken yığın 33’üncü kata gelmişti. Yöneticiler, durumun farkındaydı ama bile bile üretime devam ettiler. Ayın 17’sinde duruşmamız var. Verilen sözler ortada kalmasın diye, İliç başka bir facianın davetiyesi olmasın diye duruşmamıza herkesi davet ediyorum” şeklinde konuştu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın