İran’da İç Göç: Bombardımanlar Kırsala Taşıyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İran’da İç Göç: Bombardımanlar Kırsala Taşıyor!

3 Mart 2026 16:37

Güncelleme: 3 Mart 2026 16:47

Ruşen Takva

Dünya, İran’daki gelişmelere odaklanmış durumda. Birçok ülke kitlesel bir göç beklerken, İranlılar ülkeleri içindeki taşralara yönelmeye başladı. Kapıköy’de yaptığımız görüşmelerde, İranlılar, “Bu gün, son 3 günden daha yoğun bir bombardıman yaşandı. Özellikle Tahran’da yaşayanlar, kentin kuzeyindeki köy ve kasabalara doğru hareket etmeye başladı” ifadelerini kullandılar.

Bombardımanların artmasıyla birlikte, İranlılar daha güvenli buldukları kırsal alanlara doğru bir iç göç başlattı. Büyük şehirlerde yaşayanlar, bombardımandan ve askeri bölgelerden uzak olan taşralara geçiyor. Tahran’dan gelen bir vatandaş, “6 kilometrelik yolu 4 saatte geçebildik” diyerek yaşanan yoğunluk hakkında bilgi verdi. Aynı zamanda, İran’daki savaş sürerken, sokakta da bir risk artışı gözlemleniyor. Rejim yanlılarının organize bir şekilde meydanlara çağrılması ve muhalif gruplara karşı artan baskılar, ülkede çatışma olasılığını artırıyor. Rejim, ilan ettiği 40 günlük yas süreciyle sokaktaki gücünü yeniden pekiştirme çabası içinde.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik düzenlediği saldırıların üçüncü günü geride kalırken, Türkiye-İran sınırındaki Kapıköy Gümrük Kapısı’nda gerginlik ve belirsizlik hâkim. Sınırdaki atmosfer, derin bir sessizliğin etkisi altında kalmış durumda.

İran dini lideri Hamaney’in ölümünün ardından ilan edilen milli yas, sınır hattında önemli değişikliklere yol açtı. Gümrük sahasında, “yas” ve “intikam” anlamına gelen siyah bayrakların dalgalandığı gözlemlendi. Bu durum, bölgedeki askeri ve politik gerginliğin ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Dün “sistem yok” gerekçesiyle fiilen kapalı tutulan gümrük, bugünkü sabah saatlerinde Ticaret Bakanlığı tarafından resmi olarak kapatıldığı açıklandı. Kapıköy, öğleden sonra yeniden işleme açılsa da İran tarafı seçici bir politika izlemeye başladı ve şu an için sadece kendi vatandaşlarının ülkeye girişine izin veriyor.

Sınır hattındaki dikkat çeken bir başka gelişme ise Türkiye’den İran’a doğru gerçekleşen tersine hareketlilik. İran genelinde internet ve telefon erişiminin tamamen kesilmesi, Türkiye ve diğer ülkelerde yaşayan İranlılar arasında büyük bir endişeye yol açtı. Ailelerine ulaşamayan pek çok İran vatandaşı, devam eden bombardıman riskine rağmen ülkelerine dönme kararı alıyor.

Sınır kapısında bekleyen bir İran vatandaşı, savaşın başlamasından bu yana babası ve kardeşinden haber alamadığını, bu belirsizliğin kendisini dönmeye zorladığını ifade ediyor. Ailelerinin güvenliği konusunda endişe duyan birçok İranlı ise, “Ne olursa olsun gitmek zorundayım” diyerek sınırı geçiyor.

İran’dan gelen sınırlı bilgiler, rejimin dışarıda füzelerle savaşırken içerideki politik baskıyı artırma çabalarını ortaya koyuyor. İlan edilen 40 günlük yas süreci, rejimin sokaklardaki gücünü yeniden tesis etme çabası olarak değerlendiriliyor. Dün akşam yatsı namazının ardından rejim yanlılarının sokağa davet edilmesi, ABD tarafından gelen “İran halkı sokağa çıksın” çağrısının etkisini zayıflatıyor. Bu durum, rejim destekçileri ile muhalif grupların sokakta karşı karşıya gelme riskini artırabilir.

Hamaney’in öldürülmesine rağmen halk arasında rejim korkusunun dağılmadığı açıkça görülüyor. Birçok İranlı, bu ölümü stratejik bir hamle olarak değerlendirirken, rejim karşıtları olası bir yönetim değişikliği gerçekleşmezse hedef alınmaktan korkuyor.

İran yönetiminin vatandaşlar üzerindeki denetimi, ülkenin dışa açılan son noktası olan gümrük kapılarında da belirgin bir şekilde hissediliyor. Kapıköy’den geçiş yapmayı başaran İranlılar, sınırın İran tarafındaki gümrük sahasında asılan uyarı levhaları ve yetkililerin sözlü talimatlarıyla, ülkeden ayrılanların basına demeç vermemeleri konusunda kesin bir dille uyarıldıklarını belirtiyor.

Sınır hattındaki bu baskı ortamına rağmen, kayıt dışı görüşülen İran vatandaşları, bölgedeki genel ruh halini şu şekilde dile getiriyor: Halk, hem mevcut molla rejimine hem de dışarıdan gelecek bir Amerikan müdahalesine karşı mesafeli bir duruş sergiliyor.

İran’da günlük yaşamın savaş koşullarına göre şekillendiği, resmi tatil ilanıyla bankalar ve kamu kurumlarının tamamen kapandığı bildiriliyor. Bombardımanların sürdüğü bölgelerde yalnızca temel gıda ihtiyacını karşılayan fırın gibi işletmelerin faaliyet gösterdiği, bazı bölgelerde ise günlük yaşamın devam ettiğine dair iddialar ortaya çıkıyor.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın