İmamoğlu’nun Diplomayı Gizlemesi Tartışma Yarattı!

HHaber Merkezi 1
0 okunma
İmamoğlu’nun Diplomayı Gizlemesi Tartışma Yarattı!

“Allah kişiyi iddiasından vurur” şeklinde bir söz vardır ki bu, biraz düşününce oldukça derin anlamlar barındırdığını ortaya koymaktadır. Bugün üzerinde duracağım konu da bu sözü destekler nitelikte bir tartışma içeriyor. “Men dakka dukka” yani “Çalma kapımı çalarlar kapını” ifadesi, CHP başta olmak üzere muhalefet cephesinin içinde bulunduğu durumu çok iyi özetliyor. Muhalefet, yıllar boyunca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversite diploması üzerinden yürüttüğü tartışmalarla kamuoyunu manipüle etmeye çalıştı. “Diploması yok” söylemleriyle bir algı yaratmaya çabalamışlardı. Ancak durum öyle bir noktaya geldi ki, gerçekler kendini göstermeye başladı.

Özellikle, Halk TV’nin canlı yayına aldığı ve Erdoğan’ın üniversiteden arkadaşı olan İsrailli Gazeteci Rafael Sadi, “Diploması yok denilen Erdoğan ile dört yıl beraber okuduk” dediğinde muhalefet cephesi ciddi bir şok yaşadı. Bu tür açıklamaların, ortaya attıkları iddiaların ne kadar asılsız olduğu konusunda halkta bir farkındalık oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bu durum, hem Erdoğan’ın askerliğini ‘yedek subay’ yani asteğmen rütbesiyle yapmasının izahı hem de sürecin doğal bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Ekrem İmamoğlu gibi isimlerin kendi diplomaları hakkında tutumları ise dikkat çekicidir. İmamoğlu, sık sık basın toplantıları düzenleyerek eleştirilerini seslendirirken, kendi diplomasıyla ilgili bir konuyu gündeme getirirken kameralardan kaçmayı tercih etti.

İmamoğlu’nun kendi belediyesinin arşivinde Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomasının bulunmaması durumunda, elindeki medya gücünü kullanarak bunu ifşa etmesi gerektiği gibi, bu konularda daha şeffaf olmayı amaçlamalıydı. Oysa ki, böyle konularla gündem yaratmaya çalışması, kendi üzerindeki baskıyı başka bir yere yönlendirmek amacı taşımıyor mu? Ekonomik ve sosyal mücadele içinde olan bir bireyin, tavla oynamak gibi boş bir aktiviteyle zaman harcamaya fırsatı olamazdı. Bu noktada, kendi geçmişiyle hesaplaşmayan birisinin, başkalarını eleştirmesi bence oldukça ironik bir durumdur.

Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili tüm iddialar, sonunda gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalan muhalefetin kendi çıkarları doğrultusunda oluşturduğu bir spekülasyon olarak tarihe geçecektir. Özellikle çelişkili durumlar, sık sık ‘tek adam’ eleştirisi yapan muhalefete karşı kendi içlerinde buldukları ‘tek adaylı önseçim’ durumu ile daha da belirginleşmiştir. Bu durum, muhalefetin kendi hatalarının farkına varması açısından önemli bir ders niteliği taşımaktadır.

Şu sıralar, “Yapay zeka diploma iptal edilir mi?” sorusu oldukça gündeme geldi. Yapay zekaya bu konuda bir soru yönelttiğimde, “Eğer yatay geçişte hukuka aykırı bir işlem tespit edilirse ve bu durum mahkeme tarafından resmi belgede sahtecilik suçu olarak değerlendirilirse, diploma iptali teorik olarak mümkündür” şeklinde bir yanıt aldım. Yani, hukuka aykırılığı tespit edilen bir durum, yargının kararına bağlı olarak diploma iptali ile sonuçlanabilir. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun yatay geçişi ile ilgili de bazı kaynakların usulsüzlük iddiasında bulunduğu belirtildi. Girne Amerikan Üniversitesi’nin 1990 yılında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tanınmadığı, dolayısıyla yatay geçişin hukuki açıdan meşru olmadığı savları gündeme geldi.

İstanbul Üniversitesi tarafından hazırlanan raporda, yatay geçiş sürecinde yapılan usulsüzlükler ve ilanla ilgili eksikliklerin bulunduğu ifade ediliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu konu hakkında başlattığı soruşturma, bu tür iddiaları destekleyen bir gelişme olarak ortaya çıkıyor. İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’nde İngilizce İşletme Bölümü’ne geçiş süreci de merak edilen bir diğer noktayı

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın