
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının ilk çeyreğine ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Raporda, inşaat sektöründeki büyüme eğiliminin devam ettiği, ancak bu büyümenin sürdürülebilirliğinin konuta erişim koşulları ve talep yapısındaki dengelenmeye bağlı olduğu ifade edildi.
İSTANBUL (İGFA) – TMB, Nisan 2026 İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu kamuoyuna duyurdu. “Küresel Ekonomi Savaşın Darboğazında” başlıklı bu çalışma, küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye’deki inşaat sektörünün mevcut durumu ve olası risk alanlarını ele aldı.
Raporda, sektörün 2025’in son çeyreğinde yüzde 8,6 oranında bir büyüme göstererek, 2022’nin ikinci yarısından bu yana yakaladığı ivmeyi 13’üncü çeyreğe taşıdığı belirtildi. Bununla birlikte, bu büyümenin büyük ölçüde deprem sonrası yeniden imar faaliyetleri ve kamu yatırımları ile sağlandığı, sektörün yüksek finansman maliyetleri nedeniyle temkinli bir “eşik dönemi”ne girdiği vurgulandı.
Maliyet baskılarının devam ettiğine dikkat çekilen raporda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre şubat ayında inşaat maliyet endeksinin aylık yüzde 1,51, yıllık ise yüzde 25,72 artış gösterdiği kaydedildi. Artan enerji ve işçilik giderlerinin kârlılığı olumsuz etkilediği ve ciro endeksindeki dalgalı seyrin sektördeki kırılganlığı ortaya koyduğu ifade edildi.
Konut piyasasında ise erişilebilirlik sorununun belirleyici bir faktör olduğu vurgulandı. 2025 yılının sonunda satış hacminin 1,76 milyon adede ulaşacağı öngörülse de, talep dengesi sağlanamadı. 2026 Mart ayında ilk el satışlar sınırlı bir artış gösterirken, ikinci el satışlarda ise bir gerileme yaşandı. Toplam satışların yüzde 68,5’inin ikinci el konutlardan oluşması, yeni konut üretimi ile erişilebilir talep arasındaki uyumsuzluğu gözler önüne serdi.
Raporda ayrıca, ipotekli satışların artmasına rağmen toplam içindeki payının düşük kalmasının, finansman koşullarının konuta erişimi kısıtlamaya devam ettiğini gösterdiği ifade edildi.
TMB, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üç temel başlık belirledi: konuta erişilebilirliğin artırılması, yeşil dönüşüm standartlarına uyum ve kentsel dönüşümün özel sektör yatırımlarıyla dengelenmesi. Gelecek dönemde başarı, yalnızca üretim hacmiyle değil, aynı zamanda kârlılık yönetimi, dijitalleşme ve özel sektörün sürece katılımıyla da ölçülecek.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



