
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile ilgili olarak sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. İddianamede, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında “casusluk” suçlaması yer alıyor.
Karabat, İçişleri Bakanlığı’nın 2 Eylül 2019 tarihli, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzalı belgesini paylaşarak “İşte belgesi… Sözde casusluk iddianamesi tel tel dökülüyor” ifadelerini kullandı. Açıklamasında, iddianamenin hukuktan ve mantıktan yoksun olduğunu belirtti. Karabat, İmamoğlu’nun verileri yedekleme talimatının savcının suçlamaları arasında yer aldığını hatırlatarak, bu talimatın ardından yapılan incelemede verilerin kopyalanmadığının resmi olarak kaydedildiğini vurguladı.
“VERİLERİN KOPYALANMADIĞI RESMİ OLARAK KAYDA GİRDİ”
Karabat, “Sözde casusluk iddianamesi, diğer kumpas davaları gibi hukuktan yoksundur. Verilerin yedeklenmesi suçlaması, devletin resmi belgelerinde daha önce çürütülmüştür” dedi. Ayrıca, yargının demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan faaliyetlerine dikkat çekerek, AKP’nin siyasi rakiplerine yönelik başlattığı kumpas davalarının inandırıcılığını yitirdiğini ifade etti. Ergenekon-Balyoz sürecinden bu yana, AKP’nin muhaliflerine yönelik oluşturduğu yargı cuntasının son aşamasının 19 Mart darbe girişimi olduğunu dile getirdi.
“İDDİANAMEDE BELEDİYE BAŞKANI OLMAYA ÇALIŞMAK SUÇ GİBİ GÖSTERİLMİŞ”
Karabat, iddianamenin hukuka aykırı olduğunu belirterek, belediye başkanı olmaya çalışmanın, ülke siyasetinde söz sahibi olmaya çalışmanın ve cumhurbaşkanı adayı olmanın suç gibi gösterildiğini vurguladı. Anayasa’nın 67’nci maddesini hatırlatarak, vatandaşların siyasi faaliyetlerde bulunma hakkına sahip olduğunu ifade etti ve yargı cuntasının Anayasa’yı hiçe saymaya çalıştığını dile getirdi.
Karabat, Ekrem İmamoğlu’nun meşru siyasi faaliyetlerinin engellenmeye çalışıldığını belirtti. “Bu devletin kuruluş sözleşmesi Anayasa’dır. Yargı cuntası, Anayasa’da yer alan hükümleri ortadan kaldırmaya çalışmaktadır” dedi.
İŞTE BELGESİ! SÖZDE CASUSLUK İDDİANAMESİ TEL TEL DÖKÜLÜYOR…
1) Sözde casusluk iddianamesi, diğer kumpas davaları gibi hukuktan ve mantıktan yoksundur. Verilerin yedeklenmesi suçlaması var ve bu devletin resmi belgelerinde daha önce çürütülmüştür.
“HÜSEYİN GÜN’ÜN, AKP’LİLERLE, MİT BAŞKANI İBRAHİM KALIN İLE ÇEKİLEN FOTOĞRAFLARI İDDİANAMEDE YER ALMIYOR”
İddianamedeki en büyük suçlamanın, İBB verilerinin darkweb’e yüklenmesi olduğunu belirten Karabat, savcının Ekrem İmamoğlu’nun bu talimatı verdiğini ve Necati Özkan’ın Hüseyin Gün ile birlikte verileri darkweb’e yüklediğini ileri sürdüğünü ifade etti. Ancak, bu iddiaların devletin resmi belgeleriyle çürütüldüğünü vurguladı. İddianamede ajanlık suçlaması bulunmasına rağmen, hangi ülke lehine hareket edildiğine dair hiçbir bilgi olmadığını belirtti.
Hüseyin Gün’ün AKP’li bakanlarla ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ile çekilen fotoğraflarının iddianamede yer almadığını söyleyen Karabat, toplumun bu tür iftiralara inanmadığını belirtti. “İftiralarınıza toplumun en az dörtte üçü inanmıyor. Farklı suçlamalar yönelterek, aileleri işin içine katarak inandırıcı olacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



