İmamoğlu’nun Danışmanından İddialara Sert Yanıt!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İmamoğlu’nun Danışmanından İddialara Sert Yanıt!

Casusluk davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan, “Gerçekler ortadayken, bu durum iftiraya dönüşmüştür. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılan bu metin açıkça bir iftiradır. Ben sizin düşmanınız mıyım? Ne yaptım size? Ben bir iletişimciyim, bir siyasetçi bile değilim. Herhangi bir siyasi partiye üye değilim. Casusluk suçlamasını tamamen reddediyorum ve bunu hayatım boyunca şahsıma yöneltilmiş en ağır hakaret olarak kabul ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, Özkan ve Hüseyin Gün hakkında “siyasal casusluk” iddialarıyla açılan davanın ilk duruşmasının ikinci günü, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 4 no’lu duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.

Duruşmada, Merdan Yanardağ ve avukatlarının savunmalarının tamamlanmasının ardından bir saatlik bir ara verildi. Ara sonrasında Necati Özkan’ın savunmasına geçildi.

Özkan, duruşmadaki davanın “eften püften gerekçelerle oluşturulmuş, gerçek dışı bir dava” olduğunu ifade ederek, “Bu dava, Türkiye’nin, medyanın, milletin ve devletin zamanını boşuna harcayan bir dava. Mahkeme heyetlerinin de zamanını israf eden bir dava olarak görüyorum” dedi.

Casusluk soruşturması açıldığında, dosyanın içinde kendi adının da geçtiğini fark ettiğini belirten Özkan, “Hüseyin Gün isminden bahsediliyor, benim adım geçiyor ve Ekrem İmamoğlu’ndan söz ediliyor. Bu durum şaka gibi, inanamadım. Hüseyin Gün’ü hatırlayamıyorum. Üzerime yemin ederim ki, saatlerce düşündüm, hiçbir şey hatırlayamadım” diye konuştu.

Özkan, Merdan Yanardağ ile hayatında yalnızca iki kez bir araya geldiğini aktararak, “Biri dün, diğeri bugün burada. Daha önce Merdan Yanardağ ile hiç bir araya gelmedim. Sadece iki kez telefonla aradım, birinde geçmiş olsun dedim, diğerinde de ‘Neden bize reklam vermiyorsunuz?’ diye sitem etti” şeklinde konuştu.

Özkan, 14 aydır tutuklu olduğunu ve 42 yıldır çalıştığı şirketinin kapanma noktasına geldiğini belirterek, “Hiçbir suça karışmadım; fakat bir vatan haini olarak gazetelerde ve televizyonlarda haftalarca casus olarak ilan edildim. Bu nasıl bir şey? Bir ülke kendi vatandaşına bunu nasıl yapabilir?” şeklinde tepki gösterdi.

2014 seçimlerinde CHP ile çalışmaya başladığını ifade eden Özkan, “Huzurunuzdaki davada bulunmamın tek nedeni Ekrem İmamoğlu’na destek olmamdır. Hâlbuki sanki ben olmasam Ekrem Bey aynı yere gelemezmiş gibi düşünülüyor” dedi.

Necati Özkan, Hüseyin Gün ile ilişkilerinin iş dünyasına dair olduğunu, ancak kendisine sunulan alanı kabul etmediğini vurguladı. Görüşmelerinin yalnızca bir kez, seçimden önce gerçekleştiğini ve bu görüşmenin ardından hiçbir temasları olmadığını aktardı.

“İhbarın temelinde para kavgası var”

Özkan, Hüseyin Gün ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan tedbir kararına kadar hiçbir iletişimlerinin olmadığını, ihbarın arkasında bir para kavgası olduğunu ifade etti. “Hüseyin Gün’ün annesinden 2.4 milyon dolar aldığı düşünülüyor. Eğer bu kavga yaşanmasaydı, dava açılmayacaktı” dedi.

Necati Özkan, iddianamede kendisi ile Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ arasındaki telefon görüşmeleri listesinde 20 görüşmenin bulunduğunu, ancak detaylı incelendiğinde 10 görüşmenin kopyala-yapıştır yöntemiyle tekrar yazıldığını belirtti.

Özkan, “Hüseyin Gün, teknoloji ve siyasi iletişim alanında uzman değil; bir girişimci profili var. İddianamenin dayanağı olan her şey çökmüştür. İddianame, algı operasyonu yürütmek amacıyla hazırlanmış” ifadelerini kullandı.

Özkan, İBB çalışanlarına ait olduğu iddia edilen şifrelerin gerçekte geçerli olmadığını ve Dark Web’e yüklenen verilerin Polonyalı ve Ukraynalı hackerlar tarafından yapıldığını açıkladı.

“Bu iddianamenin dayanağı olan her şey çöktü”

Özkan, iddianamenin içerisinde yer alan şifrelerin uzunluğunun gerçekte 8 ila 12 karakterden oluştuğunu belirterek, “Bu iddianamenin dayanağı olan her şey çökmüştür. Ortada somut bir şey yok. İddianame, ‘Ekrem İmamoğlu kazanmışsa kesin bir manipülasyon vardır’ anlayışıyla hazırlanmış” dedi.

Sonuç olarak, Özkan, casusluk suçlamasını reddettiğini belirterek, “Aylardır aleyhimde yürütülen bu gayrihukuki davanın hızla beraatle sonuçlanmasını talep ediyorum” dedi.

Necati Özkan’ın savunmasının ardından, davada tüm sanıkların savunmaları tamamlandı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın