
“`html

Nefes yazarı Nuray Babacan, Türkiye’nin siyasi gündemindeki son gelişmelere dair bir yazı kaleme aldı. Bu yazıda, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘na yönelik açılan soruşturmalar ve belediyelere atanan kayyımlar üzerine yapılan AK Parti içindeki tartışmalara yer verildi. Babacan, iktidar partisinde üç farklı görüşün öne çıktığını dile getiriyor. Bu görüşlerin, CHP’li belediyelere kayyum atanması sürecinin düşündürttüğü olasılıklar doğrultusunda şekillendiğini ifade ediyor.
Babacan, “İstanbul’a kayyum atamak” başlıklı yazısında şu ifadeleri kullanıyor:
“İktidar partisinde bu yaşananlara bakış açısını 3 başlıkta toplamak mümkün. Bütün bunların muhalefetin işine yaradığını düşünenler, gelişmeleri Mansur Yavaş açısında yorumlayanlar, bir de bu planın CHP’nin içini karıştıracağı, bunun da kendilerine yarayacağına inananlar…”
1- İlk grup, yaşananların demokratik süreçler açısından sıkıntılı olduğunu savunuyor. Bu grup, ‘Bu olayda, bize yönelik art niyet var mı?’ sorusunu gündeme getiriyor. Onlara göre, her ne olursa olsun yargının siyasallaşmaması gerektiği ve İmamoğlu ile yargı arasındaki çatışmanın iki taraf için de sorun yaratabileceği ifade ediliyor. Bu süreçlerin yavaş ilerleyeceği, istinaf ve yargıtay süreçlerinin tamamlanmasının zaman alacağı vurgulanıyor. Erken seçim kararının alınmasının tüm bu durumu askıya alacağına dikkat çekiliyor.
2- İkinci grup, muhalefetin kandidatı olarak Mansur Yavaş’ın tercih edilmesi için çaba sarf edildiğini belirtiyor. Ancak bu grup, Yavaş’ın Kürtlerden oy alamayacağı ve seçim kampanyasında sorun yaşayacağı görüşündedir. Yavaş’ın, muhafazakar kesimden daha fazla oy alabileceği fakat CHP’ye oy veren Kürt seçmenlerin ideolojik olarak bu durumda AK Parti’yi tercih etmeyeceği değerlendirmesi yapılıyor. Bu nedenle, muhalefetin adayı olarak Yavaş’ın riskli bir seçim olabileceğini düşünüyorlar.
3- Üçüncü grup ise durumu çok daha keskin bir bakış açısıyla değerlendiriyor. ‘Bundan sonra hiçbir şey sürpriz olmaz. Bu iş, İstanbul’a kayyum atamasına kadar gider’ diyen bu grup, İmamoğlu’nun siyaseten engellenmesi durumunda, bu tür hamlelerin geçmişte Tayyip Erdoğan’a yönelik yapılmış olanların tekrarını doğurmayacağı görüşündedir. Ayrıca, İmamoğlu’nun siyasetten dışlanmasının, karşı cephe üzerinde parçalanmalara yol açacağı düşünülmektedir.
Babacan, CHP’deki iç çatışmaların, Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin yeniden gündeme gelmesine neden olabileceğini ve Özgür Özel’in bile adaylık için sağlanan potanın genişleyebileceğini ifade ediyor. Bu bölünmüş durumun, AK Parti’nin işine yarayacağı beklentisi içinde olan sayılı grup ise, son seçimlerde Millet İttifakı içerisindeki son dakika gelişmelerinden yola çıkarak, parçalı yapıdan yararlanmak istediklerini belirtiyor. Bu durum, iktidarın elini güçlendirme potansiyeli taşıyor.”
<script src="https://t24.com.tr/cdn-cgi/scripts/7d0fa10a/cloudflare-static/ </p>
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriTarihi Kuyumcu Han, İBB Miras Restorasyonuyla Şehir Araştırmaları Merkezi Oldu
Gündem HaberleriGaziantep’te 3. Geleneksel Tohum Takas ve Doğa Dostu Tarım Şenliği Başladı
Gündem HaberleriEskişehir’de KPSS Ortaöğretim Sınavı İçin Ulaşım Düzenlemesi
Gündem Haberleri