İnkaya Mağarası’nda e-DNA ile Tarih Yazılacak

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İnkaya Mağarası’nda e-DNA ile Tarih Yazılacak

20 Ağustos 2026 12:42

Güncelleme: 20 Ağustos 2026 13:35

Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsmail Özer, Çanakkale’de yer alan 86 bin yıllık İnkaya Mağarası’nda bu yılki kazı çalışmalarında e-DNA uygulamalarının gerçekleştirileceğini açıkladı. Prof. Dr. Özer, “Alanda büyük miktarda çakmak taşı buluntusu ortaya çıkıyor. Şu anda bu sayı 40 bine ulaşmış durumda. Ancak kazı süresince keşfettiğimiz organik kalıntı sayısı sıfır. Bu durum oldukça olağan dışı. Organik materyali çürüten ve tüketen bakterilerin tespiti amacıyla bu çalışmayı gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

Çanakkale’nin Bahadırlı köyü sınırları içerisindeki İnkaya Mağarası, 2016 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Özer’in liderliğindeki ‘Muğla ve Çanakkale İlleri Yüzey Araştırması’ sırasında keşfedilmiştir. Bu mağara, Anadolu ve Balkanlar arasındaki Paleolitik Dönem insanlarının göçlerine ışık tutacak önemli buluntulara ev sahipliği yapmaktadır. 2017-2020 yılları arasında Troya Müze Müdürlüğü’nün öncülüğünde uluslararası bir ekip tarafından dönemsel kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

Çalışmalar birçok kurum tarafından destekleniyor

Bölgedeki kazı, 2021 yılı itibarıyla Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsü kazanmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izni ve destekleri ile birlikte, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, Çanakkale Valiliği, Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş. ve T-Design Mühendislik Şirketi’nin maddi katkıları sayesinde 2026 yılı kazı çalışmaları devam etmektedir. Bu yılki çalışmalarda çevresel DNA (e-DNA) analizi yapılması planlanmaktadır.

Bölgeden toprak örnekleri alınacak

Prof. Dr. Özer, “Bu yıl ilk kez alanda çevresel DNA analizi gerçekleştireceğiz. Alanda büyük miktarda çakmak taşı buluntusu mevcuttur ve bu sayı şu anda 40 bine ulaşmıştır. Ancak kazı süresince bulduğumuz organik kalıntı sayısı sıfır. Bu durum normal dışıdır. Organik materyali çürüten ve tüketen bakterilerin belirlenmesi amacıyla bu çalışmayı yapacağız. Ayrıca çevredeki bitki örtüsü, hayvan kalıntıları ve eğer şanslıysak mağarayı kullanan insan türlerini belirleme şansımız olacak. Eylül ayında Ankara Üniversitesi’nden genetik evrim laboratuvarından akademisyenler alandan toprak örneği alacak ve içerisindeki DNA’ları inceleyerek bölgenin paleoekolojik yapısını ortaya koymaya çalışacaklar” şeklinde konuştu.

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın