
Özel’in yaptığı açıklamalardan dikkat çeken noktalar şu şekilde:
Buraya ulaşmak için dört engeli aşanlar… Yollar kapatıldı, köprüler bağlandı. Buraya gelenlere gerçekten helal olsun.
Bu meydandaki kalabalık, 47 yıl aradan sonra ilk kez partisini iktidara taşıdı. Ekrem İmamoğlu, Erdoğan’ı dört kez üst üste mağlup etti.
O günden beri huzurumuz kalmadı.
Huzurun tek çözümü ise birlikte direnmekten geçiyor.
19 Mart’ta Ekrem Başkan’ı sabah erken saatlerde evinden alındığında, o gün bir darbe yaşandığını hissettik. Hedefleri Saraçhane’ydi. Engellemelere ve yasaklara rağmen, yedi gün yedi gece Saraçhane’ye gidenler tarihe imza attı. Bugün kayyum yoksa bu, Saraçhane sayesindedir.
Bugün burada olmamızın nedeni, Ekrem Başkan’a yönelik yeni bir iftiradır. Neden böyle bir ihtiyaç duyuyorlar? Hırsız dediler, tutmadı; terör dediler, yine olmadı; şimdi de casus diyorlar. Yazıklar olsun.
Diplomaya saldırdım, geri tepti; yolsuzluk dedim, yine geri tepti; terör dedim, yine karşılık bulamadım. Savcı çaresiz olduğunu belirtiyor.
Valilik, adliye çevresindeki tüm ilçelerde eylem yasağı olduğunu duyurdu.
Buraya kimsenin giremeyeceğini söylediler.
İşte tüm bu engellere rağmen buradasınız. İstanbul’a buradan sesleniyoruz. Bu meydan, korkuyu geride bırakanların alanıdır. Kalkın, mücadeleye katılın. İstanbul, buraya… Herkese mesaj gönderin, arayın…
İçeride bu zulüm devam ettiği sürece, mücadele edeceğiz.
Yeni Şafak yazarını Tele1’e kayyum atayanlara yazıklar olsun.
Merdan Yanardağ ve Tele1 emekçilerine sonuna kadar sahip çıkacağız, onları yalnız bırakmayacağız.
Bahçeli, iddianame gerekli diyor, AKP’nin eski yöneticileri de aynı şekilde iddianame istiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yürütülen casusluk soruşturması kapsamında bugün, 26 Ekim saat 11.00’de, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde ifade verecek.
CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Ekrem İmamoğlu’nun ilk sözlerini aktardı:
“İstanbullu yurttaşlarımız yasağa rağmen Çağlayan’da toplandı. Hepsine teşekkür ediyorum.”
KORİDOR ÖRÜLDÜ TOMALAR ÇEVİRDİ
SÖZCÜ Muhabiri İlknur Yağumlu, Çağlayan’daki gergin atmosferi şu şekilde aktardı:
“Alana gelirken sabah erken saatlerde aramalardan geçtik. Alanda yüzlerce toma ve çevik kuvvet aracı mevcut. Adliyenin önünde koridor oluşturulmuş durumda. Barikatları aşmak neredeyse imkansız. Çevik kuvvet ve toma araçları da bekliyor.
Yaklaşık on tane toma var. Birçok noktada aramalardan geçerek buraya ulaşabiliyorsunuz. CHP aracı, Özgür Çelik’in çağrısı üzerine dün Çağlayan’a geldi; ancak bu alana giremedi. Önünü bir sivil aracın kestiği, bu aracın polis aracı olduğu ifade edildi. Sabah saatlerinde o araç çekildi ve dakikalar sonra Ekrem İmamoğlu, saat 11.00’de savcının karşısına çıkarak casusluk soruşturması için burada olacak.”
‘PARTİ OTOBÜSÜ ENGELLENDİ’
Ancak akşam saatlerinde yaşanan beklenmedik bir olay, meydanda gerginlik yarattı. CHP’nin seçim çalışmaları için kullandığı otobüsün önü, sivil bir araçla kesildi. CHP Milletvekili Umut Akdoğan, sosyal medya üzerinden şu bilgileri paylaştı:
“Parti otobüsümüzün Çağlayan Adliyesi önünden geçmesine izin verilmiyor. Sivil bir araçla yolu kapattılar, polisler ortadan kayboldu. Araç arızalı değil, polis tarafından durduruldu. Bu kanunsuz emri veren kim?”
Otobüs durdurulduğunda, içinde CHP Milletvekilleri Ali Gökçek ve Umut Akdoğan bulunuyordu. Yetkililer, otobüsün “arızalı” olduğunu iddia etti; ancak CHP’liler bu iddiayı reddetti. Taraflar arasında yaşanan tartışma, meydandaki tansiyonu artırdı.
SABAHA KADAR PAZARLIK YAPILDI
Gece boyunca araç içerisinde kalan vekiller, sabah 06.52’de son gelişmeleri aktardı. Gece boyunca otobüsün çekilmesine izin verilmediğini ve sabaha kadar çekilmesi için pazarlık yapıldığını belirten CHP’li vekiller Umut Akdoğan ve Ali Gökçek, otobüsü yerinden kıpırdatmadıklarını ifade etti.
ÖZEL’DEN ÇAĞLAYAN’A DAVET
İsviçre’de bir programda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, programını yarıda keserek halkı Çağlayan Adliyesi’ne davet etti.
Özel, şu sözleri kaydetti:
“Öncelikle Ekrem İmamoğlu’nun suçunun ne olduğuna bir kez daha bakmak gerekiyor. Onun suçu, Erdoğan’ı yenmek. Erdoğan’ı yendiği için ve bir kez daha yeneceği için Erdoğan onu durdurmak için her şeyi göze alıyor. İlk önce terörle suçladı, tutmadı. Sonra ‘hırsızlık, yolsuzluk’ dedi, kimseyi inandıramadı. En son casusluk suçlamasıyla karşı karşıyayız. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Ekrem İmamoğlu gibi 15,5 milyon vatandaşın aday gösterdiği bir cumhurbaşkanı adayını, bu ülkenin gelecekteki cumhurbaşkanını casuslukla suçlamak tam bir akıl tutulması. Bunu şiddetle reddediyoruz. Ama ne yapmaya çalıştıklarını biliyoruz. Yolsuzluk iddia ettikleri davada kanıt bulamadıklarını, bu iftiralarla bir sonuç alamayacaklarını ve Ekrem İmamoğlu’nu yolsuzlukla suçlayıp da mahkum edemeyeceklerini ben biliyordum, biz biliyorduk, söylüyorduk; şimdi onlar da gördüler. İddianameyi yazamaz hale geldiler. Ve şöyle bir durumla karşı karşıya savcılık:
‘CUMHURBAŞKANI ADAYIMIN ARKASINDA OLACAĞIM’
‘Biz bu boş iddianameyi yolladık. Hakim bu iddianameye bakıp Ekrem İmamoğlu’nu tutuksuz yargılayabilir. Bu durumda Ekrem İmamoğlu, görevinin başına dönebilir. Özgür kalabilir ve Türkiye birden ayağa kalkabilir. Çünkü artık bundan sonra Ekrem İmamoğlu’nun iktidara gelmesini kimse durduramaz.’ Bunun için bir yedekleme yapıyorlar. Ve pazar günü Ekrem İmamoğlu’nu… Niye pazar? Bu da önemli bir soru. Saat 11.00’de Çağlayan Adliyesi’ne götürüp sorgulayacaklar. Kuvvetli ihtimalle yolsuzluktan artık tutuklu tutamayacaklarını, mahkeme aşamasında serbest kalacağını düşündükleri için bu dosyadan tutuklamaya kalkacaklar. Peki biz ne yapacağız? Ben derhal Türkiye’ye dönüyorum. Sabah 11.00’de Çağlayan Adliyesi’nde olacağım. Cumhurbaşkanı adayımın arkasında olacağım. Cumhurbaşkanı adayımın yanında olacağım. Tüm İstanbulluları hem seçtikleri belediye başkanlarına hem de onların takdiriyle geleceğin cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’na, iradelerine sahip çıkmak için Çağlayan Adliyesi’ne
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



