
Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada Hatip, ele geçirilen belgelerin İsrail’in nükleer altyapısı, Batı ülkeleriyle ilişkileri ve savunma kapasiteleri hakkında önemli bilgiler içerdiğini ifade etti.
Belgelerin İran için büyük bir kazanç olduğu belirten Hatip, bu verilerin sıkı güvenlik önlemleri altında ülkeye ulaştırıldığını vurguladı. Belge sayısı hakkında kesin bir rakam vermeyen Hatip, “Binlerce belge demek yetersiz kalır,” yorumunda bulundu.
İran devlet medyası, belgelerin istihbarat kurumları tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir operasyon neticesinde ele geçirildiğini duyurdu. Ancak, belgelerin sızdırıldığı spesifik İsrail kurumu veya sistemi hakkında herhangi bir bilgi paylaşılmadı.
İSRAİL’DE TEK GÜNDE SESSİZLİK
İsrail hükümeti, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklamada bulunmadı. Bu potansiyel bilgi sızıntısının, geçtiğimiz yıl bir nükleer araştırma merkezine düzenlenen siber saldırıyla bağlantılı olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor.
<p Daha önce, 2018 yılında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Mossad ajanlarının Tahran’da gizli bir nükleer arşiv ele geçirdiğini açıklamış ve İran’ın kamuoyuna açıkladığından çok daha ileri bir nükleer faaliyet yürüttüğünü iddia etmişti.ABD İLE İRAN ARASINDAKİ GERİLİM DEVAM EDİYOR
Bu gelişme, İran’ın nükleer programına ilişkin Batı ile devam eden gerilimi yeniden gündeme getirdi. Eski ABD Başkanı Donald Trump, görev süresi boyunca İran’ın anlaşmaya uyum göstermemesi durumunda askeri seçenekleri değerlendirebileceğini belirtmişti; ancak daha sonra İsrail’in Tahran’a yönelik saldırı planlarını durdurduğu ileri sürüldü.
Geçtiğimiz hafta İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden asla vazgeçmeyeceklerini belirtti ve bu durumun ülkenin ulusal çıkarlarıyla “yüzde 100 çelişkili” olduğunu ifade etti.
Batılı istihbarat raporları, İran’ın nükleer silah üretimine uygun düzeyde uranyum zenginleştirdiğini öne sürerken, Tahran bu iddiaları sürekli olarak reddederek programının tamamen barışçıl amaçlarla sürdürüldüğünü savunuyor.
Uzmanlar, İran’ın elindeki belgeleri açıklamasının yalnızca İsrail’i değil, Batı ile yürütülen diplomatik süreci de ciddi şekilde etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Belgelerin içeriği ve doğruluğunun yanı sıra, açıklanma şekli de önümüzdeki haftalarda bölgedeki gerilimi şekillendirecek etkenlerden biri olarak öne çıkacak.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



