
Yazmanın zorlukları bazen gerçekten büyük. Bazı acıların ifadesi, doğrudan deneyimlenmediği sürece anlaşılması güç bir dille karşımıza çıkabiliyor. Çocukların hayatını kaybetmesi karşısında hissettiğim öfke ve çaresizlik, milyonlarca insanla paylaştığım bir duygu…
Kahramanmaraş’taki okul katliamı, dijital dünyada yeniden gündeme gelen “incel” (involuntary celibate / istemsiz bekâr) söylemi ile birlikte tartışmalara yol açtı. Bu konuyla ilgili birkaç teorik çıkarımda bulunabilirim, ancak belki de sadece odaklanmamız gereken meseleler var.
İncel toplulukları, kendilerini romantik ve cinsel ilişkilerden dışlanan erkekler olarak tanımlıyor. Bu durum, kadınlara yönelik suçlamaları da beraberinde getiriyor. İncel düzeyinde, kadınların tercih etme özgürlüğü “haksız avantaj” ya da “doğal düzene aykırı” olarak algılanıyor. Böylece bireylerin yalnızlıkları, ideolojik bir kolektif öfkeye dönüşüyor.
Güncel araştırmalar, incel söyleminin “hak iddiası” ile “cinsel ayrıcalık beklentisi” arasında gidip gelen bir yapıda şekillendiğini ortaya koyuyor. Kişisel deneyim, bireyi aşarak politik bir bağlamda yeniden üretiliyor (Baele, Brace & Coan, 2019; Ging, 2019). Bu durum, feminizmin arzunun ve ilişkinin apolitik olmadığı görüşüyle örtüşüyor.
Erkeklik krizi ve hak iddiası
Simone de Beauvoir’ın 40. ölüm yılı anısına, onun İkinci Cins’inden bir alıntı yapmak gerekirse: “Erkek, kendisini özne olarak kurarken kadını öteki olarak tanımlar.” Bu perspektif, R. W. Connell’ın hegemonik erkeklik kavramıyla da ilişkilendirilebilir. Connell’a göre erkeklik, güç ilişkileriyle sürekli olarak yeniden inşa edilen bir yapıdır. İncel ideolojisi, bu yapıyı sabitleştirerek hiyerarşiyi normalleştirir.
Bu hiyerarşik sistemde, “Chad” olarak adlandırılan erkekler, karizmatik, fiziksel olarak çekici ve kadınlar tarafından tercih edilen bireylerdir. Kadınlarla cinsel ilişki kurma olasılığı yüksek olan bu erkekler, incellerin yaşamını daha da zorlaştırıyor.
Chad’in karşısındaki “Stacy”ler, popüler, sosyal ve fiziksel olarak çekici kadınları temsil eder. Bu kadınlar, incelleri ve diğer erkekleri hiçe sayarak yalnızca “Chad”lerle ilişki kurarlar. “Stacy”lerin altında ortalama çekicilikteki Becky’ler, hiyerarşinin ortasında “Normi”ler ve en altında “incel”ler yer alır.
İncel fenomeni, günümüz erkeklik krizinin radikal bir yansıması olarak görülüyor. Neoliberal bireycilik, ekonomik güvencesizlik ve dijitalleşme, geleneksel erkeklik rollerini tehdit ederken, incel söylemi bu kaybı telafi etmek için biyolojik determinism ve hiyerarşik cinsiyet kavramlarına sıkı sıkıya bağlı kalıyor.
İncel söyleminin geniş kitlelere ulaşmasında, dijital platformların büyük bir rolü var. Forumlar, anonimlik ve algoritmik yankı odaları, bireysel kırgınlık ve öfkenin kolektif bir nefret diline dönüşmesine yol açıyor. Bu ortamda, kadınlar “Chad” ve “Stacy” gibi stereotiplerle kategorize edilerek, insan ilişkileri basit bir piyasa modeline indirgeniyor. Debbie Ging, bu dijital erkeklik biçimlerini “ağ temelli mizojini” olarak tanımlıyor ve çevrimiçi kültürün bu ideolojileri normalleştirme gücünün altını çiziyor.
Dijital ekosistem, grooming ve radikalleşme
Feminist teori, bu indirgemeciliğe karşı çıkarak arzunun karmaşıklığını ve özneler arası doğasını vurgular. Arzu, fiziksel özelliklere indirgenemez; kültürel, duygusal ve etik boyutları da barındırır. İncel söylemi ise bu çok boyutlu yapıyı reddederek deterministik bir dünya görüşü sunar.
Son zamanlarda meydana gelen olaylar ve geçmişteki bazı incel saldırıları (örneğin 2014 Elliot Rodger – Isla Vista olayı), bu ideolojinin şiddet potansiyelini açığa çıkardı. Bu tür eylemler, faillerin kendilerini “mağdur” olarak konumlandırdığı bir anlatıyı meşrulaştırmaya çalışır. Feminist perspektif, mağduriyet retoriğinin altında yatan iktidar talebine dikkat çeker.
Michael Kimmel, eril öfkenin çoğu zaman “hak kaybı algısı”ndan kaynaklandığını ifade eder. İncel şiddeti, bu çerçevede bireysel başarısızlıktan ziyade kolektif hak iddiasının radikal bir biçimini temsil eder.
Dijital grooming süreçleriyle güçlendirilen bu ideoloji, bireysel kırılganlığı kolektif bir radikalleşme hattına bağlayarak şiddeti sıradan bir eylem haline getirir. Bu bağlamda, incel şiddeti yalnızca bireysel bir sapma değil; dijital çağın ürettiği yeni bir ideolojik şiddet biçimi olarak karşımıza çıkar.
Feminizmin dönüştürücü yanıtı
İncel olgusu, güvenlik ve kriminal boyutlarının yanı sıra etik, politik ve kültürel bir kriz olarak ele alınmalıdır. Feminist bakış açısı, bu krize karşı eleştirel bir yaklaşım sunarak, ilişkilerin yeniden kurulabileceği bir zemin öneriyor: Karşılıklı tanıma, eşitlik ve şiddetsiz arzu etiği ile inşa edilen sağlam bir temel.
Feminizm, incel söylemine alternatifler sunarak yanıt verebilir. “Toksik erkeklik” kavramı, erkeklerin de katı cinsiyet normlarından zarar gördüğünü açıkça ortaya koyuyor. Bu noktada çözüm, kadınların özgürlüğünü kısıtlamaktan ziyade, erkeklik tanımlarını dönüştürmekten geçiyor. Yeni erkeklik modelleri; duygusal açıklık, eşitlikçi ilişki kurma ve empatiyi merkezine alırken, bu dönüşüm herkes için özgürleştirici bir potansiyel sunuyor.
Kaynaklar
Baele, S. J., Brace, L., & Coan, T. G. (2019). From “Incel” to “Saint”: Analyzing the violent worldview behind the 2018 Toronto attack. Terrorism and Political Violence, 33(8), 1667–1691.
Beauvoir, S. de. (2011). The second sex (C. Borde & S. Malovany-Chevallier, Trans.). Vintage. (Original work published 1949)
Connell, R. W. (2005). Masculinities (2nd ed.). University of California Press.
Ging, D. (2019). Alphas, betas, and incels: Theorizing the masculinities of the manosphere. Men and Masculinities, 22(4), 638–657.
Kimmel, M. (2013). Angry white men: American masculinity at the end of an era. Nation Books.
Kelly, A., & Aunspach, R. (2020
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



