İmamoğlu’ndan “Savunma Hakkım Tutsak” Vurgusu!

Haber MerkeziHaber Merkezi
3 okunma
İmamoğlu’ndan “Savunma Hakkım Tutsak” Vurgusu!

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası’nın 27. duruşmasında, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın savunması sona erdi. Duruşma sırasında İmamoğlu, avukatı Pehlivan’a yönelttiği sorularda, “Bugün burada avukatımı tutsak bir şekilde dinlemekten üzüntü duyuyorum. Çünkü tutsak edilen aslında benim savunma hakkımdır. Geçtiğimiz bir yıldan fazla bir süredir Türkiye olarak Ekrem İmamoğlu merkezli bir yargı süreci yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu İBB Davası’nın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda devam etti.

Duruşmada, geçtiğimiz hafta çarşamba günü savunmasına başlayan İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, savunmasını tamamladıktan sonra çapraz sorguya geçildi. Ardından İmamoğlu, Pehlivan’a çeşitli sorular yöneltti.

Ekrem İmamoğlu, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, “Bugün burada avukatımı tutsak bir şekilde dinlemekten üzüntü duyuyorum” dedi. İmamoğlu, “Kıymetli avukatım Mehmet Pehlivan’ın tarihi nitelikteki savunmasını dikkatle dinlediğimi belirtmek isterim. Bugün burada Barolar Birliği Başkanı’nın ve diğer baro başkanlarının katılımı beni memnun etti. Ancak benim savunma hakkımın tutsak edilmesi, şaşırtıcı değildir; çünkü bir yılı aşkın süredir Türkiye’de Ekrem İmamoğlu merkezli bir yargı süreci yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, duruşmalara ilişkin düşüncelerini paylaştıktan sonra, “Perşembe günü tahliye konusunu gündeme getirdiğinizde, yalnızca yeni katılan arkadaşlarımızın savunmalarının alınacağını belirtmiştiniz. Bu davanın yürütülüş şekli, Ekrem İmamoğlu üzerinden tarihi bir dava olması bakımından dikkat çekici. İddia makamının avukatıma yönelttiği soruların çoğu, doğrudan benimle ilgilidir” diye ekledi.

İmamoğlu, hem kendi hakları hem de burada bulunan diğer tutuklu arkadaşları adına, tahliyeye ilişkin görüşlerini sözlü olarak ifade etme hakkının bulunduğunu vurguladı. “Bu hatırlatma, son derece ciddi bir uyarıdır. Daha önce alınmış bir kararın değiştirilerek farklı bir uygulamaya geçildiğini görüyoruz” dedi.

İmamoğlu, ayrıca Adem Soytekin’in beyanlarıyla ilgili olarak, “Soytekin’in beyanlarındaki tehdit ve baskı iddialarının muhatabının kim olduğunu bilmek istiyorum. Bu durum, burada bulunan sanıkları zan altında bırakabilir” şeklinde açıklamada bulundu. Mahkeme düzenine ilişkin alınan kararların, yargılama sürecini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Ekrem İmamoğlu, “Bu mahkeme, Türkiye tarihinin en önemli mahkemelerinden biridir. Alınan kararların, yargılamanın ciddiyetine uygun bir şekilde uygulanması gerektiğine inanıyorum. Burada bulunan herkesin tutuksuz yargılanması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

İmamoğlu, savunma hakkının korunmasının önemine dikkat çekerek, “Başarılı bir yargılama süreci, tüm toplumun kazanımı olacaktır” şeklinde konuştu.

Daha sonra İmamoğlu, avukatı Mehmet Pehlivan’a soru yöneltti. İmamoğlu, “Avukat-müvekkil ilişkimiz çerçevesinde sizden hukuka aykırı veya meslek ilkelerine aykırı herhangi bir talepte bulundum mu? Bu soruya mahkeme huzurunda cevap vermenizi rica ederim” dedi. Pehlivan ise, “Sayın Başkan, avukat-müvekkil ilişkisi gizlidir. Ancak müvekkilimin rızasıyla cevap veriyorum; hayır, böyle bir talimat vermediniz” yanıtını verdi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Pehlivan’ın savunmasıyla ilgili olarak, “Bu davanın, avukatlar ve barolar üzerindeki baskının yoğun biçimde yaşandığı bir dönem olduğunu gösteriyor” dedi. Sağkan, “Önemli bir davanın avukatı, süreci takip etmek yerine savunma yapmak zorunda kalmıştır. Bu durum, adil yargılanma hakkı açısından büyük bir sorun teşkil etmektedir” şeklinde konuştu.

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da, “Bu dava neden siyasal bir davadır? Çağlayan’a girişimiz neredeyse imkansız hale getirildi. Usul kurallarının ihlali, esasa ilişkin suç iddiasının zayıflığından mı kaynaklanıyor?” diye sordu. Kaboğlu, Anayasa ile güvence altına alınan hakların sürekli ihlal edildiğini belirtti.

Son olarak, yargı heyetinin karar vermesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunun bir göstergesi olacağını vurguladı. Ardından, Pehlivan’ın avukatı Tora Pekin’in savunmasına geçildi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın