
Karar yazarı Fehmi Koru, kaleme aldığı bugünkü yazısında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ele aldı. Koru, “İsrail-ABD cephesinin saldırılarla almak istediği yakın amaçlar var. Mevcut rejimi değiştirmek gibi…” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, “En önemli sebep, şaşırtıcı gelebilir ama, dini… Hem İsrail hem de ABD açısından böyle bir savaş için en önemli gerekçe, şu anda bu iki ülkede yönetim kademelerinde bulunanlar göz önünde tutulduğunda, dini…” ifadelerini kullandı.
Koru, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını detaylandırarak, “Saldırılar için ileri sürülen sebep, İran’ın nükleer çalışmalarının atom bombası üretme amaçlı olduğu ve Tahran yönetiminin o noktanın çok yakınında bulunduğu…” ifadesini kullandı. Ancak, bu durumun gerçek sebep olmadığını vurguladı.
“İsrail-ABD cephesinin saldırılarla almak istediği yakın amaçlar var. Mevcut rejimi değiştirmek gibi…” diyen Koru, yazısını şu şekilde sürdürdü:
“ABD, saldırılarla İran’ın iç karışıklık yaşayarak rejiminin sonunun gelebileceği düşüncesindeydi. Sokaklarda ekonomik sebeplerle hareketlenmeler olunca, bu durumun mümkün olabileceği beklentisi de ortaya çıktı.
Ancak, beklenen gelişmeler yaşanmadı.
Ya savaşla da rejimin değişmesi mümkün olmazsa?
Bu sorunun yanıtını ararken, daha uzun vadeli sebepler üzerinde durmak gerekiyor.
En önemli sebep, belki şaşırtıcı gelebilir ama, dini… Hem İsrail hem de ABD açısından böyle bir savaş için en önemli gerekçe, şu anda bu iki ülkede yönetimde bulunanların inançlarıdır.
Netanyahu ve savaş kabinesindeki bakanlar, Museviliğin en katı yorumuna sahip bireylerdir. Onların inancına göre, dünyanın bir Mesih’e ihtiyacı var ve Mesih, bir kıyamet savaşı sonrasında dünyaya gelecek…
Trump’ın yakın çevresi de kendi inançları nedeniyle kendilerini İsrail’e yakın hissetmektedir. ‘Vaat edilmiş topraklar’ kavramını kullanan ABD’nin İsrail büyükelçisi, Hıristiyanlığın benzer inanç grubuna mensuptur…
Onlar da, ‘Tanrı’ gözünde gördükleri Hz. İsa’nın bir kıyamet savaşı sonucunda dünyaya ineceğine inanmaktadırlar…
Akla hayale sığmayacak bir durum, ancak bu gerçek. Çok farklı yollarla önlenebilecek bir savaş, olumlu sonuç alma ihtimali varken başlamışsa, akla gelebilecek makul açıklamalardan biri bu olabilir.
[Bu tezi, Amerikalı yazar Grace Halsell, Körfez Savaşı sırasında yazdığı ve İsrail-ABD ittifakını ‘Hıristiyan Siyonizmi’ olarak tanımlayan Türkçeye ‘Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak’ adıyla çevrilen eserinde işlemiştir.]
Umarım, bu çılgınca planlara dayalı savaşın daha da yayılmasını önlemek için aklı başında insanlar devreye girer…
Yazının tamamını okumak için tıklayın.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



