
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası öncesi Ekrem İmamoğlu, BBC Türkçe’ye verdiği röportajda dikkat çeken ifadeler kullandı. İmamoğlu’nun sözleri arasında yer alan, “İktidar yargı kumpasıyla rakibini oyun dışına ittiğinde, ‘Tamam o zaman başka adayla yarışalım’ dersek bugün İmamoğlu’na yapılan, yarın da başkasına yapılır. Bunu da görmek, buna uygun davranmak lazım,” cümlesi önemli bir mesaj taşıyor.
Bu ifadeler, İmamoğlu’nun adaylık tartışmalarına yanıt olarak geldi. ‘Bugün bana, yarın başkasına’ vurgusu, hukuksuzluğun her an kimin kapısını çalabileceğini gösteriyor. Hem siyasi davalarda hem de ekonomik meselelerde bu durum geçerli. İBB davası ve Kobani davası gibi örnekler, bu tür hukuksuzlukların toplumda nasıl yankı bulduğunu ve siyasi tarihin bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor.
İmamoğlu’nun yargılandığı dava, sadece bir yerel siyasetçinin yargılanması değil, aynı zamanda Türkiye’nin demokrasi, kurumsal yapı ve siyasi rekabet kapasitesi üzerinde yeni sorular doğuruyor. Bu dava, Türkiye’de rekabetçi siyasetin sınırlarını sorgularken, muhalefetin nasıl bir konumda olduğunu da gözler önüne seriyor.
Son on yılda Türkiye, giderek merkezileşen bir siyasi yapıya dönüşmüştür. 2017’deki anayasa değişikliği, yürütme gücünü büyük oranda tek elde topladı. Bu değişim, siyasi rekabetin doğasını da etkiledi. İstanbul gibi büyük şehirler, yalnızca yerel yönetimlerin ötesinde, ulusal siyasette alternatif güç merkezleri haline geldi.
İstanbul’un siyasi önemi, yalnızca demografik ve ekonomik değil, tarihi bir boyutu da taşıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi kariyeri, 1994’te İstanbul belediye başkanlığını kazanmasıyla başlamıştı. Bu nedenle İstanbul’daki her siyasi mücadele, Türkiye’nin genel siyasi yönelimi hakkında ipuçları veriyor. 2019 yerel seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nun elde ettiği başarı, muhalefetin iktidarı büyük bir metropolde devraldığı anlamına geliyordu ve bu durum, Türkiye’de seçim rekabetinin hala mümkün olduğunu gösterdi. İmamoğlu davası da bu kritik eşikte yer alıyor.
İmamoğlu, sadece İstanbul’un belediye başkanı değil, aynı zamanda iktidar karşısında seçim kazanabilmiş nadir siyasi figürlerden biri. 2019’da kazanılan İstanbul seçimleri, muhalefetin moral haritasını değiştirdi. 2024 yerel seçimlerine giderken, parti içindeki etkinliği ve ‘değişim’ mottosunun karşılık bulması, bu davayı yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi bir sembol haline getiriyor.
Davanın sonucu ne olursa olsun, İmamoğlu’nun durumu, gelecekteki seçimlerin halkın yargı eliyle siyaseti şekillendirme referandumu anlamını taşıyacak. Mahkeme süreci, Türkiye’nin siyasi geleceğine dair daha geniş bir tartışmanın kapılarını aralayabilir. Bu nedenle, dava yalnızca bir belediye başkanının geleceğini değil, Türkiye’de muhalefetin liderlik potansiyelini de etkileme potansiyeline sahip.
Türkiye’de siyaset genellikle sandıkta belirlenir. Ancak bazen mahkeme salonları da bu siyasetin yönünü belirleyen önemli sahnelerden biri haline gelebilir. İmamoğlu davası, böyle bir dönemi işaret ediyor. İmamoğlu ile birlikte 106’sı tutuklu 402 sanığın yargılanacağı süreçte, İmamoğlu’nun yakın çalışma arkadaşlarından belediye başkanlarına kadar birçok isim yer alıyor. Ayrıca, 15 gizli tanık ve indirimden yararlanmak isteyen 74 sanık da sürecin bir parçası.
Bu süreçte, 19 Mart’ta Saraçhane’de başlayan toplumsal duruşu güçlendiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in rolü de önemli. İlçe ilçe gezerek, bu karşı duruşu halkla buluşturması, ona önemli bir misyon yüklemiştir.
Türkiye’nin hemen yanı başında, büyüme potansiyeli yüksek bir savaş devam etmekte. Bu savaşın Türkiye’ye ekonomik ve güvenlik açısından taşıyacağı riskler göz önünde bulundurulmalı. Bölgedeki güç dengesi, ABD destekli saldırılarla değişirken, Türkiye’nin iktidarı için iki yol var: İçeride baskıyı artırmak ya da demokrasi ve hukukun işlediği bir dönem başlatmak. Ancak, ABD Başkanı ile kurulan dostluğun oluşturacağı politikalar anlamında iktidarın eli giderek zayıflıyor. Trump’ın güç kaybettiği bir dönemde, Türkiye’nin de bu belirsizlik içinde nasıl bir yol izleyeceği merak konusu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



