
iahaber Haber Merkezi
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve “etkin pişmanlık” ifadesi veren, “ajanlık” ile suçlanan sanık Hüseyin Gün’ün “siyasal casusluk” suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davada ara karar açıklandı. Mahkeme, savcılığın talebi doğrultusunda dört sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Davanın bir sonraki duruşması 6 Temmuz 2026’da gerçekleştirilecek.
“Casusluk” davası ile ilgili olarak İmamoğlu, savcılık makamının siyasi bir iktidara bağlı bir ofis gibi çalıştığını belirterek, bu duruma karşı çıkılması çağrısında bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ile Özkan, Gün ve Yanardağ’ın yargılandığı davanın duruşması, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda gerçekleştirildi. Mahkeme, “Siyasal casusluk” suçlamasıyla ikisi 15, ikisi 20 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi.
14.40 – Ara karar: Tutukluluk devam edecek
Verilen aradan sonra, “casusluk” davasında ara karar açıklandı.
Mahkeme, duruşma savcısının mütalaası doğrultusunda dört sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
İmamoğlu, Özkan, Yanardağ ve Gün, davanın sürecinde tutuklu olarak yargılanmaya devam edecek.
Bir sonraki duruşma tarihi 6 Temmuz 2026 olarak belirlendi.
13.18 – Ara kararın görüşülmesi için duruşmaya ara verildi.
Duruşmaya, ara kararın verilmesi amacıyla kısa bir ara verildi.
İmamoğlu, İBB davasına geçmek üzere duruşma salonundan ayrıldı
İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken, “Ayağınıza sağlık. Ara karara katılmayacağım. İBB davasına geçeceğim. Şimdi kötü bir şey söylersem başıma iş açılır,” ifadelerini kullandı.
12.40 – Avukatlar savunmalarını yaptı
Duruşma, avukatların savunmalarıyla devam etti.
11.50 – Hüseyin Gün: “Benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam.”
Hüseyin Gün, “örgüt yöneticisi misiniz?” sorusuna daha önce yanıt vermemişti; ancak bu sefer, mütalaaya karşı savunmasına başladı. Gün, şu şekilde konuştu:
“Casusluk davası ile irtibatım olmadığını düşündüğüm için o sırada cevap vermedim ve susma hakkımı kullandım. Ancak savunmamın bütünlüğü açısından bu soruya cevap vermek istiyorum. Ben bir örgüt yöneticisi değilim; bir örgüt kurmadım veya bir örgüt üyesi değilim. Aynı zamanda varlığı iddia edilen bir örgüte de bilerek yardım etmedim. Devlet terbiyesi ve haysiyeti içinde bildiklerimi samimiyetle aktardım ve benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam.”
Bu ifadeleri, soruşturma savcılığı tarafında “etkin pişmanlık” olarak değerlendirildi. Gün, savcının hukuki değerlendirmesini kabul ettiğini belirtti. Ayrıca, “Sayın Başkan, emniyetteki ifademde ne örgüt yöneticisi olduğumu ne de casusluk suçunu işlediğime dair bir ikrarda bulunmadım. Olmayan bir şey var olamaz,” ifadelerini kullandı.
Gün, ayrıca, “Ben sadece sade bir Türk vatandaşıyım. Ülkemi, toprağımı ve bayrağımı severim; bunun aksini gösteren hiçbir delil ne dosyada ne de dijital materyallerde bulunmamaktadır,” dedi.
11.30 – Necati Özkan’dan iddianame eleştirisi: “Delil yok, savcının yorumları var.”
Savunma yapan Özkan, “Çıkar amaçlı bir iddianameden bahsediyoruz. Burada tek bir çıkar var. O çıkarı gerçekleştirebilmek için bu iddianame hazırlanmış ve bu çıkar bize şunu söylüyor: ‘Ekrem İmamoğlu’nu içeride tut, Merdan Yanardağ’ın malına el koy.’ Özeti bu; başka bir şey yok,” dedi.
Davanın siyasi boyutuna dikkat çeken Özkan, “Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz, olmayan bir suçtan dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Olmayan bir koyundan post çıkarma çabası bu,” ifadelerini kullandı.
11.10 – Merdan Yanardağ: “Amerikancı iktidar, yurtseverleri casuslukla suçlamaya kalkıyor!”
İmamoğlu’nun ardından savunma yapan Merdan Yanardağ, “Amerikancı bir iktidar, emperyalizmin iş birlikçileri bu ülkenin yurtseverlerini, solcularını, cumhuriyetçilerini casuslukla suçlamaya kalkıyor,” dedi.
Yanardağ, “Bu iddianame, gerçek anlamda siyasi savunmayı hak edecek bir donanıma, niteliğe sahip değil,” şeklinde konuştu.
10.45 – İmamoğlu’ndan Özkan ve Yanardağ için tahliye talebi
Ekrem İmamoğlu, savunmasında Necati Özkan ve Merdan Yanardağ için tahliye talep etti. “Hukukun, adaletin namusunu koruyun,” dedi.
“Direnmek kadar büyük bir mücadelenin kararlılığı içindeyiz ve bu mücadelenin sonucu milletin zaferiyle sonuçlanacaktır. Eğer tutuklamanın devamı talebine karşı bir mütalaaya yanıt vereceksem, cevabım çok net: Sayın Necati Özkan ve Sayın Merdan Yanardağ’ı tahliye ediniz,” dedi.
10.20 – İmamoğlu: “Bu iddianame bir hukuk cinayeti!”
Savcının mütalaasına karşı savunma yapan İmamoğlu, “Bu iddianame hukuk cinayetidir. İddia makamı, siyasi iktidara bağlı bir ofis gibi çalışmaktadır,” şeklinde konuştu.
Davanın üçüncü celsesinde duruşma savcısı mütalaasını sundu ve tutukluluk halinin devamını talep etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



