İQ Money İddianamesinde Şok Edici Detaylar!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İQ Money İddianamesinde Şok Edici Detaylar!

Cumhuriyet gazetesi yazarı Murat Ağırel, IQ Money Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para AŞ hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede dikkat çeken unsurları köşesinde ele aldı. Ağırel, söz konusu iddianamede şirketin sermaye yapısından faaliyet izni sürecine ve 155 milyar lirayı aşan işlem hacmine kadar birçok iddianın yer aldığını ifade etti.

Ağırel, iddianamenin sadece yasa dışı bahis soruşturması ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda şirketin kuruluş süreçleri, sermaye yapısı, faaliyet izni ve finansal işlemlerine dair önemli tespitler içerdiğini belirtti. İddianamede, faaliyet izni alınırken sermayenin aslında tek seferde yatırılmadığı, resmi kayıtlarda yer almayan kişilerin sermaye ödemelerinde bulunduğu ve bu durumun sistematik bir “sermaye muvazaası” oluşturduğu iddialarına yer verildiği aktarıldı. Ağırel, Merkez Bankası’nın denetim raporlarının ve banka kayıtlarının bu konudaki değerlendirmeleri desteklediğini kaydetti.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

Ağırel, şunları kaydetti:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın IQ Money Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para AŞ hakkında hazırladığı iddianame, ilk bakışta yasa dışı bahis operasyonu gibi görünse de sermaye yapısından lisans sürecine, banka denetimlerinden yüz milyarlarca liralık para trafiğine kadar uzanan geniş bir skandalı gözler önüne seriyor.”

Türkiye’de ödeme kuruluşu olabilmek için yerine getirilmesi gereken en önemli şartlardan biri olan başlangıç sermayesi, iddianamenin en çarpıcı noktalarından birini oluşturuyor.

KPMG gibi küresel denetim şirketlerinden biri tarafından hazırlanan yeminli mali müşavir raporlarında, sermayenin tek pay sahibi Ferkan Çelik tarafından nakden ve tamamen ödendiği ifade edilerek Merkez Bankası’ndan faaliyet izni alındığı belirtildi.

Ancak Merkez Bankası denetim raporu ve banka kayıtları, durumun gerçekte çok farklı olduğunu ortaya çıkardı. Sermaye olarak gösterilen 6 milyon TL’nin tek seferde yatırılmadığı, 1.5 milyon lirayı aşmayan tutarların kısa süre içinde art arda yatırılıp çekildiği ve 28 Kasım 2019 itibarıyla hesapta bakiye kalmadığı belirlendi.

Dahası, resmi belgelerde sermayenin tamamının Ferkan Çelik tarafından yatırıldığı yazarken, banka kayıtlarında 3 milyon 300 bin liralık kısmın Nuran Duran ve Mustafa Duran tarafından ödendiği tespit edildi. Bu durum, gizli ortakların varlığını gösteriyor.

Benzer bir döngünün 2021 yılında da tekrarlandığı ve sermaye muvazaasının sistematik hale getirilmiş olduğu vurgulandı.

Faaliyet izni verilmeden önce Merkez Bankası’na, Mustafa Duran ile şirket arasında hiçbir bağ bulunmadığına dair yazılı beyan sunulmasına rağmen, yaklaşık bir yıl sekiz ay sonra Mustafa Duran’ın yönetim kurulu başkanı olarak görevlendirilmesi dikkat çekti.

Ayrıca, Duran’ın özgeçmişinde yer alan “London School of Economics” eğitimine dair belgelerin istenmesine rağmen ibraz edilemediği kaydedildi.

Savcılık, Ziraat Bankası, Akbank, Şekerbank, QNB ve VakıfBank gibi birçok bankanın benzer gerekçelerle ticari ilişkilerini sonlandırdığını belirtti.

Uluslararası literatürde “shell merchant” (kabuk işyeri) olarak adlandırılan bu yapının özellikleri, dosyada net bir şekilde kendini göstermektedir.

Ağırel, iddianamede ayrıca faaliyet izni iptal edilmesine rağmen şirket üzerinden para trafiğinin sürdüğünün öne sürüldüğünü, yalnızca incelenen 23 kişi ve şirket üzerinden yaklaşık 124 milyar liralık işlem hacmi tespit edildiğini, bazı e-ticaret şirketlerinin de eklenmesiyle bu rakamın 155 milyar lirayı aştığının iddia edildiğini yazdı.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın