İsmail Saymaz’dan Yurt Dışı Yasağına Sert Tepki!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İsmail Saymaz’dan Yurt Dışı Yasağına Sert Tepki!

Gazeteci İsmail Saymaz, yurt dışına çıkmak istediği sırada hakkında yurt dışı adli kontrol kararı verildiğini öğrenmesi üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Son iki ay içerisinde toplam beş kez yurt dışına gidip geri dönen Saymaz, kendisine uygulanan bu kararın, eleştirel gazetecilik faaliyetlerine bir gözdağı olduğunu ifade ederek, durumu reddetti. “Türkiye’den başka bir yere gitmeye niyetim yok” diyerek, kararın hukuksuz olduğunu dile getirdi.

“YOKSA BANA DA BİR ‘ÖRGÜT’ MÜ BULUNMAK İSTENİYOR?”

İsmail Saymaz, bugün sosyal medya hesabı üzerinden kendisine yönelik gelişmeleri duyurdu. Saymaz’ın avukatlarının, adliyeye giderek durumu incelemesi sonrasında yaşananlar, oldukça dikkat çekici bir hal aldı. Saymaz, avukatları Aslı Kazan ve Serdar Laçin’in İstanbul Adliyesi’nde karşılaştıkları hukuksuzlukları eleştiren bir mesaj paylaştı.

Saymaz’ın mesajında, “Bana yapılan hukuksuzluk katmerlenerek artıyor. Tarihimizde benzeri olmayan bir hukuk tanımazlıkla karşı karşıyayım. Malum, ifadem bile alınmadan hakkımda yurt dışına çıkış yasağı konmuş, pasaportum elimden alınmıştı. Bugün sabah avukatlarım Aslı Kazan ve Serdar Laçin, karara itiraz için İstanbul Adliyesi’ne gittiler. Savcılıkta, dosyaya erişimin hakimlik kararıyla kısıtlandığını öğrendiler.” ifadesi yer alıyor.

Saymaz, avukatlarının itiraz etmek için kısıtlama ve yurt dışına çıkış kararlarından örnek istemesi üzerine, kendilerine bu kararların verilmediğini ve gösterilmediğini belirtti. Ancak kendisine verilen hukuksuz kararların, CMK’nın 153/3 maddesine göre gizlilik kapsamına alınmadığını, bu nedenle bu kararların kendilerine verilmesi gerektiğini vurguladı. “Oysa kararlar ve tutanaklar CMK’nın 153/3 maddesine göre gizlilik kapsamında değildir. Kanunen bize verilmesi gerekir. Biz örneği verilmeyen, içeriği gösterilmeyen kararlara nasıl itiraz edebiliriz?” diye sordu.

Saymaz, olayı daha da derinleştirerek avukatlarının ikinci bir dilekçe vererek savcıyla görüştüğünü, ancak savcılığın ikinci dilekçeye işlem yapmayı da kabul etmediğini aktardı. Ayrıca, kendisinin ifade vermeye hazır olduğunu bildirdiği halde savcılıktan “gelin” denilmediğini belirtti. “Benim suçum nedir? Söylenmiyor.” diyen Saymaz, süreçte kendisine yönelik bir ‘örgüt’ bulunmak istendiğini sorguladı. “Trollerin bildiği, fakat bizden gizlenen bir soruşturma yürütülüyor. Yargıya karşı adalet arıyoruz.” diyerek durumunu özetledi.

İsmail Saymaz’ın durumunun, Türkiye’deki ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü konusundaki tartışmalar çerçevesinde yankı bulması bekleniyor. Türkiye’de son yıllarda gazetecilere karşı artan baskılar ve tutuklamalar, basın özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirilmektedir. Saymaz’ın yaşadığı deneyim, bu konuda ne denli ciddi bir sorun olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kendisi, hukuki mücadelelerini sürdürürken, aynı zamanda sosyal medyada yapılan paylaşımlar ile kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyor.

Saymaz’ın çektiği bu hukuksuzluklar, Türkiye’deki adalet sisteminin ne kadar işlevsel olduğu ve kamuoyunun yargıya olan güveninin ne denli sarsıldığını gösteriyor. Aynı zamanda, gazetecilerin üzerindeki baskının ve siyasi otoritenin medya üzerindeki etkisinin ne kadar derin olduğunu da bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu durum, yalnızca İsmail Saymaz gibi gazeteciler için değil, tüm toplum

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın