
Aram Ekin Duran
İran savaşının etkisiyle Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve gaz sevkiyatının durması, küresel ticarette önemli bir belirsizlik yaratıyor. Mevcut ateşkesin sürdürülebilirliği ise bu belirsizliği artırıyor.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin dış ticaretinde olumsuz bir etki yaratıyor. Özellikle Mart ayında Türkiye’nin ihracatında ciddi bir düşüş yaşanırken, ithalat ise önemli bir artış gösterdi.
DW Türkçe’ye konuşan iş dünyası temsilcileri, dış ticaretteki bu olumsuz tabloyu düzeltmek adına hükümetten üretimi ve ihracatı destekleyecek önlemler beklediklerini belirtti.
Küresel büyüme ve ticaret yavaşlayacak
İran savaşı, ekonomik ve ticari etkilerini savaş sona erse bile sürdürecek gibi görünüyor. Savaş öncesinde 60 dolar civarında seyreden petrol fiyatları, Mart ayında 120 dolara kadar yükseldi. Daha sonra ABD-İran ve İsrail-Lübnan arasındaki ateşkes sonrası fiyatlar 90 doların altına düştü.
Ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade’in 2026’nın ilk çeyreğini kapsayan “Ekonomik Görünüm” raporuna göre, savaşın oluşturduğu yeni maliyet koşulları, ABD ve Avrupa için daha düşük büyüme ve yüksek enflasyon öngörüyor. Merkez bankaları açısından da zorlu bir dönem bekleniyor.
Raporda, küresel büyümenin 2026’da yüzde 2,6 olacağı tahmin edilirken, ticaret büyümesinin ise yüzde 1,5 seviyesine gerilemesi öngörülüyor.
Dış açık 100 milyar dolara dayandı
Türkiye, mevcut çok yönlü krize, dış ticaretindeki yapısal sorunlar ve zaten yüksek olan enflasyonla yakalandı. Savaşın yarattığı belirsizlik, Türkiye’nin dış ticaret verilerine hızlı bir şekilde yansıdı.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 28 Şubat’ta başlayan savaş sonrasında Mart ayında ihracat, yıllık bazda yüzde 6,4 azalarak 21,9 milyar dolara düştü. İthalat ise yüzde 8,4 artarak 33,2 milyar dolara yükseldi.
Böylece, savaşın ilk ayında Türkiye’nin dış ticaret açığı 11,3 milyar dolar olarak kaydedildi ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56,6 artış gösterdi. Dış ticaret açığı, ilk üç ayda 30 milyar dolara, son 12 ayda ise 100 milyar dolara yaklaştı.
Petrol fiyatlarındaki artışlar Türkiye’de ekonomiyi olumsuz etkiliyor (Fotoğraf: Yasin Akgül/AFP)
Savaş bölgesine ihracat yüzde 40 düştü
Savaşın doğrudan etkilediği dokuz bölge ülkesinde, Türkiye’nin yıllık ortalama 10 milyar dolarlık ihracat yaptığı bu ülkelere olan ihracat Mart ayında yüzde 40 oranında düştü. Katar ve Bahreyn’deki ihracat kayıpları yüzde 80’e, Kuveyt’te yüzde 70’e, Umman’da ise yüzde 60’a ulaştı. İran ve Irak’taki kayıplar ise yüzde 30’u aştı.
Türkiye’nin dış ticaretteki bu olumsuz durumu tersine çevirmesi mümkün mü?
“Türkiye’nin tedarik avantajı öne çıkabilir”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, savaşın Türkiye’nin ihracatına olan olumsuz etkilerini ilk ayda hissettiklerini belirtti.
Gültepe, savaşla birlikte enerji, lojistik ve hammadde maliyetlerinin arttığını vurgulayarak, “Sadece bir ayda bölge ülkelerine ihracatta 815 milyon dolarlık kaybımız var. Savaş uzadıkça bu kaybın artacağını söyleyebilirim. Ancak savaşın devam etmesi durumunda Türkiye, yakın tedarik avantajıyla öne çıkabilir. Pandemi dönemindeki gibi olmasa da Asya’daki bazı siparişler ülkemize gelebilir” dedi.
“Ticaret diplomasisini artıracağız”
TİM verilerine göre, Türkiye 2025 yılında en fazla ihracatı 19,8 milyar dolar ile Almanya’ya gerçekleştirdi. Almanya’nın ardından, Birleşik Krallık 14,2 milyar dolar ile ikinci sırada yer aldı.
Hükümet, 2025 sonunda toplam 273,4 milyar dolar olan ihracatı 2026 sonunda 282 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Ancak İran savaşı sonrası oluşan yeni koşullar bu hedefe ulaşmayı zorlaştırıyor.
Gültepe, önümüzdeki aylarda ihracattaki kaybı durdurmak ve artışa geçmek adına Avrupa pazarına ağırlık vereceklerini, ayrıca Ortadoğu, ABD, Afrika, Uzak Doğu ve Latin Amerika gibi bölgelere daha fazla açılmayı amaçladıklarını ifade etti. “Bu bölgelerde ticaret diplomasisi faaliyetlerini artırarak yeni iş birlikleri ve uzun vadeli ticari ilişkiler kurmayı planlıyoruz. Son dört yılda heyet programlarına daha fazla ağırlık veriyoruz. Bu yıl 200’den fazla heyet düzenleyeceğiz” diye ekledi.
IMF büyüme beklentisini düşürdü
Uluslararası Para Fonu (IMF), Nisan 2026 Dünya Ekonomik Görünüm raporunda, İran savaşının etkileri doğrultusunda Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Türkiye için büyüme tahmini, Ocak 2026’daki yüzde 4,2’den yüzde 3,4’e çekildi.
Bu revizyon, 2025 yılındaki büyümenin beklentilerin altında kalmasının yanı sıra artan petrol ve doğal gaz fiyatlarının ekonomiye olan baskısının etkisi olarak değerlendiriliyor. IMF raporuna göre, Türkiye için daha önce yüzde 4,1 olarak öngörülen 2027 büyümesi de yüzde 3,5’e düşürüldü.
“Savaşın kalıcı ve yapısal sonuçları olacak”
Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Süleyman Sönmez, gelişmelerin İran savaşının “kalıcı ve yapısal” etkileri olacağını belirtiyor. DW Türkçe’ye konuşan Sönmez, enerji kaynaklarındaki çeşitlendirmenin ihracatta rekabetçiliğin ön koşulu haline geldiğinin altını çiziyor.
Türkiye’nin yıllık ortalama 65 milyar dolarlık enerji ithalat faturası olduğuna dikkat çeken Sönmez, “Petrolde her 10 dolarlık artış, cari açığımıza 4,5 ila 5 milyar dolar ek yük bindiriyor. Kısa vadede, ihracatçının enerji maliyeti baskısını hafifletecek acil tedbirler gerekiyor” dedi.
Sönmez, bu “acil tedbirleri” ise şöyle sıralıyor: “Dahilde İşleme
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



