
14 Nisan 2026 14:40
Güncelleme: 14 Nisan 2026 14:48
iahaber Haber Merkezi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı başvuruya ilişkin hükümete bazı sorular yöneltti. Bu gelişmenin ardından İmamoğlu, “Türk hükümeti, AİHM’nin sorduğu soruların da gösterdiği gibi taraf olduğu uluslararası anlaşmalara ve evrensel hukuk ilkelerine geri dönmek zorundadır.” şeklinde bir açıklama yaptı.
AİHM, 23 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik başlatılan ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında tutuklanan İmamoğlu’nun tutukluluk halini öncelikli olarak ele aldı. Mahkeme, Türkiye’ye İmamoğlu hakkında altı önemli soru yöneltirken, tutukluluğun siyasi bir amaç taşıyıp taşımadığı da değerlendirilecektir.
Söz konusu sorulardan dördü, AİHM’in tüm tutuklama başvurularında sorduğu standart sorulardan oluşurken, 5. ve 6. sorular ise ilk defa İmamoğlu’nun başvurusunda ortaya çıktı.
AİHM, “Başvurucu hakkında yapılan ceza yargılaması ve tutukluluğu – siyasi amaçlarla uygulandığı iddiası çerçevesinde – başvurucunun seçilme hakkını ve seçim sürecine etkin katılımını engellemiş midir?” sorusunu yöneltmiştir.
İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Tutukluluğumla ilgili AİHM’e de başvuru yapmıştık. Geçtiğimiz günlerde AİHM, bu başvuruyla ilgili hükümete belirli sorular yöneltti:” ifadelerine yer verdi.
Açıklamada, “Elinizde tarafsız bir gözlemciyi ikna edecek tek bir somut delil var mı? Neden her defasında önümüze aynı kopyala-yapıştır gerekçeleri koyuyorsunuz?” sorularını gündeme getirdi.
İmamoğlu, “Bu soruların yanıtı milletin kalbinde bellidir, bundan hiç şüphemiz yok. Ancak AİHM açıkça soruyor: Siz bu adamı gerçekten hukuki nedenlerle mi tutukladınız, yoksa cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan ettiği için siyasi rakiplerinizi oyun dışı bırakmak amacıyla mı hapse attınız?” dedi.
AİHM’in Türkiye’ye yönelttiği sorulardan biri de, “Aday olma hakkı engelleniyor mu, tutukluluğu için somut delil var mı?” oldu.
Açıklamada, 19 Mart 2025’te polisin yürütülen soruşturma kapsamında İmamoğlu’nun evinde arama yaptığı ve aynı gün gözaltına aldığı bilgisi yer aldı. Ayrıca, soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirildiği ve itirazın hâlâ sonuçlanmadığı hatırlatıldı.
Tutuklamaya yapılan itirazın da reddedildiği ifade edilirken; İmamoğlu’nun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesi ile hakların kötüye kullanılmasını yasaklayan 18. maddesinin ihlal edildiğini savunduğu belirtildi. Bununla birlikte, İmamoğlu’nun serbest seçim hakkını düzenleyen Ek 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesinin de ihlal edildiği iddiasında bulunduğu aktarıldı.
AİHM’in açıklamasında, “Başvurucuya göre, dosyada kendisine yönelik ‘makul şüphe’ oluşturacak yeterli delil bulunmuyor. Ayrıca tutuklama kararlarının somut gerekçelere dayanmadığını, kalıp ifadelerle verildiğini ve tutukluluk süresinin makul olmadığını belirtiyor. Dosyaya erişimin kısıtlanması nedeniyle tutukluluğuna etkili şekilde itiraz edemediğini savunan başvurucu, Anayasa Mahkemesi’nin de başvurusunu yeterince hızlı incelemediğini öne sürüyor. Başvurucu, cumhurbaşkanı adaylığını açıkladıktan sonra tutuklanmasının siyasi amaç taşıdığını iddia ediyor. Bu durumun seçim kampanyasını yürütmesini engellediğini ve seçimlerde dezavantaj yarattığını belirterek, serbest seçim hakkının ihlal edildiğini savunuyor.” denildi.
AİHM, İmamoğlu’nun talepleri ve iddiaları doğrultusunda Türkiye’den başvuruyla ilgili altı sorunun yanıtlanmasını, soruşturma dosyasının kopyasını ve dosyadaki tüm belgeleri talep etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



