İmamoğlu’ndan Çanakkale’de Güçlü Mesaj!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İmamoğlu’ndan Çanakkale’de Güçlü Mesaj!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte CHP’li belediyelere yönelik gerçekleştirilen operasyonların ardından ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingleri devam ediyor.

CHP’nin düzenlediği ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginin 100’üncüsü, Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi.

Çanakkale’deki etkinlik, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek’in açılış konuşmasıyla başladı. İmamoğlu’nun Silivri’den Çanakkale’ye gönderdiği mektup ise CHP Çanakkale İl Başkanı Levent Gürbüz tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

İMAMOĞLU: ÇANAKKALE, BARIŞIN KIYMETİNİ ÖĞRETEN BİR DİRENİŞTİR

İmamoğlu, Gürbüz tarafından duyurulan mektubunda şu ifadeleri kullandı:

“Büyük destanların aziz şehri Çanakkale! Merhaba! Benim güzel vatandaşlarım; değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar… Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum, sizleri hasretle kucaklıyorum. Çanakkale, millet olma bilincini en güçlü şekilde hissettiren eşsiz bir coğrafyadır. Bu topraklarda huzur içinde yatan şehitlerimiz, vatan uğruna canlarını feda ederken bir an bile tereddüt etmediler. Onların tek arzusu vatanın birliğini ve bölünmez bütünlüğünü korumaktı; hep birlikte özgür ve onurlu bir yaşam sürmekti. Bu yüzden yalnızca bu toprakların değil, tüm insanlığın onurunu savundular. Çanakkale, barışın kıymetini öğreten bir direniştir; mazlum milletlerin bağımsızlık umudunun simgesidir. Çanakkale hepimize tarihi öğreten, tarihin kıymetini bildiren şehirdir. Bu şehre canla başla hizmet eden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını hayata geçirmek için durmadan çalışan Muharrem Erkek başkanıma çok teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü ve kararlı iradesini temsil eden İl başkanımız Levent Gürbüz nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.”

“HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALDI”

“Hep birlikte, şeref ve cesaret dolu bir yılı geride bıraktık. 19 Mart 2025 günü siyasi hayatımı bitirdiklerini, seçimi garantilediklerini düşünenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Milletimiz, kumpas siyasetine ve milli iradeyi yok sayma çabalarına geçit vermedi. On milyonlar, şehir şehir, meydan meydan büyüyen bir dirençle haksızlığa, adaletsizliğe itiraz ediyor. Sizler, iradenize sahip çıkıyor, her şart altında demokrasiden ve cumhuriyetten yana tavır alıyorsunuz. Sizinle gurur duyuyorum. Millet, yoksulluğa, adaletsizliğe, güvencesizliğe karşı iktidarı sandığa davet ediyor, ama onlar köşe bucak kaçıyorlar. Koltuklarını korumak için organize işlerle seçim kazanma derdine düştüler. Önce, bir siyasinin, Adalet Bakan Yardımcısının, İstanbul’a başsavcı olarak atanmasını organize ettiler. O başsavcı, siyasi maksatlı soruşturmalar yapmanın yanı sıra, benim diplomam konusunda üniversiteye baskı yaptı. Üniversite’de bir kurul oluşturdular ve o yetkisiz kurul diplomamın iptaline karar verdi.”

“ADALET BAKANI MI, ORGANİZE İŞLER BAKANI MI?”

“Bunların organize işleri saymakla bitmez. Aleyhimde açılan davalara hep aynı bilirkişinin atanmasını sağladılar. Mahkemeleri organize ettiler; yargılandığım tüm davalarda istedikleri gibi davranmayan hakimleri sürgüne gönderdiler. Davaya başlayan hakimlerle bitiren hakimler sürekli farklı oldu. Gizli tanıkları organize ettiler. Tanıklıktan çekilen olunca, onun gerçek dışı ifadesini alıp başka bir gizli tanık söylemiş gibi sundular. Bir davanın hangi mahkemeye düşeceği önceden bilinmez ama bizim davamızın hangi mahkemede görüleceği en baştan belliydi. Çünkü öyle organize etmişlerdi. Bununla yetinmediler, kendi belirledikleri mahkemeyi de yeniden düzenleyip ikinci bir heyet atadılar. Organize işlerini daha iyi yönetebilmek için bize dava açan başsavcıyı bakan olarak atadılar. Bu atanmış şahıs, Adalet Bakanı mıdır, Organize İşler Bakanı mıdır, bunun cevabını milletimiz çok iyi biliyor.”

“TAPULARININ HESABINI VEREMEYENLER…”

“Tapularının hesabını veremeyenler ve onları bir aparat olarak kullananlar iyi bilsinler ki milletin iradesi kimsenin tapulu malı değildir. Beni ve arkadaşlarımı kumpas davalarıyla hapsederek, yalnızca kendi siyasi sonunuzu hızlandırıyorsunuz. En çok da milletin refahına, huzuruna, ülkenin ekonomik ve siyasi gücüne zarar veriyorsunuz. Demokratik, erdemli bir iktidar, öncelikle herkesin adil biçimde yargılanmasını sağlamakla yükümlüdür. Çünkü mahkemelerde adalet yoksa, hayatın hiçbir alanında adalet olamaz. Türkiye bugün maalesef bu durumdadır. siyasi rakibini saf dışı etmek için bu kadar kumpasa ve organize işe başvuran iktidar, ülkedeki tüm adaletsizliklerin müsebbibidir. Kaybettikleri meşruiyeti onlara ne Trump verebilir ne de başka bir dış güç. Meşruiyeti yalnızca millet verir. İktidar için başka bir yol yoktur. Ya bütün bu yaptıklarına milletten onay alacaklar ya da millet kime verirse, yetkiyi ona devredecekler. Bunun arası, ortası yoktur. Bunun gecikmeye tahammülü yoktur.”

“ÖZGÜR VE ADİL BİR SEÇİM” TALEBİ

“Türkiye, acil ve büyük sorunlarını ancak özgür ve adil bir seçimle çözebilir. O sandık gelecek; adaletiyle, bereketiyle gelecek. Bu topraklarda adalet içinde, özgür ve eşit yaşayacağız. Birliğimizi, kardeşliğimizi, bu topraklar uğruna hep beraber can vermişliğimizi unutmadan yaşayacağız. Çanakkale’deki birlik ruhuna, Kurtuluş Savaşı’ndaki bağımsızlık tutkusuna, Cumhuriyet’in yüksek ideallerine sahip çıkarak yaşayacağız. Çanakkale kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği yönde ilerleyerek yaşayacağız. Türkiye’yi birlik ve beraberliğin, kardeşliğin ve barışın, adaletin ve hürriyetin merkezi yapana kadar durmadan çalışacağız. Bu mücadele zafere ulaşmadan son bulmayacak. Her şey çok güzel olacak.” Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın