
“`html
Son zamanlarda ABD ile sıkı ilişkiler geliştiren İsrail, dikkatleri İran’a çevirdi. Amerikan istihbaratının yaptığı değerlendirmelere göre, bu yıl içerisinde İsrail hükümetinin İran’ın nükleer tesislerine saldırı planladığı iddiaları belirginlik kazandı. Özellikle Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında, Avrupalı diplomatlar, İsrail’in yeni bir saldırı kararı aldığını ifade ederek, İran’a nükleer bir saldırının planlanabileceğini öne sürdü.
Washington Post gazetesi tarafından yayımlanan bir habere göre, İsrail’in 2025 yılının ilk altı ayı içerisinde İran’ın Fordo ve Natanz nükleer tesislerine saldırı düzenlemeyi düşündüğü iddiaları gündeme geldi.Bu bağlamda, ABD ve İsrailli Genelkurmay Başkanları ortak bir rapor hazırlayarak, İsrail’in İran’ın zayıflıklarından yararlanmak üzere büyük ölçekli bir saldırı planladığını kaydetti.
İSRAİL’DEN 6 AY İÇİNDE İRAN’A NÜKLEER SALDIRI PLANI
İsrail’in nükleer saldırı planları, dönemin siyasi dinamikleriyle doğrudan bağlantılı görünüyor. ABD ve müttefiklerinin İran’a yönelik tutumları, İsrail’in stratejilerine yön veriyor. Geçen hafta, ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik “maksimum baskı” politikasını içeren bir ulusal güvenlik muhtırası imzaladı. Buna paralel olarak, İsrail’in saldırılarından önce olası diplomatik görüşmelere öncelik verebileceği yönünde bilgiler geldi.
Öte yandan Trump, Trut Social’da yaptığı bir paylaşımda, “ABD’nin İran ile işbirliği yaparak, İran’ın paramparça edeceği yönündeki haberler çok abartılı” ifadelerini kullanarak, bu durumun kamuoyunda yanlış yansıtıldığını savundu.
İRAN’A MAKSİMUM BASKI
İsrail’in planladığı saldırının gerçekleştirilmesi için ABD’nin silah desteğine ve stratejik desteklerine bağımlı olduğu kaydedildi. Washington Post’ta yer alan haberde, İsrail’in öncelikle hava sahası dışında yer alan balistik füzelerle gerçekleştireceği uzaktan saldırı sistemleri üzerinde çalıştığı bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, daha riskli bir plan olarak İsrail hava kuvvetlerinin, İran hava sahasına girerek nükleer tesislerin yakınından geçmesi ve buralara yönelik sığınak delici BLU-109 bombalarını bırakması gündemde.
Geçtiğimiz hafta Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, iki ülke arasında BLU-109 güdüm kitlerinin İsrail’e satışı konusunda görüşmeler gerçekleştirdiler ve bu satışın onaylandığı bildirildi. Bu durum, hem ABD’nin militarizasyon politikalarının bir yansıması hem de İsrail’in İran’a yönelik saldırı hazırlıkları açısından önemli bir gelişme olarak nitelendiriliyor.
İSRAİL SALDIRI İÇİN ABD’NİN DESTEĞİNE BAĞLI
Donald Trump, daha önce gerçekleştirdiği bir röportajda ise, İran’a nükleer bir saldırı düzenlemektense, daha iyi bir alternatifin var olduğunu savundu. “İran ile nükleer olmayan bir anlaşma yapılmasını isterim. Bunu, İran’ı cehenneme kadar bombalamaktan tercih ederim” ifadeleriyle, anlaşmaların önemine dikkat çekti. Bunun yanı sıra, 2019 yılında İran’ın Fordo ve Natanz nükleer tesislerinde uranyum zenginleştirme oranlarını artırmasının ardından Batılı ülkeler derin kaygılar yaşamıştı.
İngiltere, Fransa ve Almanya, geçen aylarda Tahran yönetimiyle gizli görüşmeler yaparak, İran’ın uranyum zenginleştirmesi konusundaki endişelerini dile getirdi. Bu ülkeler, İran’ın bu süreçle “geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini” belirtmek suretiyle, uluslararası güvenlik açısından alarm zillerinin çaldığını vurguladılar.
Bütün bu gelişmeler, Ortadoğu’da yaşanan gerginliklerin artan bir tırmanış içinde olduğunu göstermekte ve büyük olasılıkla bölgede
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



