İmamoğlu Davası: Siyasi Casusluk Mu, İddialar mı?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İmamoğlu Davası: Siyasi Casusluk Mu, İddialar mı?

Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) – CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, “Eğer casusluk aranıyorsa, bakanlar arasında kaç tane çifte vatandaş olduğunu sorgulamak gerekir. İngiltere, Amerika ve Belçika gibi ülkelere vatandaşlık kazanan bakanlar mevcut. Casusluk iddiaları gündeme geliyorsa, hükümetin içindeki bu kişiler üzerinde durulmalı. Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın bu davadan dolayı casus olarak nitelendirilmeleri doğru değil; bu tamamen siyasi bir davadır. Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemek amacı taşımaktadır,” şeklinde konuştu.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gül’ün ‘siyasi casusluk’ suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmayı takip eden CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, ANKA Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.

“AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE YENİ BİR HEYET KURULDU”

Mahmut Tanal, “Bu soruşturma ilk başladığında 25. Ağır Ceza Mahkemesi vardı, ama daha sonra 39’a kadar uzandı. Dikkatlerin buraya yönelmemesi için 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeni bir heyet kuruldu. İddianame kabul edildikten sonra bu duruşmaya çıkan mahkeme heyeti oluşturuldu. Bu heyet başkanı, o dönemde Akın ile birlikte çalışanlardan biri olarak seçildi. Diğer iki üye ise sadece 1.5 veya 2 yıllık deneyime sahip yargıçlar. Deneyimsiz yargıçlara ağır ceza üyeliği yaptırmak, hukuk güvenliğini tehdit eder ve bu mahkemenin oluşumu, Anayasa Mahkemesi’nde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bozulmasına neden olabilir,” dedi.

“OKUNMAYAN BİR ŞEYİ OKUNMUŞ GİBİ GÖSTERMEK SUÇTUR”

Duruşma başında mahkeme başkanının isim yoklaması yapması ve iddianamenin ya okunması ya da özetinin sunulması gerektiğini belirten Tanal, “Bugün iddianame ya da özeti okunmadı, ama okunmuş gibi gösterildi. Okunmayan bir şeyi okunmuş gibi göstermek suç teşkil eder,” ifadelerini kullandı.

“BUNUN SİYASİ CASUSLUKLA NE İLGİSİ VAR?”

Mahmut Tanal, davanın siyasi ve askeri casusluk iddialarıyla açıldığını belirterek, “Ekrem İmamoğlu, 2019 belediye seçimlerini kazandı ve Türk siyasi yaşamında etkili bir isim olmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı adayı olmasının nedeni de bu. Ancak bunun siyasi casuslukla ne ilgisi var? Siyasi casusluk, Türkiye’ye ait bir sırrı başka bir devlete ya da örgüte vermek anlamına gelir. Bu davada devletin hangi sırrının verildiğine dair tek bir bilgi bile yok. Masumiyetini kanıtlama yükümlülüğü Ekrem İmamoğlu’nda değil, iddia eden tarafta,” şeklinde konuştu.

“ANAYASA RAFA KALDIRILIYOR”

Tanal, Anayasa’nın 30. Maddesi’nin basın araçlarının el konulmasını yasakladığını hatırlatarak, “Ancak burada Anayasa ihlal ediliyor. Sanık durumundaki Hüseyin Gül, ‘Ben devletin en yetkili resmi belgesini alan kişiyim’ diyor. Cumhurbaşkanı yardımcısı tarafından yurt dışında çalışmak üzere görevlendirilmiş tam yetkili bir kişi olduğunu belirtiyor. Avukatları belgesini ibraz etti, fakat Ekrem ve Necati’nin avukatları mahkemede bunu talep edince, ‘UYAP sistemine eklendiği zaman alabilirsiniz’ dediler. Bu nedenle çapraz sorgu imkanımız olmadı,” dedi.

“JÖN TÜRKÇÜYÜM DİYOR”

İddianameyi düzenleyen savcının ne Hüseyin Gül’e ne de Ekrem İmamoğlu’na soru sormadığını ifade eden Tanal, “Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’na ‘Size ziyarete geldi, siz de teşekkür ettiniz’ diyor. Bu bir sosyal davranış kuralıdır. Savunma müsteşarı ile ilgili yapılan toplantılar, Baykar ile ilgili toplantılar gibi birçok konuda Hüseyin Gül orada bulunmuş. ‘Amerika’daki ve İngiltere’deki Türkiye Cumhuriyeti devletine dair toplantıları ben organize ettim’ diyor Hüseyin Gül. ‘Ben bugüne kadar CHP’ye oy vermemiş biriyim, aynı zamanda Jön Türkçüyüm’ diyerek ülkesi için duyduğu sevgiyi ifade ediyor,” şeklinde sözlerine devam etti.

“BAKANLAR ARASINDA KAÇ TANE ÇİFTE VATANDAŞ VAR?”

Casusluk aranıyorsa, bakanların arasında kaç tane çifte vatandaş bulunduğu sorusunu gündeme getiren Tanal, “İngiltere, Amerika ve Belçika vatandaşı olan bakanlar var. Casusluk aranacaksa, hükümetin içindeki bu kişilere bakılmalı. Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’dan casus çıkmaz; bu dava tamamen siyasi bir davadır. Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemeye yönelik bir çabadır,” ifadelerini kullandı.

“SİLAHLI EMNİYET MENSUPLARININ MAHKEME KÜRSÜSÜNE ÇIKMASI SUÇTUR”

Tanal, “Bugün burada silahların gölgesinde bir yargılama yapılıyor. Mahkeme heyeti gelmeden, izleyicilerin olduğu ortamda sivil polisler kürsüye çıkmaktadır. Bu durum, yargılamanın ciddiyeti ile bağdaşmaz. Mahkeme hakimi ve savcısı dışında kimse kürsüye çıkamaz. Bu tür bir davranış, korkutma ve sindirme amaçlıdır. Adalet Bakanlığı ve HSK’ya sesleniyorum; mahkeme hakiminin kürsüsüne silahlı emniyet mensuplarının çıkması suçtur,” diyerek son sözlerini tamamladı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın