
CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘usulsüz diploma’ skandalı, kamuoyunda geniş yankılar uyandırmaya devam ediyor. Sabah Gazetesi yazarı Salih Tuna, bugün köşesinde bu konuda yaşanan gelişmelere dair önemli ifadelere yer verdi. Tuna, yazısında, “İçlerindeki Atatürkçülüğü kimseye vermeyenlerin bile fikir ve zikirlerinin hülasası şundan ibaret değil mi: Erdoğan’ı devirsin de isterse ‘Atatürk düşmanı’ olsun.” diyerek dikkat çekti.
Salih Tuna’nın ‘CHP’li dostlarıma müjde’ başlıklı yazısında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir ‘proje’ olarak siyaset sahnesine adım attığını belirtti. Tuna, bu durumu bir CHP’li dostuyla yaptığı konuşmada gündeme getirerek, “Hani projeydi…” dediğini ifade etti. Bu konuşma sonucunda dostunun, İmamoğlu’nun projelerinin henüz tamamlanmadığını ve sonu beklemem gerektiğini dile getirdiğini aktardı.
Tuna, “Usulsüz diploma” olayının İmamoğlu’nun oylarında olası bir artışa sebep olduğunu düşünüyor. Ancak, cumhurbaşkanı olabilmek için yalnızca oy artışının yeterli olmadığını, aynı zamanda üniversite diplomasının da gerekli olduğunu vurguladı. Yazar, bu durumu, Türkiye’de yaşanan dolandırıcılıklara örnek vererek açıklarken, muhalefetin İmamoğlu’nun eğitim durumunu önemsemeyeceğini belirtti. Salih Tuna, Erdoğan karşıtlarının bu usulsüzlüğü göz ardı ettiğini ifade etti.
Tuna, olayın ciddiyetine dikkat çekmek için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İstanbul Üniversitesi’ne göndermiş olduğu yazıyı gündeme getirdi. Bu yazıda, Yükseköğretim Kurulu’nun 17/02/2025 tarihli araştırma raporuna atıfta bulunarak, İmamoğlu’nun diplomasının geçerliliği ile ilgili tespitler bulunduğuna değindi. Yazar, bu kritik durumun CHP içindeki tartışmaları daha da alevlendirdiğini ve muhaliflerin durumu anlamakta zorlandıklarını kaydetti.
Tuna, İmamoğlu’nun yarın bir basın toplantısı düzenlemesi halinde, “Ben o yatay geçişi kişisel çıkar elde etmek için değil, bugünleri düşünerek yaptım.” ifadelerini kullanarak, kendini bir halk kahramanı olarak ilan edebileceğini öne sürdü. Bu açıklamanın ardından kamuoyunda yeniden bir kahraman olarak algılanabileceğini vurguladı.
Salih Tuna, aynı zamanda AK Partililerin İmamoğlu veya Mansur Yavaş’a duyulan ilgiyi anlayamadığı sürece yeni bir lider bulmanın zor olacağına dikkat çekti. “İmamoğlu diplomadan gitmiş” diye üzülenlerin olmaması gerektiğini, çünkü başka alternatiflerin de mevcut olduğunu belirtti. Bu bağlamda, Muharrem İnce ve Mustafa Sarıgül gibi isimlerin bulunduğunu hatırlattı.
Tuna, CHP’nin muhalif yapısının ve iç dinamiklerinin zayıflığını ortaya koyarak, Mansur Yavaş’ın İmamoğlu ile ilişkisinin oldukça zayıf olduğunu vurguladı. Dolayısıyla, CHP’nin gelecekte daha güçlü bir lider adayı bulma konusundaki sıkıntısının devam edeceğini savundu.
İleri görüşlü CHP’li düşünürlerin, Erdoğan karşıtlığının onları bir araya getirdiğini söyleyen Tuna, buna rağmen köklü bir değişim yaşanmadan durumun devam edeceğini belirtti. “Erdoğan’ı devirmeye yönelik içkin bir birliktelik oluşmuş durumda, ama bu birliği bozan unsurlar da sıkça ortaya çıkıyor.” ifadesiyle, politik ortamda bir karmaşanın hakim olduğunu ifade etti.
Sonuç olarak, Salih Tuna’nın yazısı, CHP’nin içindeki belirsizlikleri ve İmamoğlu’nun ‘usulsüz diploma’ skandalının doğurabileceği sonuçlar üzerinde durarak, bu durumun parti dinamiklerini nasıl etkileyebileceği konusunda çarpıcı tespitlerde bulunmaktadır. Siyasi manevralar, hayal edilen liderler ve muhalefetin gelece
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



