İsrail’de Basın Özgürlüğü Tehlikede: Kısıtlamalar Artıyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İsrail’de Basın Özgürlüğü Tehlikede: Kısıtlamalar Artıyor

5 Mayıs 2026 07:45

Güncelleme: 5 Mayıs 2026 07:48

İsrail’de Ortadoğu’daki savaşla ilgili haberlere getirilen kısıtlamalar, basın kuruluşları üzerindeki baskının artmasına yol açıyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 30 Nisan’da yayımlanan son Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde, İsrail 180 ülke arasında 116. sırada yer aldı.

RSF’nin 2002 yılında yayımladığı ilk endekste İsrail, 172 ülke arasında 56. sıradaydı.

Savaş süresince, İsrail ordusu 235’ten fazla Filistinli medya çalışanını hayatını kaybetmesine sebep oldu.

Uluslararası basın kuruluşlarının Gazze’ye girişini engellemeyi sürdüren İsrail hükümeti, iç basında da basın özgürlüğünü daraltma çabalarını artırıyor.

Binyamin Netanyahu yönetimi, hükümete yeterince destek vermediği düşünülen yerel basına yönelik bir dizi yasal düzenleme önerdi.

Ayrıca, füze saldırılarının yarattığı tahribatın haberleştirilmesine sıkı kısıtlamalar getirildi.

İsrail basını, uzun süredir ordunun resmi açıklamalarını doğrudan aktarma eğiliminde bulunuyor.

Gazeteciler, ordunun ve yetkililerin askeri politikalarıyla ilgili açıklamalarını bağımsız bir şekilde doğrulamak yerine çoğunlukla oto-sansür uyguluyor.

Ancak, basın kuruluşları hükümeti eleştirmeye devam etse de, bu özgürlük artık tehlike altına girmiş durumda.

Yasal düzenlemeler

Netanyahu hükümetinin bakanları, 2022’nin sonlarında yeniden iktidara geldiklerinden bu yana, merkez ve sol eğilimli basın kuruluşlarını hedef alarak, bu kuruluşların haberlerinin İsrail’in itibarına zarar verdiğini iddia ettiler.

Başbakan, özellikle ana akım medyayı sert bir şekilde eleştirerek, onları yalan söylemekle ve kendisini kasıtlı bir şekilde hedef almakla suçladı.

Netanyahu, İsrail medyasının çeşitlendirilmesi gerektiğini sıkça vurguladı.

Bu söylemiyle, özellikle sağcı medya kuruluşlarının görünürlüğünün ve yayınlarının artırılmasını, bu kuruluşlara yasal ayrıcalıklar tanınmasını amaçlıyor.

Kasım 2025’te, İsrail parlamentosunda hükümete görsel yayıncılık alanında geniş yetkiler tanıyan tartışmalı bir yasa önerisi gündeme geldi.

Bu yasa, Netanyahu’nun talebi üzerine İletişim Bakanı Şlomo Karhi tarafından hazırlandı.

Tasarı, bakan tarafından atanacak yeni bir düzenleyici kurul oluşturulmasını öngörüyor.

Söz konusu kurul, görsel yayıncılık faaliyetleri üzerinde önemli yetkilere sahip olacak ve mevcut düzenleyici organların kaldırılmasını teklif ediyor. Bu durum, siyasi sansür endişelerini artırıyor.

Aynı dönemde, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, kamu yayıncılığı yapan İsrail ordusunun radyosu Galatz’ın kapatılacağını duyurdu.

Yüksek Mahkeme, bu adımı konuyla ilgili nihai bir karar verilene kadar askıya aldı.

Hükümet ayrıca, sol görüşlü Haaretz Gazetesi’ne yönelik resmi bir boykot uygulamaya koyarak, kamu fonlarıyla desteklenen kurumların gazete ile her türlü ilişkiden kaçınmasını talep etti.

Ayrıca, hükümeti fazla eleştirmekle suçlanan ulusal kamu yayıncısı Kan’ın finansmanının özelleştirilmesini öngören bir yasa tasarısı da gündemde.

Bu gelişmeler yaşanırken, Netanyahu, basın toplantıları düzenlemekten ya da yerel basına röportaj vermekten büyük ölçüde kaçınmayı sürdürüyor. Ara sıra kendisini öven sağcı Channel 14 News kanalına demeç veriyor.

Kısıtlanan habercilik

Belirli basın kuruluşlarına yönelik yasal düzenlemelerin yanı sıra, İsrail savaş dönemlerinde haberciliğe katı kısıtlamalar da getirdi.

İran ile yaşanan en son savaş sırasında, füzelerin tam konumları ve yol açtıkları hasarın detaylarının haberleştirilmesi yasaklandı.

İsrail‑Filistin ortak yayını +972 Magazine, gazetecilerin yalnızca yakındaki bir okula düşen füze parçaları hakkında haber yapmalarına izin verildiğini, okul olmayan asıl hedefin belirtilmesine izin verilmediğini bildirdi.

<p class

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın