İnatçı Yağlar: Lipödem Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İnatçı Yağlar: Lipödem Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Prof. Dr. Ahmet Karacalar, vücutta bacak, kol ve basen bölgelerinde meydana gelen inatçı yağ birikimlerinin, irade eksikliğiyle değil, genetik bir hastalık olan lipödemle ilişkili olabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu.

İSTANBUL (İGFA) – Diyete ve yoğun egzersiz programlarına rağmen bacak, kol veya basen bölgelerinde incelme sağlanamıyorsa, bu durumun “lipödem” adı verilen genetik bir yağ dokusu hastalığından kaynaklanabileceğini belirten Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bu hastalığın günümüzde giderek daha fazla görülmeye başladığını ifade etti.

AH BU LİPÖDEM!

Karacalar, “Mide küçültme operasyonu geçiren hastalarda bile genel vücut incelirken lipödemli bölgelerde yağın kaybolmadığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

Lipödemin kökeninin ilkel çağlara kadar uzandığını belirten Karacalar, bu genetik yapının kadınların zayıflamasını engelleyerek çocuk bakımını sürdürmesini sağladığını; ancak günümüz koşullarında bu durumun ciddi sağlık ve estetik problemlerine yol açtığını ifade etti.

“KALORİ DEĞİL HORMON VE DOLAŞIM BELİRLEYİCİ”

Sürecin biyolojik temelini açıklayan Karacalar, yağ birikiminin kalori alımına değil, çoğunlukla hormonal etkilere ve dolaşım bozukluklarına bağlı olduğunu vurgulayarak, “Yağ dokusu, dolaşımın zayıf olduğu bölgelerde depolandığı için egzersize zor yanıt verir. Hücreler büyüdükçe lenf dolaşımı bozulur, protein içerikli sıvı birikir ve kısır döngü yeniden başlar.” dedi.

Tanı almamış lipödemli hastaların sürekli farklı diyet denemeleri yaptığını ve başarısız sonuçların ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu belirten Karacalar, “Bu durum, tepkisel yeme ataklarına ve bazı hastalarda anoreksiya gibi ağır yeme bozukluklarına yol açabiliyor” diye ekledi.

Lipödemli bireylerde yağ dokusunda kronik inflamasyonun görüldüğünü aktaran Karacalar, bu durumun vücudun yağ yakma kapasitesini azalttığını ifade etti. Ayrıca, lipödem hastalarında tiroid hormonlarındaki bozuklukların sıkça görüldüğünü ve bu durumun tabloyu daha da ağırlaştırdığını söyledi.

Prof. Dr. Karacalar, lipödemin yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğine, aslında yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılmasının önemini vurguladı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın