İmamoğlu Operasyonları: Siyasi Müdahale Mi?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İmamoğlu Operasyonları: Siyasi Müdahale Mi?

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 19 Mart operasyonlarının birinci yıl dönümünde sürecin değerlendirmesini yaparak, yaşanan olayları İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu üzerinden gerçekleştirilen bir siyasi müdahale olarak nitelendirdi. Çelik, operasyonların hukuksuz bir şekilde ilerlediğini belirterek, “Önce tutuklama yapıldı, ardından delil üretme çabasına girildi; fakat milyonlar adalete sahip çıktı” dedi. Ayrıca, mitinglerin devam edeceği ve sürecin ‘tarihin en uzun soluklu seçim kampanyası’ olarak adlandırılacağını ifade etti.

Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, Çelik 19 Mart operasyonlarının birinci yılına ilişkin değerlendirmesinin başlangıcını 31 Mart 2024’teki yerel seçimlerle ilişkilendirdi. CHP’nin yerel seçimlerdeki başarısının siyasi dengeleri değiştirdiğini ifade eden Çelik, “Sosyal politikalar, burslar, yurtlar, kreşler ve desteklerle halkçı belediyecilik güçlendi. 2024 sonrası bunun daha da büyüyeceğini gördüler” şeklinde konuştu. Çelik, bu durumu dikkate alarak siyasi bir karar alındığını ve sürecin adım adım ilerlediğini vurguladı: “Cumhuriyet Bayramı’nın 29 Ekim’de çok güçlü bir şekilde kutlanmasının ardından, 30 Ekim’de Esenyurt Belediyesi ile düğmeye bastılar” dedi.

“Normalde delil toplanır, sonra operasyon yapılır”

Çelik, 19 Mart sürecinin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu üzerinden yürütülen bir siyasi müdahale olduğunu belirtirken, “Ekrem İmamoğlu bir iddia ortaya koydu. ‘Cumhurbaşkanı adayımızı ön seçimle belirleyeceğiz’ dedi. Bunun ardından 18 Mart’ta diploması iptal edildi, 19 Mart’ta ise operasyon gerçekleştirildi” dedi. Operasyonların işleyişine dair konuşan Çelik, “Normalde delil toplanır, sonra operasyon yapılır. Burada önce tutuklama yapıldı, ardından delil üretme çabasına gidildi” ifadelerini kullandı. Ayrıca, İBB ve belediyelere yönelik operasyonlar sırasında medya ve sosyal medya aracılığıyla kamuoyunun yönlendirilmeye çalışıldığını, ancak bu çabanın etkisiz kaldığını da sözlerine ekledi.

Çelik, “19 Mart’ta yurttaşlarımız sürece çok güçlü bir şekilde sahip çıktı. Ekrem İmamoğlu’na, CHP’ye ve demokrasiye sahip çıkıldı. Protestolar Saraçane’de başlayıp tüm Türkiye’ye yayıldı. Önce on binler, sonra yüz binler, en sonunda milyonlar bir araya geldi” şeklinde konuştu.

“En uzun soluklu seçim kampanyası”

19 Mart sonrası CHP’nin İstanbul ve Türkiye genelinde düzenlediği mitinglerin klasik bir siyasi kampanyanın ötesine geçtiğini belirten Çelik, süreci ‘tarihin en uzun soluklu seçim kampanyası’ olarak değerlendirerek, “Seçim dönemlerinde günde üç miting yapabilirsiniz. Ancak 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizde, ortada hiçbir seçim yokken, seçim takvimi belli değilken bir siyasi parti bir yılda 100 buluşma gerçekleştirdi ve gittiğimiz her yerde ‘kale siyaseti’ bitirilerek meydanlar dolup taştı” dedi.

“Ekmek ve özgürlük mücadelesiyle adalet mücadelesi birbirinden ayrılamaz”

Çelik, gelecekte miting ve buluşmaların artarak devam edeceğini dile getirirken, “Türkiye’de mitinglerin yarısı tamamlandı. Genel başkanımız Sayın Özgür Özel öncülüğünde 81 ilde mitingler devam edecek. İstanbul’da da mücadele kararlılıkla sürecek. İki yönlü bir süreç yürüteceğiz. Ekmek ve özgürlük mücadelesiyle adalet mücadelesi birbirinden ayrılamaz. Hem çarşıda, pazarda hem de sahada, sokakta genel başkanımız ve bizler yurttaşlarla buluşacağız” ifadelerini kullandı.

“Devlet geleneğinin ne olduğunu biz çok iyi bilen insanlarız”

Silivri’de 9 Mart’ta başlayan İBB Davası’nda, ikinci haftası dün sona eren duruşmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çelik, dışarıda gerilim yaşanmaması için yoğun çaba sarf ettiklerini belirtti. “Dışarıda gerilim olduğunda içerideki gerçekler görünmez hale geliyor” diyen Çelik, “Biz gerilimden özellikle kaçınıyoruz. İstiyorlar ki CHP sürekli polisle, askerle karşı karşıya gelen bir konumda olsun ve salonun içerisindeki gerçeklikler perdelenmiş olsun. Ben bu ülkeye 30 yıl hizmet etmiş bir öğretmenin çocuğuyum. Devlet geleneğinin ne olduğunu biz çok iyi bilen insanlarız” şeklinde konuştu.

Duruşmalardaki savunmalarda önemli çelişkilerin ortaya çıktığını da ifade eden Çelik, “Etkin pişmanlıktan yararlanan bir kişinin ifadelerindeki çelişkiler açıkça belirginleşti. ‘Gördüm’ demiyor, ‘duydum’ diyor. Bu iddiaların ne kadar zayıf olduğu duruşma salonunda netleşti” dedi.

Sürecin uzatılmaya çalışıldığını ve gerçeklerin gölgelenmek istendiğini savunan Çelik, nihai kararın yurttaşlar tarafından verileceğini ve “Günün sonunda son karar verici halktır, millettir. Gerçekleri gizleyerek toplumda karşılık bulmaya çalışıyorlar ama bunu başaramıyorlar. Saraçane’de ve meydanlarda bu gerçeği herkes görüyor” şeklinde konuştu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın