İmamoğlu’na Yönelik Siyasi Casusluk Davası!

Haber MerkeziHaber Merkezi
1 okunma
İmamoğlu’na Yönelik Siyasi Casusluk Davası!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve “etkin pişmanlık” beyanında bulunan Hüseyin Gün ile birlikte, “siyasal casusluk” suçlamasıyla tutuklu bulunan İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan, dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Özkan, “Uzun süre, önümde olanca çıplaklığıyla duran bu hakikati kabul etmek istemedim. Ama ne yazık ki, bugün ülkemiz bu durumda. İktidara aday olan ve kazanma ihtimali de iktidardakilerin uykularını kaçıran Ekrem İmamoğlu’nun oyun dışına atılması için kurgulanmış olan bu dava, sadece siyasi bir dava olmasıyla değil, hukukun ve adaletin iğdiş edildiği sorgulama ve kovuşturma yöntemleriyle de tarihimize bir utanç davası olarak geçecek.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet’ten Engin Deniz İpek’e demeç veren Necati Özkan, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği tutukluluk halinin devamı kararının, sözde casusluk davasının gerçek mahiyetini bir kez daha açığa çıkardığını belirtti. Özkan, “Ortada, casusluk iddiasını açıklığa kavuşturmak gibi bir çaba yoktur, hiç de olmamıştır. Siyasi maksatlarla kurgulanmış bir davada, olmayan delillere karşı, yapmadığımız bir eylemden dolayı, olmayan bir suçu işlemediğimizi anlatmaya çalışıyoruz.” diyerek hukukun işleyişindeki sorunlara dikkat çekti.

Özkan, “İBB davasında da eylem 13 gibi, çöken o kadar çok eylem var ki” diyerek, iddianamenin merkezinde yer alan Cebeci Maden Sahası ile ilgili eylemin de çöküş yaşadığını belirtti.

“Casusluk davası, İBB davasından da hakikat dışı ve absürt bir dava.” diyen Özkan, sözlerine şöyle devam etti:

“İBB davası büyük sanık sayısına, dört bin sayfayı bulan iddianamesine, on binlerce sayfayla tarif edilen eklerine ve ülke gündemini bir yılı aşkın bir süre yoğun bir şekilde işgal etmesine rağmen bomboş bir dava. Böylesine boş bir davada, haksız ve hukuksuz yere tutuklanmışsanız önce “bir yanlışlık var bu işte” diye düşünüyorsunuz. Milyonlarca vatandaş gibi, siz de “ortada bir yanlışlık olmasa, bunlar başıma gelmezdi” diye düşünüyorsunuz. Yargı mercilerine dilekçe üzerine dilekçe yazıyorsunuz; yüzlerce delilden oluşan itirazlar yapıyorsunuz ama tüm bu çabaların dinlenmediğini, size kimsenin kulak vermediğini görüyorsunuz.

Uzun süre, önümde olanca çıplaklığıyla duran bu hakikati kabul etmek istemedim. Ama ne yazık ki, bugün ülkemiz bu durumda. İktidara aday olan ve kazanma ihtimali de iktidardakilerin uykularını kaçıran Ekrem İmamoğlu’nun oyun dışına atılması için kurgulanmış olan bu dava, sadece siyasi bir dava olmasıyla değil, hukukun ve adaletin iğdiş edildiği sorgulama ve kovuşturma yöntemleriyle de tarihimize bir utanç davası olarak geçecek. Anlaşılan, belirli bir siyasi kurguya uygun olarak hareket ediliyor ve yavaş gidilmek isteniyor. O zaman da kanunların bir anlamı kalmıyor. Bugüne kadar 9 No’lu Silivri Cezaevi’nde tutuklu olan sanıklardan sadece bir kişinin tahliye edilmiş olması manidar. Her bir duruşma günü ifade veren diğer tutuklu arkadaşların hikayelerini dinleyince, keyfiliğin, hukuksuzluğun ve zorbalığın geldiği seviyeye inanamıyorsunuz. Duruşmalarda şahit olduğunuz haksızlıklara ve zulme dayanamıyorsunuz.”

Özkan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Türkiye seçimler tarihinin verilerinin bizlere doğrudan söylediği sonuçlar kadar, neredeyse hiç değişmeyen ana davranış kodları da var. Bu millet, bir kez inandığı ve yetki verdiği lidere ve o liderin siyasi partisine sonuna kadar şans tanıyor. Ama sonra, o liderin milletin dertlerini çözmeyi unutup, çare olamadığını görünce sıdkı sıyrılıyor. Bir anda karar veriyor, o heyeti ve lideri emekliye sevk ediyor.

1950’den bugüne bu döngünün defalarca tekrar edildiğini gördüğünüzde, müneccim olmaya gerek duymadan neyin geleceğini anlıyorsunuz. Şimdi tam bir yeni döngü aşamasındayız. Neredeyse mukadder olacak bir iktidar değişiminden bahsediyorum özetle… Tabii ki bunun şartı, seçmeni mobilize ve motive eden, güçlü ve pozitif bir muhalif kampanya. O mümkün olursa, ne denli büyük bir yenileme olacağına birlikte şahitlik yapacağız. Zaten memleketin dirlik ve düzene kavuşmasının başka yolu da kalmadı.”

TIKLAYIN – “Casusluk” davası | Necati Özkan: Bu iddianamede tek çıkar, İmamoğlu’nu içeride tutmak ve Yanardağ’ın malına el koymak

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın