İmamoğlu Davası’nda Avukat Pehlivan’ın Sert Savunması

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İmamoğlu Davası’nda Avukat Pehlivan’ın Sert Savunması

(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası’nın 27. duruşmasında, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunmasını tamamladı. Pehlivan, duruşmada, “Hakkımda adli kontrol tedbirlerinin yetersiz oluşuna dair neden bir karar vermiyorsunuz? Delilleri karartma şüphem olduğunu söylüyorsunuz, ama hangi delilleri karartacağımı belirtmiyorsunuz. Beni kızımdan ayrı tutmanızın ek gerekçesi nedir?” şeklinde sorular yöneltti. Avukat Pehlivan, “Siyasi iktidar, yargı ve medya üçgeninde üzerimize atılan oklarla başa çıkmaktan yılmadık, yılmayacağız. Bilmelisiniz ki, hukukta ısrar etmekten ve avukatlık yapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı İBB Davası’nın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda gerçekleştiriliyor.

Duruşmada, İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, geçtiğimiz çarşamba günü başladığı savunmasını tamamladı. Pehlivan, “Bu noktada, iktidarın yargı aracılığıyla yürüttüğü operasyonun tarihini, amaçlarını ve araçlarını sizlere özetlemeye çalıştım. Belki dinlerken, ‘Bu adam neden kendisinden hiç bahsetmeyen tanıkların, kendisiyle ilgisi olmayan suçlamaların izahını yapmaya çalışıyor?’ diye sormuşsunuzdur. Bunun cevabı, ben avukatım ve savunmama bir avukat olarak devam ettim. Bu devasa kurguya itiraz ettim çünkü örgüt ve etkin pişmanlık meseleleri beni de ilgilendiriyor” şeklinde konuştu.

Pehlivan, “Hukukçular, sizi ilgilendiren meseleler hakkında neden sessiz kalıyorsunuz?” diyerek meslektaşlarına yönelik bir merakını dile getirdi. Bu merakını, İtalyan filozof Agamben’in “Hukukçular, sizi ilgilendiren meseleler hakkında niçin suskunsunuz?” sözüyle ifade etti. Pehlivan, avukatlık hakkının savunma için gerekli olan bir dilin varlığını gerektirdiğini belirtti.

Avukatlık mesleğinin, çatışmanın var olduğu durumlarda karşı durma zorunluluğu taşıdığını vurgulayan Pehlivan, “Yargının üç sacayağından biri olmakla birlikte, sürekli kırılmaya çalışılan o ayak olmaktan dolayı mesleğimizin tarihsel sürecine göndermede bulunmak istiyorum. Suçlunun, teröristin, muhalifin avukatı olduğu için linç edilen avukatların ülkesinde yaşıyoruz” dedi.

Mehmet Pehlivan, “Ben Sayın İmamoğlu’nun avukatı olmasaydım bugün burada olmazdım. Eğer Azeri iş insanının avukatı olsaydım, karşınızda olmayacaktım. Biz avukatlar, hava karanlık görünüyor, üzerimize yağan oklarla birlikte karanlıkta bir kavga vermemiz bekleniyor. Bizim kavgamız budur” açıklamasında bulundu.

Pehlivan, savunmanın hukukun temeli olduğunu ve yargının kontrolsüz otoritesine karşı savunmanın bir mekanizma olarak ortaya çıktığını belirtti. “Savunma, yargılamaya eklemlenmiş bir pozisyon değil, esas bir mekanizmadır” ifadesini kullandı.

Avukat Pehlivan, cezaevinde geçirdiği koşulları da anlatarak, “Kuyu tipi hapishane” uygulamalarına dikkat çekti. Pehlivan, “Beş metrekarelik avlusu 13 metreyle çevrili olan bir hapishanede yaşıyoruz. Güneş ancak duvardan yansıyor” dedi.

Pehlivan, tutuklama kararlarının nasıl verildiğine dair eleştirilerde bulunarak, “Aylardır tutuklu yargılanıyorum ve savcıya, ‘Kapatılmanın nasıl bir şey olduğunu empatiyle tahlil edemezsiniz’ dedim” dedi. Ayrıca, sadece avukatlık yaptığı için tutuklananların olduğunu vurguladı.

Son olarak, Pehlivan, “Beni kızımdan ayrı tutmanızın ek gerekçesi nedir? Hakkımız olanı niye yalvararak istiyoruz sizden?” diyerek, tutukluluk sürecinin adil bir şekilde sorgulanması gerektiğini ifade etti. Duruşma, Pehlivan’ın savunmasını tamamlaması ile bir saatliğine ara verildi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın