Son günlerde Türkiye’de gündem olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) üzerindeki yolsuzluk soruşturmaları, siyasi gerilimleri artırmaya devam ediyor. AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, bu konuda açıklamalarda bulunarak soruşturmaların önemine ve gerekliliğine dikkat çekti. Güler, İBB’ye yönelik yürütülen bu soruşturmaların son derece ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade etti.
Güler, yolsuzluk ve hırsızlık suçlamalarının olduğu bir ortamda artık insanların cevap vermesi gerektiğini belirtti. Bağlı olduğu AK Parti’nin değerlerinden birine vurgu yaparak, kamu görevlisi olmanın getirdiği sorumluluklara dikkat çekti. “İnsan biraz utanır, insan biraz ar duyar, mahcup olur, yüzü kızarır” diyerek, bu tür yolsuzluk iddialarına yanıt verilmesi gerektiğini söyledi. Güler, gizli bir hesap işleyişinin değil, şeffaf bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Özellikle dikkat çeken bir iddiayı da gündeme getiren Güler, AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım‘ın Meclis’te açıkladığı bir durumu dile getirerek, “İki taraf da utanç duymalı, bu kadar cüretkâr olmak doğru değil” dedi. Yıldırım’ın dile getirdiği 95 milyon liralık bir alımın İBB tarafından gerçekleştirildiğini savunan Güler, bunun kamuya zarar verdiğini düşündüğünü açıkladı. Güler, bunun gibi durumların üstünün kapatılmaması gerektiğini ve kamu görevlilerinden hesap sorulması gerektiğini vurguladı.
İBB Soruşturma Gelişmeleri
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen ‘terör’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması çerçevesinde, Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2023 tarihinde gözaltına alındı ve 23 Mart’ta tutuklandı. İmamoğlu’nun yolsuzluk iddiaları çerçevesinde “ihaleye fesat karıştırma, kişisel verileri kaydetme, rüşvet alma ve örgüt kurma” gibi suçlamalarla tutuklandığı ifade edildi. Tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla İBB Başkanlığı görevinden de uzaklaştırıldı.
İmamoğlu’nun gözaltına alınması, Türkiye’nin siyasi sahnesinde bir krizin patlak vermesine neden oldu. Çok sayıda insan, İmamoğlu’nun tutuklanmasını eleştirirken, bu durumun siyasi motivasyonlardan kaynaklı olduğunu öne sürdü. Özellikle, İmamoğlu’nun son dönemde kazandığı üç seçimin ardından cezaevine girmesi, siyasi tepkilere yol açtı. İmamoğlu’nun “terör” suçundan serbest kalmasının, İstanbul’a bir kayyım atanması yolunu kapatıp kapatmayacağı merak ediliyor.
Güler’in dikkat çektiği bir diğer nokta ise, kamuoyundaki bu tür olaylara ilişkin artık bir sessizlik olmaması gerektiğiydi. “Aziz milletimiz uyanık, görüyoruz izliyor” diyerek halkın durumu değerlendirme yeteneğine vurgu yaptı. Güler, siyasi liderlerin sorumluluklarını yerine getirmesi ve doğru adımlar atması çağrısında bulundu.
İmamoğlu’nun ifadesinde, “Benim mal varlığım bir yüzükle yola çıkan uydurma siyasi yaşam hikâyelerine benzemez” diyerek kendi durumunu net bir şekilde savundu. Bu durum, halk gözünde de sahip olduğu değer ve güveni pekiştirmeye yönelik bir adım olarak yorumlandı.
İBB soruşturmasından şu ana kadar yaklaşık 48 kişinin tutuklandığı da bildirildi. Bu tutuklamalar, Türkiye’nin siyasi ikliminde derin etkiler yarat