
SİLİVRİ
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı 107’si tutuklu 402 kişi hakkında yürütülen “yolsuzluk” davasının ilk duruşması, Silivri’deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda bugün ikinci gününe girdi. Mahkeme salonundaki güvenlik önlemlerinin yoğunluğu dikkat çekerken, CHP grubu toplantısını Silivri Dayanışma Merkezi’nde gerçekleştirme kararı aldı. Duruşma öncesi salona alınmayan avukatlar için kimlik tespiti zorunluluğu getirildi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, mahkeme heyeti ile görüşerek avukatların kimlik tespiti olmadan içeri girmesine izin verilmesini sağladı. Duruşma saat 10.00’da başladı ve kimlik tespitleri yapılmaya başlandı. Duruşma salonuna alkışlar ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları eşliğinde giren İmamoğlu, “Avukatlarımla diyalog köprüsü kurmanız lazım. Burada yanınızdaki hâkim, savcı ile şakalaşıyor. Bunu düzeltmenizi bekliyorum. Arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle, savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin” şeklinde konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan davada 107’si tutuklu 402 sanığın yer aldığı duruşma, Silivri’deki 1 No’lu salonda devam ediyor. Aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda sanık, yeniden hâkim karşısına çıkacak. Sanıklara yöneltilen 143 eylem ve 17 suçlama arasında, belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları yer almakta. İddianamede İmamoğlu hakkında “örgütün kurucusu ve lideri” ifadesi kullanılarak 142 ayrı suçtan ceza talep edilirken, 828 ila 2 bin 352 yıl arasında hapis cezası isteniyor. Bugünkü duruşmada, salonda bulunacak basın mensubu sayısına ve sanıklara müdafi sınırı getirildi. Duruşmalar, nisan ayı sonuna kadar haftada dört gün yapılacak ve tutuklu sanıkların savunmaları alınacak. Mahkemenin, nisan ayı sonunda tutukluluk durumu üzerine bir değerlendirme yapması bekleniyor.
iahaber, duruşmadaki gelişmeleri ve cezaevi çevresindeki durumu canlı olarak aktarıyor. İşte dakika dakika yaşananlar:
12.22 | Mahkeme, İmamoğlu’nun talebi üzerine 13.30’a kadar ara verdi. Tutuklu sanıklar alkışlarla nezarete indirildi.
11.59 | İmamoğlu: ‘Sizi dinlemiyorum’ demenizin bir karşılığı yok.
İddianamenin özetinin okunmasının ardından İmamoğlu, usule yönelik talepleri için söz aldı. İmamoğlu ile hâkim arasında geçen diyalog şöyle ilerledi:
İmamoğlu: Dün avukatlar bir listeden bahsettiler. Bu liste bir kişiye sızdırıldı. Bunun hakkında açıklama yapmadınız. Burada bana “Seni dinlemiyorum” demeniz CMK’ya uygun değil. Türk yargısında adalet mülkün temeli ise, burada kimse henüz suçlu olmamalı. Siz iddia makamıyla ortada duran bir görevi yapıyorsunuz. Burada bahsi geçen mesele bir siyasi davadır. 16 milyon İstanbullunun belediye başkanı burada ve 25,1 milyon kişinin imza verdiği bir insan burada. Toplum bu davanın siyasi olduğunun farkında. Ekrem İmamoğlu’nu dinlememek size sorun yaratır. Talebimin neden tasarım haline dökülmesi sizi rahatlatır. Avukatlarımın size bir seslensin deme nedeni budur. Cam içinde miting yapanlar gibi düşünmeyin bunu.
Hâkim: Sizin savunma hakkınız bulunuyor.
İmamoğlu: Savunma hakkımı verdiniz, teşekkür ederim.
Hâkim: Savunmaya çevirdiniz burayı, bakın.
İmamoğlu: Her cümlemle kendimi savunacağım. İddianamenin sonunda herkes ‘eee?’ dedi. Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü, İstanbul ve Türkiye’yi ele geçirmeye çalışıyor deniyor. Ahtapotun kolları denerek olay başka yere çekiliyor. O nedenle bu bir siyasi davadır. Siyasi dava bugün başlamamıştır.
İmamoğlu: 2024’te seçim iptal eden anlayış şekil değiştirdi. Seçim iptal etmekle olmuyor, tutuklayalım demişler. Başsavcı görünümlü siyasetçi, temmuz ağustostan itibaren başlayan bu operasyonun, başından beri siyasi olduğunu gösteriyor. Hiçbir iddianın altında delilin ve sürecin oluşmadığı bir ortamda bunu dinleyeceğim derseniz yanlış yönetmiş olursunuz. Bu sizin bileceğiniz şey. Bedelini siz ödersiniz, ben değil. Televizyondan naklen yayınlansın dendiğinde başsavcı denen siyasetçinin ‘tabii yayınlansın’ dediğinde burada adil yargılanma benim hakkımdır.
Kalp pili bulunan bir arkadaşımızın sıkıntıları var. Burada itina göstermeniz gerek. Burada ne için olduğunu bilmeyen onlarca arkadaşımız var. Hasta var, yürüyemeyen insan var. İnsan için evde tutulmasının ne mahsuru var? Kimi, neyle test ediyorsunuz? İddia makamı denen iftiranamenin altına imza atan kişi ne yaptıysa onu yazmışlar. Bu iftiraname üzerinden baskı altında bir sistemle karşı karşıya kalıyoruz. Buraya geliş amacım kürsü işgali değil. Söz hakkımı istemem de bundandır.
Ben bu ülkenin bir sonraki dönem iktidar olacak partisinin cumhurbaşkanı adayıyım. Bana 10 dakika söz hakkı verin, zaten kararı siz vereceksiniz. O kadar da ömür boyu sizinle, gelecek peşinizi asla bırakmayacak. En son beni dinleyeceğinizi söylediniz. Ben ilk de son da konuşurum. Benim için sorun değil. Burada çok kıymetli avukatlar var. Sizden bilgi almak için yanınıza geliyor. Bilgi vermiyorsunuz ama gidiyorsunuz Türkiye’nin en kirli medyası olan Turkuaz medya ve Yeni Şafak’a veriliyor. Bakın sizin de anneniz babanız var. Sizin hakkınızda benim için yaptıkları haberler gibi haberler çıksın ister misiniz?
İmamoğlu: Bu savcı kılıklı siyasetçi bizim için asrın yolsuzluğu dedi. Böyle asrın arsızlığı olur mu? Ben burada ne jandarmaya sesim yükselsin ne de tenim değsin isterim. Ben küçüklüğümde jandarma komutanlığının yanında yetiştim. Bana kimse bunu öğretemez. Bizi neden karşı karşıya getiriyorsunuz? Biz ne yapacağız?
Hâkim: Bundan sonra söz hakkı vermem, bakın. Savunma sıranız geldiğinde savunma yaparsınız. Talebinizi söyleyin artık.
İmamoğlu: Dün bu karmaşa yaşandı. Bırakın buradaki arkadaşlarımız görevlerini başka bir yerde yapsın. Askerimizin burada böyle bir duruma düşürülmesi beni hiç mutlu etmiyor. Türkiye’nin tek liderlik anlayışı vardır. O da yurtta sulh cihanda sulhtur. O da mahkem
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



