
Hafta boyu milletvekilleri ile yakın temas halinde olan Günaydın‘ın, fire vermeden 133 imzanın tamamını alabilmek için çalıştığı öğrenildi. İmamoğlu‘nun sağ kolu olarak tanınan Günaydın, bu süreçte 133 milletvekilinin her birini İmamoğlu için imza vermeye davet etti. Bunun yanı sıra, partinin ‘birlik-beraberlik görüntüsü’ sergilemesinin önemine de vurgu yaptı.
GÜNAYDIN’IN ÇABASI SONUÇ VERMEDİ
Ancak, Günaydın‘ın bu girişimine Kılıçdaroğlu‘na yakın olan 17 milletvekilinin hiçbiri icabet etmedi. Bu durum, İmamoğlu‘nun adaylığı konusunda yaşanan belirsizliklerin ve muhalefetin artmasının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Kılıçdaroğlu‘na yakın isimlerin, İmamoğlu’na imza vermemesi, aralarındaki politik gerilimi daha da derinleştirdi.
ÖZTRAK, SALICI, ÖZKAN…
İmamoğlu için imza vermeyen milletvekilleri arasında Kılıçdaroğlu döneminin etkili figürleri olan Faik Öztrak, Oğuz Kaan Salıcı, Tuncay Özkan ve Orhan Sarıbal gibi önemli isimlerin bulunduğu gözlemlendi. Bu isimlerin, İmamoğlu‘na destek vermemesi, onun adaylığı sürecinde yeni bir muhalefet grubunun oluşmakta olduğuna dair yorumları doğurdu. Partinin içindeki bu bölünmüşlük, İmamoğlu için oldukça zorlu bir süreç haline geldi.
ÖRGÜTLER HOMURDANIYOR
Aynı zamanda, İmamoğlu‘nun, kendisini partinin adayı olarak dayatmak adına uyguladığı ‘tek adaylı ön seçim’ yöntemi, parti içerisindeki örgütlerde de hoşnutsuzluk yaratmaya başladı. Partili kaynaklardan edinilen bilgiler doğrultusunda, örgüt temsilcileri arasında “Eğer tek aday varsa neden ön seçime gidiliyor?” ve “Eğer İmamoğlu aday olacaksa, iki yıl boyunca İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) başkanlığını nasıl yürütecek?” gibi kaygı verici tartışmalar meydana geldi.
Bu tartışmalar, parti içindeki dayanışma duygusunu zedelerken, aynı zamanda İmamoğlu’nun adaylığına yönelik muhalefeti de güçlendirdi. Tüm bu süreç, özellikle Kılıçdaroğlu destekçilerinin tedirginliği ile birleşince, İmamoğlu’na ait olan manevi destek ve güvenin sorgulanmasına yol açtı.
Parti içindeki huzursuzlukların yanında, Günaydın ve ekibinin çabaları, İmamoğlu’nun adaylık sürecinden dolayı önümüzdeki günlerde daha fazla gündeme gelecek gibi görünüyor. İmamoğlu’nun, bu süreçteki performansı ve stratejileri, muhalefetin daha da parçalanıp parçalanmayacağını belirlemede kritik bir rol oynayacak.
Sonuç olarak, İmamoğlu‘nun adaylığı, yalnızca kendi destekçileri ile sınırlı kalmayacak; aynı zamanda parti içindeki güç dinamiklerini de etkileyecektir. Günaydın’ın çabalarının sonuç vermemesi, İmamoğlu için yeni stratejiler geliştirmesi gerektiği anlamına gelecektir. İlerleyen günlerde, partinin hangi yönde ilerleyeceği ve Günaydın ile İmamoğlu ilişkilerinin nasıl bir evrime
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



