İran Saldırısı: Asıl Hedef Çin mi?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İran Saldırısı: Asıl Hedef Çin mi?

Karar yazarı İsmet Berkan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıları değerlendirirken, “Trump şu anda Venezuela ve İran operasyonlarıyla Çin’in ucuz petrole erişimini kısıtlamaya ve bu ülkenin maliyetini artırmaya çalışıyor. Bu durum, Vladimir Putin’i tedirgin eden bir durum haline geldi. Şu an, Amerika bu ülkelere ne yapacak?” şeklinde düşüncelerini dile getirdi.

Berkan, yazısında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının esas amacının Çin olduğunu belirtti.

Berkan, “Başkan Trump, ticaretin silah zoruyla yapılmasını ilk gününden itibaren hayata geçiriyor. Örneğin, koyduğu gümrük vergileri Anayasa Mahkemesi’nden dönmüş olsa da bu politikadan vazgeçmiş değil. Trump, yalnızca gümrük vergisi gibi silahları kullanmıyor; aynı zamanda teknoloji transferini zorlaştırıyor ve kendine rakip gördüğü ülkelere Amerikan teknolojisi satmaktan kaçınıyor. Yetmezse, ülkelerin ekonomik bağımsızlıklarını zayıflatmak için doları bir silah olarak kullanıyor ve çeşitli kısıtlamalar getiriyor. Son çare olarak ise doğrudan savaş yöntemine başvuruyor.” ifadelerini kullandı.

“Dünya üzerinde tek bir hedefi var: Çin. Çünkü bu ülkeyi kendisine rakip olarak görüyor.” diyen Berkan, Venezuela’ya olan müdahalenin de aslında Çin’e karşı bir strateji olduğunu vurguladı.

Berkan, “Şimdi İran’a yönelik saldırı da, aynı şekilde, İran’ı Amerikan etki alanına çekmeyi amaçlıyor ve bu da dolaylı olarak Çin’i hedef alıyor.” şeklinde ekledi.

Hindistan’ın bu durumu erken fark ettiğini belirten Berkan, “Hindistan, hemen kendiliğinden Amerikan etki alanına girdi.” dedi.

Trump’ın Venezuela ve İran operasyonlarıyla Çin’in ucuz petrole erişimini sınırlandırmaya çalıştığını ifade eden Berkan, bu durumun Vladimir Putin’i tedirgin ettiğini belirtti.

Çin’in bu hedeflerin farkında olduğunu ancak soğukkanlılıklarını koruduklarını söyleyen Berkan, “Amerika kendilerini açıkça çevrelemeye çalışırken bu soğukkanlılığı ne kadar sürdüreceklerini bilmek mümkün değil.” şeklinde konuştu.

Berkan, “Dünyanın geri kalanının, iki emperyalizm arasında seçim yapmaya zorlandığını” ifade ederek, “Çin’in uyguladığı emperyalizm, ABD’nin politikalarından çok daha acımasız. Çin, ülkeleri borçlandırarak kendine bağımlı hale getiriyor ve bu ülkelerin kaynaklarına el koyuyor. Afrika ülkeleri bunun en canlı örneklerini yaşıyor.” dedi.

Çin’in kendisine “dost” ülkeler yaratmak istemediğini, yalnızca kendisine tabi olan ülkeleri hedeflediğini belirten Berkan, “Bu tabi olma durumu, Trump Amerika’sında da var ama bu durumda tabi olan ülkelerin hareket alanı daha geniş kalıyor.” ifadelerini kullandı.

İran’daki savaşın, Trump’ın oluşturmak istediği yeni dünya düzeninin önemli adımlarından biri olduğunu vurgulayan Berkan, “Bu nedenle, dünyanın geri kalanının, örneğin Türkiye’nin, kendisine nasıl bir gelecek çizeceğine karar vermesi gerekiyor.” dedi.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın