İmamoğlu’nun Cezaevindeki Tarihi İfadeleri!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İmamoğlu’nun Cezaevindeki Tarihi İfadeleri!

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB’ye yönelik gerçekleştirilen üçüncü dalga operasyon sonrasında bir basın açıklaması yaptı.

İmamoğlu, açıklamasında şunları dile getirdi:

Saygıdeğer vatandaşlarım, ibret-i aleme damga vuran bazı iddialar masumiyetini kaybetti:

560 milyar lira yolsuzluk iddialarında bulundular; ancak İBB’nin 6 yıllık bütçesinin bile bu rakamdan az olduğu ortaya çıktı.

“Terör bağlantısı var” dediler, fakat bu iddia asılsız çıktı.

Evlerde para bulunduğu iddia edildi; oysa çocukların kumbaraları ile karşılaştık.

“Bedavaya villa aldı” dediler, bu durumda kapora olduğu anlaşıldı.

Belediyeden vinçle kasa çıkarıldığı öne sürüldü; fakat bu iddia da yalanlandı.

Cenaze aracıyla rüşvet parası yurt dışına taşındığı söylendi; ancak araçların yurt dışına çıkamadığı belirlendi.

Lüks villa iddiaları, aslında sıradan bir konut ile yanıt buldu.

Çöp kamyonuyla para taşındığı öne sürüldü; ancak bu iddia da gerçek dışı çıktı.

Parkelerin altına para konulduğu bildirildi, ancak bu da hayal ürünü olarak değerlendirildi.

1200 telefon dağıtıldığı iddiaları ortaya atıldı; sonuçta bunun da asparagas olduğu belgelendi.

Kiptaş’tan daire dağıtıldığı iddia edildi, bu da yanlış çıktı.

Lüks araçların garajda olduğuna dair beyanlar verildi; ancak araçların başkasına ait olduğu anlaşıldı.

Şirkete ihale yağdırıldığı söylendi; ancak o şirketin hiç ihale almadığı ortaya çıktı.

“Sağlam delil var” dediler, ama hayali tanıklar çıkarıldı.

Ciddi belgeler olduğu belirtildi; ancak sadece “duymuştum” veya “sanırım” ifadeleri geldi.

MASAK raporu olduğuna dair beyan verildi; gerçekte ise 5 günde sahte bir rapor hazırlandığı anlaşıldı.

Ciddi raporlar olduğu ifade edildi; ancak raporu imzalayacak uzman dahi bulunamadı.

Büyük bir yağma olduğu bildirildi; gerçekte ise kendi dönemlerindeki geçmiş işlerin izleri kaldı.

Aynı kurumda çalışanların birbirleriyle neden görüştüğü tartışıldı; fakat bu durum bir komedi haline geldi.

Verilerin çalındığı iddia edildi, fakat bu da bir yalan olarak kayda geçti.

İBB’nin Berkay Gezgin’e para yolladığı öne sürüldü, ancak bu da gerçeklikten uzak bir iddialar silsilesiydi.

Hepsinin zenginleştiği söylenmişti; ama mal varlıklarında herhangi bir artış olmadığı görüldü.

Valizlerde para taşındığı söylendi; ancak sinyal kesicilerle aktarıldığı ortaya çıktı.

Şikayet edenlerin CHP’li olduğu ifade edildi; fakat bunların hepsi kendi adamları olarak belgelendi.

Müdür tarafından tehdit edildikleri söylendi; gerçek ise tam tersiydi.

Kamuyu zarara uğrattıkları belirtildi; ama durum tam anlamıyla aksi yöndeydi.

Şikayetçiler bir suç makinesi olarak kaydedildi.

Şahitler husumetliydi; kamudan rantları kesilen kişiler olarak tespit edildi.

“Gizli gizli niye görüştünüz?” denilen insanların orada olmadığı anlaşıldı.

Birilerinden rüşvet istendiği ifade edildi; ancak bu durum kendi dönemlerindeki işler olarak kayda geçti.

Naylon fatura işinin kendi adamları tarafından yapıldığı anlaşıldı.

Dosyada gizlilik var denilip tüm bilgilerin sızdırıldığı ortaya çıkarken, bu bilgiler boy boy haberlerde yer buldu.

Dış destekli oldukları ifade edildi; fakat darbe öncesi kendilerini dışarıdan icazet aldıkları belirlendi.

Şunu belirtmekte fayda var ki; “örgüt” dedikleri yerde örgüt bulunamadı, “suç” dedikleri yerde suç da çıkmadı.

Son günlerde yaşanan bu durumların ardından, şantaj ve tehditle kişileri yalancı şahit olmaya zorladıkları netleşiyor.

“Daha neler neler var, turpun büyüğü, dananın kuyruğu, ahtapotun kolları var” diyenlerin ellerinde sadece yıldırma ve şantaj yoluyla alınan tutuklu ifadeleri kaldı.

Bu millet, sizin gerçek dışı dosyanıza nasıl kanmadıysa, tutuklayıp hiç utanmadan tehdit ettiklerinizin zorla alınmış beyanlarına da kanmayacaktır.

Bu satırlar, 155 yıl önce sizin için yazılmıştır:

“Hâlî ne zaman kaldı cihân ehl-i tama’dan,

Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın?

En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun,

Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?”

Ekrem İmamoğlu

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın